DOLAR 43,3719 0.01%
GBP 59,4796 0.5%
EURO 51,6180 0.61%
ALTIN 7.088,512,07
BIST 13.177,321,42%
BITCOIN 3794897-0.99013%
ETH 125822-0.7453%
İstanbul
14°

PARÇALI AZ BULUTLU

ÖZEL HABER
Uzun vadeli dönüşümün anahtarı: TES
Uzun vadeli dönüşümün anahtarı: TES

Uzun vadeli dönüşümün anahtarı: TES

Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile takvime bağlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Türkiye’de sigorta ve emeklilik sektörünü yalnızca büyütmekle kalmayacak; tasarruf oranlarını artıran, sermaye piyasalarını derinleştiren ve ekonomik kırılganlıkları azaltan yapısal bir dönüşümün kapısını aralayacak. 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması beklenen bu sistemi ve sigortadaki son gelişmeleri sektörün önde gelen temsilcileriyle mercek altına aldık…

26/01/2026 17:09
Uzun vadeli dönüşümün anahtarı: TES

Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, iklim krizi,  finansal dalgalanmalar ve dijital tehditler, sigortayı artık yalnızca bireysel bir güvence aracı olmaktan çıkararak ekonomik istikrarın temel bileşenlerinden biri haline getirdi. Türkiye ekonomisi de bu dönüşüm sürecine, sigorta ve emeklilik sistemini merkeze alan yeni bir yol haritasıyla giriyor.

Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan 2026 Yıllık Programı, finansal sistemde yapısal dönüşüm hedeflerini netleştirirken; uzun süredir hazırlıkları süren Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) hayata geçişini resmen takvime bağlamasıyla sektörde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile entegre biçimde çalışacak olan TES, çalışan ve işveren katkısını içeren ikinci basamak bir emeklilik modeli olarak Türkiye’nin sosyal güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Pilot uygulamalarla başlayacak ve kademeli olarak tüm çalışanlara yaygınlaştırılacak sistem, bireylerin emeklilik dönemindeki gelir güvencesini artırmayı hedeflerken; aynı zamanda Türkiye ekonomisi için uzun vadeli, sürdürülebilir ve yerli bir sermaye havuzu oluşturacak.

ALAATTIN

TES BIR AN ÖNCE DEVREYE GIRMELI

Büyükkaya Uluslararası Brokerlik Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Alaattin Büyükkaya, Türkiye’de emekli nüfusun hızla artmasıyla birlikte emeklilerin ekonomik olarak farklı ve güçlü biçimde desteklenmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Nüfusun yaşlanmasıyla emeklilerin siyasette belirleyici bir kitle haline geldiğini ifade eden Büyükkaya, emeklilerin yaşam seviyesinin yükseltilmesinin artık tüm siyasi partiler için bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) bu noktada kritik bir rol üstlendiğini belirten Büyükkaya, sistemin bir an önce devreye alınması gerektiğini söyledi. İlk aşamada işverenlere ek bir yük gelebileceğini kabul eden Büyükkaya, uzun vadede bunun çok daha güçlü bir pozitif etki yaratacağını ifade etti. Büyükkaya, “Başlangıçta işverene bir miktar yük gelecek olabilir ancak sistem devreye girdikten sonra emekli maaşları daha iyi bir seviyeye ulaşacak.

Bunun yaratacağı olumlu etki, ilk aşamadaki yükten çok daha büyük olacaktır” dedi. TES’te işçi ve işveren katkı oranlarının henüz netleşmediğini belirten Büyükkaya, yüzde 3 gibi oranların konuşulduğunu ancak kesin bir karar bulunmadığını söyledi. “Oranlar hâlâ tartışılıyor. Bu konuda netleşmiş bir tablo yok. Nihai kararı büyük ihtimalle Cumhurbaşkanımız verecek” ifadelerini kullandı. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) olduğu gibi TES’te de farklı fon seçeneklerinin yer almasının beklendiğini dile getiren Büyükkaya, “BES’te altın fonu gibi alternatifler var. TES’te de benzer fonların olacağını düşünüyorum.

Sistem henüz uygulamaya alınmadığı için detaylar yönetmeliklerle belirlenecek ancak mevcut BES yapısının büyük ölçüde TES’e aktarılması bekleniyor” diye konuştu. Sistemin ertelenmesini beklemediğini ifade eden Büyükkaya, “Ben bu uygulamanın önümüzdeki yıla kalacağını düşünmüyorum. Bir an önce hayata geçirilmesi hem siyasi hem de ekonomik açıdan faydalı olacaktır” dedi.

AHMET YAS╠gAR

SİGORTA RİSKLERİ YÖNETEN STRATEJİK BİR ÇÖZÜM ORTAĞI

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, artan doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ve dijital tehditlerin sigorta sektöründe risk algısını köklü biçimde değiştirdiğini belirterek, sigortacılığın klasik teminat anlayışının ötesine geçtiğini söyledi. Küresel ekonomide dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde risk kavramının her zamankinden daha öngörülemez ve çok boyutlu hâle geldiğini vurgulayan Yaşar, sigorta şirketlerinin artık riskleri yalnızca üstlenen değil, önceden analiz eden, yöneten ve azaltan stratejik çözüm ortaklarına dönüştüğünü ifade etti.

İklim değişikliğinin etkisiyle sel, orman yangınları ve şiddetli fırtınalar gibi doğal afetlerin ekonomik etkisinin hem mTürkiye’de hem de dünyada hızla arttığına dikkat çeken Yaşar, Swiss Re Institute verilerine göre 2025 yılında küresel ekonomik kayıpların 233 milyar dolara ulaştığını, bunun 220 milyar dolarının doğal afetlerden kaynaklandığını aktardı. Aynı dönemde sigorta sektörü tarafından karşılanan hasar tutarının ise 118 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yaşar, bu tablonun sektör üzerinde fiyatlama ve sermaye yönetimi açısından kalıcı bir baskı oluşturduğunu kaydetti.

“ÖNLEYİCİ SİGORTACILIK BİR DURUŞTUR”

Maher Holding Sigorta Grubu olarak kuruluşlarından bu yana “Önleyici Sigortacılık” yaklaşımını benimsediklerini vurgulayan Yaşar, bunun yalnızca bir slogan değil, risk yönetimini baştan tanımlayan kurumsal bir duruş olduğunu ifade etti. Klasik poliçe üretiminin ötesine geçtiklerini belirten Yaşar, riskleri yalnızca sınıflandırmakla kalmayıp saha incelemeleri, mühendislik analizleri ve davranışsal risk okuma yöntemleriyle riskin kaynağına indiklerini söyledi. Bu yaklaşımı, “Öngörebildiğimizi önleriz; önleyemediklerimizin sonuçlarını yönetir ve üstleniriz” sözleriyle özetledi.

Sigortalama oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, sigortanın yalnızca bir finansal ürün değil, aynı zamanda toplumsal bir güven mekanizması olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer almasına rağmen sigorta penetrasyonunun hâlâ gelişmekte olan ülkeler seviyesinde olduğunu belirten Yaşar, bunun büyümenin sadece ürün satmakla değil, sistemi bütüncül biçimde dönüştürmekle mümkün olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu doğrultuda düzenleyici kurumlar, Türkiye Sigorta Birliği ve sektör paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade etti.

TAMAMLAYICI EMEKLILIK SISTEMI’NE DAİR…

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) hayata geçmesiyle birlikte sektörde önemli bir dönüşüm yaşanacağını belirten Yaşar, TES’in tasarrufu ertelenen bir niyet olmaktan çıkararak otomatik ve sürdürülebilir bir davranışa dönüştürdüğünü ifade etti. Çalışan kesimin düzenli biçimde tasarrufa yönlendirilmesinin bireylerin finansal dayanıklılığını artıracağını, aynı zamanda sigorta ve emeklilik ürünlerine olan güveni güçlendireceğini söyledi.

Uzun vadeli birikim kültürünün tabana yayılmasının risk algısını daha bütüncül hâle getirdiğini vurgulayan Yaşar, bunun hayat, sağlık, konut ve gelir koruma gibi sigorta ürünlerine olan ilgiyi doğal olarak artıracağını ifade etti. Bu yönüyle TES’in yalnızca emeklilik sistemini değil, sigorta penetrasyonunu da kalıcı biçimde destekleyeceğini dile getirdi.

1762933420 Firat Kuruca e1769435613213

SİGORTA BİLİNCİ ARTIYOR

AgeSA Genel Müdürü Fırat Kuruca, 2026 yılında sigorta sektöründe büyümenin devam edeceğini ancak artan rekabet ve fiyat baskıları nedeniyle kârlılıkların bir miktar baskı altında kalabileceğini söyledi. Kuruca, özellikle hayat sigortaları, sağlık sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminde güçlü bir büyüme beklediklerini vurguladı. Kuruca, “Hayat ve emeklilik tarafında enflasyonun oldukça üzerinde bir büyüme öngörüyoruz. Elementer sigortalarda ise rekabet ve fiyat baskısı nedeniyle büyüme enflasyonun bir miktar üzerinde ya da paralel seyredebilir. Ancak sektör genelinde sağlıklı bir büyüme sürecek” dedi.

Sigorta sektörünün son yıllarda güçlü bir performans sergilediğini belirten Kuruca, 2025’in oldukça iyi geçtiğini, 2026’nın da iyi bir yıl olmasını beklediklerini ifade etti. Kuruca, “2026 yoğun rekabetin yaşanacağı bir yıl olacak. Rekabet bizim açımızdan olduğu kadar tüketici açısından da olumlu. Bu durum hem ürün çeşitliliğini hem de hizmet kalitesini artırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

TES İÇİN KONJONKTÜR BELİRLEYİCİ

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne (TES) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kuruca, sistemin Türkiye için önemli bir yapısal reform olduğunu ancak hayata geçişin ekonomik konjonktüre bağlı olduğunu söyledi. Kuruca, “TES orta vadeli planlarda yer alıyor ve ülke ekonomisi için gerekli bir reform.

Ancak çalışanların ve işverenlerin ekonomik şartları belirleyici olacak. 2026’nın ikinci yarısında gündeme gelebilir, ancak şartlar el vermezse bir sonraki döneme kalabilir” diye konuştu. 2026’ya yönelik yeniliklere de değinen Kuruca, sigorta sektöründe sadece ürün bazlı değil, hizmet ve altyapı odaklı bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Özellikle yapay zekâ ve analitik teknolojilerin arka planda yoğun şekilde kullanıldığını söyleyen Kuruca, bu dönüşümün müşteri memnuniyetini artıracağını ifade etti.

CGT05499

“2025’TE REKABET ÇOK YOĞUN YAŞANDI”

Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, sigorta sektöründe 2025 yılının son haftasına kadar rekabetin son derece yoğun yaşandığını belirterek, özellikle müşteri davranışlarında önemli değişimler gözlendiğini söyledi. Gölpınar, bireysel müşterilerde talebin kısmen azaldığını ve bu müşteri grubunun sigorta poliçelerinden daha kolay vazgeçebilir hâle geldiğini ifade etti.

Sektördeki şirketlerin kısmi bilançolarının incelendiğinde, kârlılığın büyük ölçüde mali gelirler sayesinde sağlanabildiğine dikkat çeken Gölpınar, teknik kârlılığın artmasının faiz oranlarının da düştüğü 2026 sürecinde çok daha kritik bir önem taşıyacağını vurguladı.

Hayat dışı sigorta branşlarında 2025 yılı sonunda prim üretiminin, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 43 artış göstererek 1 trilyon 50 milyar TL seviyelerine ulaşmasının beklendiğini belirten Gölpınar, buna paralel olarak hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren şirketlerin aktif büyüklük toplamının da 1 trilyon 300 milyar TL seviyesine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi.

TANER C╠gAG╠aATAY 1 e1769435685177

2026’DA KASKO VE TRAFİK SİGORTASINDA DÖNEM DEĞİŞTİ

Çağatay Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Taner Çağatay, 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de kasko ve zorunlu trafik sigortasında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Çağatay, sigorta ürünlerinin artık “standart” olmaktan çıktığını, kişiye ve riske özel hale geldiğini vurguladı. 2026 itibarıyla kasko primleri; aracın değerinden çok sürücünün hasar geçmişi, kullanım şekli ve araç teknolojisine göre belirleniyor.

Aynı araç için sürücüler arasında yüzde 30–40’a varan prim farkları oluşabiliyor. Elektrikli ve hibrit araçlar için ise batarya ve yazılımı kapsayan özel kasko poliçeleri devreye girdi. Yetkili servis ve orijinal parça kullanımı artık standart değil; çoğu poliçede ek prim veya sınırlı teminatla sunuluyor. Muafiyetli kasko ürünleri yaygınlaşırken, cam, anahtar ve mini onarım teminatlarında limitler daraltıldı.

Tolga Ceylantepe scaled e1769435782796

TES, BES’E RAKİP DEĞİL…

QNB Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ceylantepe, şirketin sağlık, hayat ve ferdi kaza branşlarında yakaladığı güçlü büyümenin arkasında müşteri odaklı ürün stratejileri, çevik organizasyon yapısı ve QNB Grubu’nun sağladığı güven unsurunun yer aldığını söyledi. Ceylantepe, 2025 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 80’in üzerinde büyüme kaydettiklerini belirterek, ivmenin yıl genelinde devam etmesini hedeflediklerini vurguladı.

Ürün portföyünü zenginleştirmeye ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı, net ve esnek çözümler sunmaya odaklandıklarını ifade eden Ceylantepe, QNB Bank ve Enpara ile yürütülen entegre bankasürans yapısının da büyümede önemli rol oynadığını dile getirdi. Hayat ve ferdi kaza branşlarında pazar paylarının yüzde 8’in üzerine çıktığını hatırlatan Ceylantepe, ekim ayı itibarıyla bu oranın yüzde 9’un da üzerine ulaştığını aktardı.

Sade, anlaşılır ürün yapısı, gerçek ihtiyaçlara uygun teminatlar ve hızlı hizmet anlayışının QNB Sigorta’yı rekabette ayrıştıran temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi. 2026 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ni (TES) sektör açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiren Ceylantepe, QNB Sigorta’nın bu sürece operasyonel altyapı, müşteri deneyimi ve şeffaf hizmet anlayışı olmak üzere üç temel eksende hazırlandığını söyledi.

TES’in bireyler için uzun vadeli tasarruf disiplinini güçlendireceğini, sektör için ise sürdürülebilir fon büyümesi yaratacağını belirtti. TES ile mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) rakip değil, birbirini tamamlayan yapılar olacağını ifade eden Ceylantepe, TES’in taban birikimi güçlendiren bir yapı, BES’in ise kişisel hedeflere göre derinleşen tamamlayıcı bir alan olarak konumlanacağını dile getirdi. Düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte tüm paydaşlarla uyum içinde hareket etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

SI╠cGORKA e1769435560345

ARTAN RİSKLER SİGORTAYI DÖNÜŞTÜRÜYOR

Armor Katılım Sigorta ve Reasürans Brokerliği / Sigorka.com Genel Müdürü Serdar Polat, son yıllarda artan doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ve dijital tehditlerin sigorta sektöründe risk algısını köklü biçimde değiştirdiğini söyledi. Polat’a göre riskler artık daha sık, daha karmaşık ve birbiriyle bağlantılı bir yapı sergilerken, bu durum sigorta şirketlerini daha yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmeye zorluyor.

İklim değişikliğinin etkisiyle afet risklerine yönelik teminatların kapsamı genişlerken, siber riskler ve iş sürekliliği sigortaları ön plana çıkıyor. Ekonomik belirsizliklerin de şirketleri finansal risklere karşı daha esnek ve sürdürülebilir çözümler aramaya yönelttiğini belirten Polat, sigorta sektörünün bu yeni dönemde yalnızca risk transferi yapan bir yapı olmaktan çıkarak, riskleri önceden analiz eden ve yöneten bir çözüm ortağına dönüştüğünü vurguladı.

Bu dönüşüm sürecinde katılım sigortacılığının daha şeffaf, paylaşım esaslı ve uzun vadeli bir yaklaşım sunduğuna dikkat çeken Polat, riskin ortak havuzda paylaşılmasının, fon yönetiminde şeffaflığın ve etik prensiplerin merkeze alınmasının özellikle belirsizlik dönemlerinde kullanıcılar açısından güçlü bir güven unsuru oluşturduğunu ifade etti.

TES, SEKTÖR İÇİN YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) hayata geçirilmesini sigorta ve bireysel emeklilik sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiren Serdar Polat, sistemin çalışanların mevcut sosyal güvenlik yapısına ek olarak daha güçlü bir emeklilik geliri elde etmelerini hedeflediğini söyledi. TES’in uzun vadede tasarruf alışkanlıklarını yaygınlaştırarak hem bireysel emeklilik hem de sigorta sektöründe penetrasyonu artırmasının beklendiğini aktardı.

Orc╠gun K─▒z─▒ltepe

“SİGORTAYI DİJİTALLEŞTİREREK ERİŞİLEBİLİR HALE GETİRDİK”

sigortaladım.com Genel Müdürü Orçun Kızıltepe, Türkiye sigorta pazarında güçlü ve köklü bir yapı bulunmasına rağmen poliçe satın alma süreçlerinin uzun, karmaşık ve erişilebilirlik açısından sınırlı olduğunu belirterek, platformu tam da bu boşluğu doldurmak amacıyla hayata geçirdiklerini söyledi. Kızıltepe, sigortaladım.com’un temel hedefinin sigortayı daha anlaşılır, daha ulaşılabilir ve daha kullanıcı dostu bir deneyime dönüştürmek olduğunu vurguladı.

Yaklaşık 10 yıl önce yola çıktıklarını hatırlatan Kızıltepe, sektörün güçlü yapısını dijitalle buluşturarak kullanıcıların saniyeler içinde karşılaştırmalı teklif alabildiği, ihtiyaçlarına en uygun poliçeye şeffaf biçimde ulaşabildiği bir model oluşturduklarını ifade etti. Bugün 20’nin üzerinde sigorta şirketini tek platformda bir araya getirdiklerini belirten Kızıltepe, bu sayede kullanıcılara hem doğru bilgi hem de karşılaştırmalı bir avantaj sunduklarını söyledi. Amaçlarının sigortayı bir zorunluluk değil, hayatı kolaylaştıran bir güvence olarak konumlandırmak olduğunu dile getirdi.

SEKTÖRDE DÖNÜŞÜM HIZLANIYOR

Türkiye sigorta sektöründeki dönüşümün temelinde teknolojik gelişmeler ve değişen müşteri beklentilerinin yer aldığını ifade eden Kızıltepe, kullanıcıların sigorta ürünlerine hızlı erişmek, teminatları net biçimde görmek ve tüm süreci zahmetsizce karşılaştırmak istediğini belirtti. Regülasyon tarafında ise tüketiciyi koruyan ve sektörün büyümesini destekleyen daha net çerçevelerin oluştuğunu söyledi.

Avrupa ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin en güçlü yönünün dijital çözümleri benimseme hızının yüksek olması olduğunu vurgulayan Kızıltepe, buna karşın bazı ürün gruplarında sigorta bilincinin hâlâ istenen seviyede olmadığını dile getirdi. 2024 yılında yayımlanan akademik bir çalışmaya atıfta bulunan Kızıltepe, Türkiye’de prim/ GSYH oranının yüzde 1,3–1,4 aralığında seyrettiğini, dünya ortalamasının ise yüzde 7’nin üzerinde olduğunu hatırlattı.

Bu farkın, Türkiye’de sigortanın potansiyelinin yüksek olduğuna işaret ettiğini söyledi. Makroekonomik dalgalanmalar, kur riskleri ve faiz oranlarındaki değişimlerin işletmelerin sigorta tercihlerini daha stratejik bir bakış açısıyla ele almasına neden olduğunu belirten Kızıltepe, sigortanın operasyonel devamlılık ve finansal dayanıklılığın önemli bir parçası haline geldiğini
ifade etti.

 

En az 10 karakter gerekli