Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararası görünürlüğü her geçen yıl artarken, üniversiteler de küresel rekabette daha güçlü bir konum elde etmek için eğitim modellerini yeniden şekillendiriyor. Uluslararası öğrenci hareketliliği, akademik iş birlikleri ve kariyer odaklı eğitim anlayışı yükseköğretimde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe de Türkiye’de İş Dünyası’na yaptığı değerlendirmede, üniversitelerin artık yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmadığını, öğrencilerini küresel dünyaya hazırlayan yaşam merkezleri haline geldiğini söyledi. Uluslararasılaşma vizyonundan kariyer odaklı eğitim modeline, sosyal transkript uygulamasından tercih dönemine kadar önemli açıklamalarda bulunan Yüksektepe, üniversitenin öğrenci odaklı yaklaşımını anlattı.
Türkiye’nin uluslararası öğrenci sayısındaki artışın yükseköğretimin küresel gücünü ortaya koyduğunu ifade eden İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, uluslararasılaşmayı çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirdiklerini belirterek şöyle konuştu:
“Yükseköğretim sistemimizin küresel görünürlüğü ve akademik çekim gücü giderek yükseliyor. Uluslararası öğrenci hareketliliği de bu ivmenin en somut göstergesi. Türkiye’nin uluslararası öğrenci sayısındaki artışı, farklı kültürlerden öğrencilerin bir araya gelmesini sağlayarak yalnızca üniversitelerin uluslararası niteliğini güçlendirmiyor; aynı zamanda öğrencilerimize çok kültürlü bir öğrenme ortamı sunuyor. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bizim bakış açımızda öğrenci hareketliliği, uluslararasılaşmanın sadece bir boyutunu oluşturuyor. Bu konu tek bir başlıkla sınırlı değil; eğitimden araştırmaya, uluslararası iş birliklerinden kampüs yaşamına kadar uzanan bütüncül bir dönüşüm alanıdır. Bu doğrultuda hedefimiz; uluslararası öğrenciler, akademisyenler ve stratejik ortaklıklarla güçlenen, küresel ölçekte rekabetçi ve kapsayıcı bir üniversite olmaktır.”
Üniversitelerin değişen dünyanın ihtiyaçlarına göre yeni bir eğitim anlayışı geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Yüksektepe, öğrencileri iş yaşamına hazırlayan uygulamalara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üniversitelerin bilgiyi ve uzmanlaşmayı aktaran kimliği her yıl daha da gelişiyor. Özellikle pandeminin ardından değişen dünya düzeninde üniversitelerin temel görevi, öğrencilerini yeni dünyanın ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donatmaktır. Bu nedenle İstanbul Kültür Üniversitesi olarak öğrencilerimize disiplinlerarası öğrenme, uygulamalı eğitim, staj olanakları, girişimcilik çalışmaları ve uluslararası değişim programlarıyla desteklenen güçlü bir gelişim ekosistemi sunuyoruz. Yabancı dil yetkinliği, dijital beceriler, uluslararası deneyim ve sektörle güçlü temasın kariyer başarısında belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerimizin mezun olduklarında sadece iş arayan değil, değer üreten ve küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olmalarını hedefliyoruz. Bu bakış açısıyla bu yıl önemli bir uygulamayı daha hayata geçiriyoruz. Diploma ile birlikte öğrencilerimizin dünyaya bakışını, sosyal katkılarını ve üniversite yaşamı boyunca elde ettikleri kazanımları ortaya koyan sosyal transkript uygulamasına geçiyoruz.”
Tercih dönemindeki adaylara yalnızca puan ve bölüm odaklı düşünmemeleri gerektiğini söyleyen Yüksektepe, İstanbul Kültür Üniversitesi’nin öğrenciye sunduğu farklılıkları ise şu sözlerle anlattı:
“Tercih yapacak gençlere ilk tavsiyem, yalnızca bir bölüm değil, kendilerini geliştirecek bir üniversite ekosistemi seçmeleridir. Bugünün dünyasında başarı; bilgi kadar uyum sağlama, iletişim kurma, üretme ve farklı alanlarla iş birliği yapabilme becerilerine de bağlıdır. İstanbul Kültür Üniversitesi’nin en önemli farklılaştırıcı unsuru, öğrenciyi merkeze alan yaklaşımıdır. Kuruluşumuzun 30’uncu yılına yaklaşırken güçlü bir eğitim geleneğini sürdürüyoruz. Kurucu vakfımızın temelleri Türkiye’nin en köklü özel eğitim kurumlarından Kültür Koleji’ne dayanıyor. Bu nedenle bizi farklılaştıran ilk unsur deneyimdir. İkinci olarak öğrencilerimize üniversiteyi tüketilecek bir eğitim paketi değil, başlı başına bir yaşam deneyimi olarak sunuyoruz. Bu deneyimi dijital dünyanın gereklilikleri doğrultusunda teknolojiyle ve uzmanlaşmayla destekliyoruz. Burada en önemli araçlarımızdan biri PUMA adını verdiğimiz dijital uygulamamızdır. Öğrencilerimizin üniversitedeki ilk gününden itibaren akademik, sosyal ve kişisel gelişimlerine ilişkin tüm çalışmaları dijital bir portfolyo olarak kayıt altına alınıyor. Bu nedenle Kültür’deki her öğrencimiz diplomasının yanında sosyal transkript belgesiyle mezun oluyor. Güçlü akademik programlarımız, nitelikli öğretim kadromuz, araştırma ve uygulama merkezlerimizle öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamayla desteklemelerine imkân sağlıyoruz. Uluslararası deneyim, kariyer hazırlığı, kültürel zenginlik ve kişisel gelişimi bir bütün olarak ele alıyoruz. Amacımız yalnızca mezun vermek değil; öğrencilerimizi geleceğin belirsizliklerine hazırlamak, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve hayatın her alanında fark oluşturabilecek bireyler olarak yetiştirmektir. Sonuç olarak öğrenciye sunduğumuz en önemli farklılaştırıcı unsur, gelişim yolculuklarında onlara güçlü bir mentorluk desteği sağlamamızdır.”
EKONOMİ
5 gün önceEKONOMİ
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.