Kobi AI Kurucusu Baran Kaya, bugün birçok şirketin yapay zekaya geçmeye çalışırken aslında “çöp veri” problemiyle mücadele ettiğini belirterek, “Şirketler yapay zekanın neden beklenen sonucu vermediğini sorguluyor ama asıl sorun çoğu zaman verinin kendisi oluyor. Yapay zeka yanlış veriyi analiz ettiğinde, yanlış kararlar üretmeye başlıyor” dedi.
Baran Kaya’ya göre şirketlerin önemli bir bölümü yıllardır veri topluyor ancak bu verilerin büyük kısmı stratejik karar almak için uygun halde değil. Özellikle satın alma, stok yönetimi ve üretim planlama süreçlerinde veri kalitesinin düşük olması; maliyetleri doğrudan etkileyen sonuçlar doğuruyor.
Kaya, “Bir ürün farklı departmanlarda farklı isimlerle kayıtlı olabiliyor. Stokta görünen ürün gerçekte depoda olmayabiliyor. Tedarikçi geçmişi eksik olduğu için yanlış satın alma kararları alınabiliyor. Yapay zeka bu verilerle çalıştığında problemi çözmek yerine büyütebiliyor. Şirketlerin çoğunda asıl problemin veri eksikliği değil, veri kaosu var. Dijital dönüşümün başarısı artık doğrudan veri kalitesine bağlı.” ifadelerini kullandı.
Kobi AI’ın yürüttüğü projelerde şirketlerin ilk aşamada doğrudan yapay zeka entegrasyonuna değil, veri yapılandırma süreçlerine odaklandığını belirten Kaya, “Bugün en büyük ihtiyaçlardan biri veri temizliği” dedi.
Kaya’ya göre birçok işletme hızlı şekilde yapay zeka kullanmak istiyor ancak sistemlerin sağlıklı çalışabilmesi için öncelikle mevcut verinin standartlaştırılması gerekiyor. Kaya, şöyle devam etti: “Biz projelere başlamadan önce şirketlerin ERP altyapısını analiz ediyoruz. Aynı ürünlerin tekilleştirilmesi, eksik kayıtların düzeltilmesi, geçmiş verilerin normalize edilmesi ve sistemler arası veri uyumunun sağlanması ilk aşamayı oluşturuyor. Çünkü veri sağlıklı değilse, dünyanın en güçlü yapay zeka modeli bile doğru sonuç üretemez.

Temiz veriyle çalışan yapay zeka ajanları, özellikle satın alma ve stok yönetimi süreçlerinde şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Fiyat dalgalanmaları, döviz hareketleri, tedarikçi gecikmeleri gibi değişkenleri aynı anda analiz eden sistemler, doğru satın alma zamanını belirleyebilir. Birçok projede satın alma maliyetlerinde yüzde 18 ila 35 arasında düşüş gözlemliyoruz.”
Özellikle atıl stok ve üretim duruşlarının orta ölçekli şirketlerde ciddi finansal kayıplara yol açtığını belirten Kaya, “Eskiden şirketler çoğu zaman ya fazla stok nedeniyle finansman yükü taşıyor ya da kritik anda ürün bulamadığı için üretimi durduruyordu. Yapay zeka ajanları ise talep tahmini, mevsimsellik, piyasa değişimleri gibi birçok veriyi birlikte ve her ürün için ayrı ayrı değerlendirerek optimum dengeyi kurabiliyor” dedi.
Üretim planlama süreçlerinde hâlâ manuel tablolarla ilerleyen şirketlerin rekabet gücünü kaybetmeye başladığını söyleyen Kaya, yapay zeka destekli planlama sistemlerinin anlık karar alma kabiliyeti sunduğunu belirterek,
“Bir tedarikçinin gecikmesi ya da talebin ani artması gibi durumlarda sistem tüm planı saniyeler içinde yeniden optimize edebilir. Eskiden bu süreçler günler sürüyordu. Şimdi ise yapay zeka alternatif senaryoları anında hesaplayabiliyor. Bu da teslimat performansını artırırken üretim kayıplarını azaltıyor” diye konuştu.
Kobi AI’ın 2025-2026 döneminde yürüttüğü projelerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini belirten Kaya, doğru veriyle çalışan yapay zeka sistemlerinin yatırım maliyetini kısa sürede geri kazandırdığını söyledi.
Stok devir hızında yüzde 25 ila 40 arasında iyileşme sağlandığını, acil sipariş maliyetlerinin ciddi biçimde düştüğünü ifade eden Kaya, satın alma ve planlama ekiplerinin ise operasyonel yükten kurtularak daha stratejik alanlara odaklanabildiğini belirterek, “Özellikle imalat, makine, gıda, distribütörlük ve medikal sektörlerinde veri yönetimi artık kritik rekabet unsuru haline geldi. Bu sektörlerde hata toleransı çok düşük. Yanlış veri, yanlış üretim planı ya da yanlış satın alma kararı doğrudan maliyet olarak geri dönüyor” şeklinde konuştu.
EKONOMİ
10 gün önceEKONOMİ
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 Mayıs 2026GÜNDEM KORİDORU
19 Mayıs 2026EKONOMİ
19 Mayıs 2026EKONOMİ
19 Mayıs 2026