Gelişmiş altyapısı, krizlere hızlı yanıt verme yeteneği ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, küresel lojistik pazarında gücünü her geçen gün artırıyor. Artık ürün kalitesi ve fiyat kadar teslimat süresi ile izlenebilirliğin de ihracattaki rekabeti belirlediği günümüzde, Türk lojistik sektörü rotasını 40 milyar dolarlık ihracat hedefine kırmış durumda. Küresel ölçekte yaşanan bu değişim rüzgârını değerlendiren Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu ve güçlü taşımacılık altyapısıyla bu krizleri devasa bir fırsata dönüştürdüğünü vurguladı. Lojistik, diğer sektörlerin yalnızca tamamlayıcısı değil, onların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğunu belirten Baykara;
“Uluslararası rekabetçilik değerlendirilirken ürün kalitesi, üretim maliyeti, fiyat avantajı ve markalaşma kadar lojistik süreçlerin etkinliği de dikkate alınmalıdır. Teslimat süresi, navlun maliyeti, taşımanın güvenilirliği, ürünün izlenebilirliği ve tedarik zincirinin kesintisiz işlemesi, alıcıların tercihlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle lojistik, ihracat sürecinin sonunda devreye giren teknik bir faaliyet değil, ürünün rekabet gücünün ayrılmaz bir parçasıdır. -Lojistik sektörünü tek başına değerlendirmek doğru değildir. Biz tüm sektörlere ulaşım altyapısı sağlayarak katma değer üretiyoruz. Bu nedenle lojistikteki her ilerleme, yalnızca sektörümüzün büyümesi anlamına gelmemekte; Türkiye’nin toplam mal ve hizmet ihracatına çarpan etkisiyle yansımaktadır. Lojistiğin önemi, yalnızca ülkemizde değil bütün dünyada artmakta ve sektör stratejik niteliği doğrultusunda giderek daha kapsamlı biçimde desteklenmektedir” dedi.

Hizmet İhra catçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmet leri Komitesi Başkanı Murat Baykara
TÜRKİYE LOJİSTİKTE YÜKSELEN YILDIZ
Türkiye’nin hizmet ihracatında lojistik ve taşımacılık sektörü stratejik bir paya sahip. Orta vadede uluslararası yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri ihracatımızı yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine çıkarmayı, transit taşımacılık gelirlerimizi artırmayı ve Türk firmalarının yurt dışındaki dağıtım ve lojistik ağlarını genişletmeyi hedeflediğini belirten Baykara,” Bu hedeflere ulaşmada en kritik başarı faktörü, kamu ve özel sektörün ortak bir vizyon doğrultusunda hareket etmesidir. Sınır geçişleri, geçiş belgesi kotaları, sürücü vizeleri, altyapı, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve finansmana erişim alanlarında eş zamanlı ilerleme sağlanması gerekiyor. Ticaret Bakanlığımızın destekleri, firmalarımızın yatırım iştahı ve sektörümüzün değişen koşullara uyum kabiliyetiyle hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

YEŞİL DÖNÜŞÜM LOJİSTİK İÇİN TEMEL ŞARTTIR
Yeşil dönüşümün ilk aşamada araç, ekipman, teknoloji ve altyapı yatırımları nedeniyle belirli bir maliyet oluşturmakta. Düşük emisyonlu lojistik hizmetlerini ihracat pazarlarına erişimin temel şartlarından biri hâline geldiğini vurgulayan Baykara, “Firmalarımız filolarını daha düşük emisyonlu teknolojilerle yeniliyor, enerji verimliliğini artırıyor ve operasyonlarını dijital sistemlerle planlıyor. Rota optimizasyonu, boş seferlerin azaltılması, yük konsolidasyonu ve karbon ayak izinin ölçülmesi gibi uygulamalar hem emisyonları hem de işletme maliyetlerini düşürüyor.” dedi.
TÜRKİYE; GÜÇLÜ DEVLET YAPISI İLE BÖLGEDE ÖNE ÇIKMAKTADIR
Türkiye’nin doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının kesişiminde çok önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Baykara, “Rusya-Ukrayna Savaşı kuzey güzergâhlarındaki ticaret akışlarını etkilerken, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz hattında yaşanan krizler deniz taşımacılığında sürelerin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açtı. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler de küresel enerji ve ticaret lojistiğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Böylesine belirsiz bir küresel ortamda Türkiye; güçlü devlet yapısı, güvenli ve istikrarlı ülke niteliği, gelişmiş taşımacılık altyapısı ve deneyimli firmalarıyla öne çıkmaktadır. Ülkemizin uluslararası ticaretteki merkezi konumunun, sunduğu güven ve istikrarla orantılı şekilde daha da güçlenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

HİB OLARAK FİRMALARIMIZA TAM DESTEK VERİYORUZ
Sektörümüzün başlıca sorunları arasında geçiş belgesi kotaları, transit kısıtlamalar, profesyonel sürücülerin vize süreçleri, sınır kapılarındaki beklemeler ve artan operasyon maliyetleri yer alıyor. Özellikle Avrupa taşımalarında geçiş belgelerinin yetersiz kalması ve sürücü vizelerinde yaşanan gecikmeler, teslimat sürelerini ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Sınır kapılarındaki uzun bekleme süreleri hem maliyet hem de çevresel etki yaratıyor. Araçların günlerce beklemesi, yakıt tüketimini, personel giderlerini ve karbon emisyonlarını artırıyor. Bu nedenle gümrük işlemlerinin hızlandırılması yalnızca lojistik sektörünün değil, Türki ye’nin toplam ihracat rekabetçiliğinin bir gereği olduğunu belirten Baykara, “Kamu ve özel sektör arasında güçlü bir iş birliği iradesi bulunuyor. HİB olarak firmalarımızın sorunlarını dinliyor, ilgili kamu kurumlarına aktarıyor ve çözüm süreçlerini takip ediyoruz. Bununla birlikte bu sorunların bir bölümü ikili ve çok taraflı ticaret diplomasisi gerektiriyor. Geçiş kotalarının artırılması, elektronik geçiş belgelerinin yaygınlaştırılması, ortak gümrük ve veri sis temlerinin geliştirilmesi ve profesyonel sürücülere yönelik vize süreçlerinin kolaylaştırılması öncelikli beklentilerimiz arasında olduğunun” altını çizdi.
GÜNDEM KORİDORU
22 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026SPOR
22 Ekim 2026EKONOMİ
22 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.