Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), hazır giyim ve tekstil sektörünün mevcut durumunu ve Türkiye sanayisinin geleceğine ilişkin politika önerilerini düzenlediği basın toplantısında açıkladı. TGSD Müşterek Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren’in katıldığı toplantıda, sektörün rekabet gücü, ihracat performansı ve hazırlanan stratejik yol haritası değerlendirildi.
Toygar Narbay, Türkiye’de sanayicilerin küresel rakiplerine kıyasla daha yüksek bir finansal eşikle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Narbay, “Bugün Türkiye’de bir sanayicinin yalnızca sermayesini koruyabilmesi için %13,6 FAVÖK üretmesi gerekiyor. Düşük enflasyon ve faiz ortamında faaliyet gösteren küresel rakiplerimizde ise bu eşik %3,6 seviyesinde” dedi.
Aradaki yaklaşık 10 puanlık farkın Türk ihracatçısını küresel rekabette dezavantajlı konuma taşıdığını belirten Narbay, bu durumun yalnızca hazır giyim ve tekstil değil, tüm ihracatçı sektörler açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Narbay, hazır giyim ve tekstilde 2022’de ulaşılan ihracat zirvesinin ardından Haziran 2026’ya kadar 364 bin kişilik istihdamın ve 10 bin 497 işletmenin kaybedildiğini açıkladı.
Büyük işletmelerdeki küçülmenin üretim ölçeği, yetişmiş insan kaynağı ve tedarik zinciri üzerinde de etkili olduğunu belirten Narbay, sektörde yaşanan daralmanın diğer sanayi kolları açısından da bir uyarı niteliğinde olduğunu söyledi.
“Hazır giyim ve tekstilde yaşanan bu kırılma, önümüzdeki dönemde diğer sanayi kollarının da karşısına çıkabilecek ölçek, verimlilik ve insan kaynağı risklerine işaret ediyor” diyen Narbay, üretim, ihracat, istihdam, finansman, teknoloji ve marka politikalarının aynı hedefte buluşturulması gerektiğini vurguladı.
TGSD’nin mevcut devlet desteklerini inceleyerek yeni bir politika çerçevesi oluşturduğu belirtildi. Dernek, 86 teşvik kalemini değerlendirdi; iki kalemi çıkararak kalan 84 maddeyi yeniden tasarladı ve mevcut yapıda bulunmayan 54 yeni politika aracını önerilerine ekledi.
Böylece toplam 138 maddelik sektörel bir çerçeve hazırlandı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Devlet Yardımları Genel Müdürlüğü’ne sunuldu.
Narbay, kaynakların farklı kurumlar ve öncelikler arasında dağılmak yerine tek merkezden, ölçülebilir ve performansa dayalı bir sistemle yönetilmesi gerektiğini belirterek, “Aslında oklarımız var, şimdi hepsini aynı hedefe yöneltecek bir ‘ıslıklı ok’ gerekiyor” dedi.
TGSD, hazır giyim ve tekstilin Orta Vadeli Program’da yalnızca emek yoğun sektörler kapsamında değil, stratejik sektörler arasında da değerlendirilmesini talep ediyor.
Narbay, hazır giyimin kilogram başına 16,2 dolarlık birim değerle Türkiye’nin üçüncü yüksek birim değerli ihracat kalemi olduğunu belirtti. Tekstil ile birlikte sektörün 14 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Narbay, teknik tekstil, akıllı tekstil ve kompozit malzemelerin savunma ve ileri malzeme alanları açısından da girdi niteliği taşıdığını söyledi.
Narbay, hazır giyim sektörünün 2026 performansına ilişkin güncel rakamları da paylaştı. Ocak-Ağustos döneminde hazır giyim ihracatının yüzde 2,2 gerileyerek 10,97 milyar dolara ulaştığını belirten Narbay, aynı dönemin son dört yılın en güçlü ilk sekiz aylık performansı olduğunu söyledi.
AB’nin hazır giyim ithalatının yüzde 9,5, ABD’nin ithalatının ise yüzde 8,2 gerilediğine dikkat çeken Narbay, Türkiye’nin kaybı yüzde 2,2 seviyesinde tutmasında pazar çeşitlendirmesinin etkili olduğunu ifade etti.
Tekstil ihracatının ise aynı dönemde yüzde 1,1 artışla 6,32 milyar dolara yükseldiğini belirten Narbay, Kuzey Amerika’ya tekstil ihracatında yüzde 19,5 artış yaşandığını açıkladı.
TGSD, sanayinin rekabet gücünün korunması amacıyla kısa, orta ve uzun vadeli üç aşamalı bir yol haritası öneriyor.
2026-2028 dönemini kapsayan kısa vadeli stabilizasyon aşamasında net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği, çalışan başına 3 bin 500 TL’lik desteğin bölgesel olarak artırılması, reeskont finansmanının güçlendirilmesi ve Eximbank kredi/ihracat oranının yüzde 16,5’e çıkarılması öneriliyor.
2029-2034 dönemini kapsayan dönüşüm aşamasında ise nitelikli tedarikçi sertifikasyon sistemi, üretim havzaları, marka satın alma fonu, kamu alımlarına erişim, teknik tekstil yatırımları ve Büyük İşletmeleri Geliştirme Başkanlığı’nın kurulması gibi başlıklar yer alıyor.
Uzun vadede ise farklı sektörlerin bir araya geleceği ve Türkiye’nin küresel marka değerini güçlendirmeyi hedefleyen “Türkiye Markası” yaklaşımı öneriliyor.
TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, 2026’nın geri kalanına ilişkin beklentilerin ise küresel gelişmelere bağlı olduğunu söyledi.
Yıl sonu için 16-16,5 milyar dolarlık hazır giyim ihracatı hedefini koruduklarını belirten Narbay, 2027 performansında Körfez başta olmak üzere jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları, faiz koşulları ile AB ve ABD pazarlarındaki talebin belirleyici olacağını ifade etti.
Narbay, “Öngörü yapmanın bu kadar zor olduğu başka bir dönem olmadı. Dolayısıyla 2027 için net bir tablo çizmek henüz erken” dedi.
GÜNDEM KORİDORU
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceEKONOMİ
22 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
22 gün önceEKONOMİ
22 gün önceSPOR
22 gün önceEKONOMİ
22 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.