Küresel enerji sektöründe elektrikli araçların yaygınlaşması, veri merkezlerinin büyümesi ve sanayide elektrifikasyonun hız kazanması, elektrik talebini yeni bir döneme taşıyor. Dünyada 700 milyondan fazla insan hâlâ elektriğe erişim sağlayamazken, Türkiye hem artan tüketimi hem de yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor.
Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde 5-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen EIF 2026 Enerji Dönüşüm Fuarı ve Kongresi, enerji sektörünün yerli ve yabancı temsilcilerini buluşturdu. Fuarın açılışında konuşan İklim Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Güven, küresel elektrik talebindeki büyümeden Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına, depolama teknolojilerinden yapay zekânın enerji sistemlerine etkisine kadar sektörün geleceğini şekillendiren gelişmeleri değerlendirdi.
Enerjinin temel meselesinin üretim kadar verimli dönüşüm olduğunu vurgulayan Güven, temiz, güvenilir ve düşük maliyetli enerji sistemlerinin ekonomik kalkınma açısından giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.
Dünya genelinde elektrik tüketiminin yıllık yüzde 3-4 oranında büyüdüğünü belirten Prof. Dr. Kutalmış Güven, bu artışın toplam enerji talebindeki büyüme hızının yaklaşık iki katına ulaştığını söyledi.
Özellikle elektrikli araçlar, ısı pompaları, soğutma sistemleri, sanayide elektrifikasyon ve veri merkezlerinin tüketim artışında belirleyici olduğunu ifade eden Güven, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasının enerji altyapısına yönelik yatırımları daha da önemli hale getirdiğine dikkat çekti.
Güven, “Uluslararası Enerji Ajansı’nın öngörüsüne göre veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030’a kadar iki katından fazla artması bekleniyor. Elektrik tüketimi ile insani gelişmişlik arasındaki ilişkiye bakıldığında, kişi başına yıllık net elektrik tüketimi 4-5 bin kilovatsaate ulaşana kadar eğitim, sağlık, yaşam süresi ve gelir göstergeleri hızla yükseliyor.” dedi.
Dünya genelindeki enerjiye erişim eşitsizliğine de değinen Güven, “Dünyada 700 milyonu aşkın insan elektriğe erişemezken bazı Afrika ülkelerinde kişi başına yıllık tüketim birkaç yüz kilovatsaat düzeyinde kalıyor, gelişmiş ülkelerde ise 8-15 bin kilovatsaat aralığına çıkıyor. Türkiye yaklaşık 4 bin kilovatsaatlik kişi başı tüketimle bu kritik eşikte bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarına dikkat çeken Güven, kasım ayının ilk günlerinde tamamlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarının sonuçlarını paylaştı.
2 Kasım’da gerçekleştirilen YEKA RES-2026 yarışmaları kapsamında Sivas, Kütahya, Manisa ve Balıkesir’deki yedi projeye toplam 1.500 megavatlık rüzgâr enerjisi kapasitesi tahsis edildi.
Yarışmalara 29 şirketin 73 teklif sunduğunu açıklayan Güven, tekliflerin kilovatsaat başına 3,50 avro sentlik taban fiyatında yoğunlaştığını ve toplamda 60 milyon avroyu aşan katkı payı taahhüdü oluştuğunu belirtti.
3 Kasım’da tamamlanan YEKA GES-2026 yarışmalarında ise 11 projeye toplam 785 megavatlık güneş enerjisi kapasitesi tahsis edildi.
Konya, Diyarbakır, Mardin, Kahramanmaraş, Denizli ve Ankara gibi farklı illerde gerçekleştirilecek projelerle Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin genişletilmesi hedefleniyor.
Güven, “İki yarışmanın toplamında 2 bin 285 megavatlık yeni kapasite ve yaklaşık 1,9 milyar dolarlık yatırım Türkiye’ye kazandırıldı. İklim Enerji de Ankara-2 GES yarışmasını kazandı. Şirketimiz 30 MWe kapasiteli proje için çalışacak ve biz bu sonucu bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesiyle birlikte elektrik depolama teknolojilerinin de enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlendiğini belirten Güven, son 15 yılda lityum iyon pil fiyatlarında yüzde 90’ın üzerinde düşüş yaşandığını söyledi.
Batarya maliyetlerinin kilovatsaat başına 110 doların altına gerilediğini ifade eden Güven, teknolojik gelişmelerin güneş ve rüzgâr enerjisinin elektrik sistemine entegrasyonunu kolaylaştırdığını kaydetti.
Güven, “Sodyum iyon piller seri üretime geçerken akış pilleri, sıkıştırılmış hava, termal depolama ve pompaj depolamalı sistemler de farklı ihtiyaçlara çözüm sunuyor.” dedi.
Yapay zekânın enerji sektöründe çift yönlü etki oluşturduğunu belirten Güven, veri merkezleri nedeniyle elektrik ihtiyacının artmasına karşın teknolojinin üretim tahmini, şebeke dengesi, depolama optimizasyonu ve arıza önleme alanlarında önemli avantajlar sunduğunu dile getirdi.
EIF 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Güneş Enerjisinde Yeni Pazarlar: Tarımdan Sanayiye, Çatıdan Yüzer GES’e” başlıklı panelde konuşan İklim Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Onur Özcan, güneş enerjisi yatırımlarının geleneksel kullanım alanlarının dışına çıktığını belirtti.
Türkiye’de ve yurt dışında artan proje taleplerinin sektörün büyüme potansiyelini ortaya koyduğunu ifade eden Özcan, özellikle depolamalı güneş enerjisi sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ve tarımsal üretimle birlikte gerçekleştirilen GES uygulamalarının yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.
Özcan, “İzin süreçleri hem küçük hem büyük projelerde zaman alabiliyor ancak sektörün geleceğine iyimser bakıyorum. Türkiye’de ve faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerde aldığımız talepler, güneş enerjisinde yeni iş alanlarının açıldığını gösteriyor.” dedi.
2016 yılında kurulan İklim Enerji’nin bugün üç ülkede proje geliştirme, mühendislik, kurulum, bakım ve işletme hizmetleri sunduğunu belirten Özcan, şirketin önümüzdeki dönemde enerji depolama yatırımlarına ağırlık vereceğini açıkladı.

Güneş enerjisi yatırımlarında yeni uygulama alanlarının geliştiğine dikkat çeken Özcan, elektrikli araç şarj istasyonlarının artan enerji ihtiyacının yerinde üretim ve batarya depolama çözümlerini daha önemli hale getirdiğini belirtti.
Tarım GES projeleriyle aynı arazide hem tarımsal üretimin hem de elektrik üretiminin gerçekleştirilebildiğini ifade eden Özcan, limanlar, marinalar ve deniz üstü platformlarda da güneş enerjisinden yararlanılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Özcan, “Limanlar ve marinalarda karşılaştığımız izin süreçlerini teknik çalışmalarla aşmaya çalışıyoruz. Çiğli’deki yansıma analizi bu konuda sonraki projelere de örnek oluşturdu. Deniz üstü platformlarda güneş enerjisinden yararlanma seçeneklerini de mühendislik çalışmalarıyla değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin elektrik ihtiyacının hızla arttığını vurgulayan Özcan, bu alandaki taleplere yönelik uluslararası projeler geliştirdiklerini açıkladı.
Özcan, “Yapay zekânın büyüttüğü veri merkezi enerji ihtiyacına yönelik olarak Bahreyn’de bir santral üzerinde çalışıyoruz. Güneş enerjisinde yeni fırsatları görmek için elektriğe nerede ve ne amaçla ihtiyaç duyulduğuna bakmalı, farklı ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmeliyiz.” dedi.
Enerji dönüşümünün yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasıyla sınırlı olmadığını ortaya koyan bu gelişmeler, depolama, dijitalleşme ve farklı sektörlerde elektrik kullanımının yaygınlaşmasının gelecek dönemde yatırım kararları üzerinde etkili olacağını gösteriyor.
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
08 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Kasım 2026EKONOMİ
08 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
08 Kasım 2026EKONOMİ
08 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.