Sustainable Brands Türkiye 2026, iş ve marka dünyasının temsilcilerini 14’üncü kez İstanbul’da bir araya getirdi. İki gün süren konferansta 30’dan fazla uluslararası isim ve 100’ü aşkın konuşmacı, 50’yi aşkın oturumda sürdürülebilir dönüşümün iş dünyasına etkilerini değerlendirdi.
Sustainable Brands, Brands For Good, Road to COP31 ve International Hall sahneleri ile Activation Hub’da gerçekleştirilen buluşmalarda, sürdürülebilirliğin şirketlerin büyüme, yatırım ve rekabet stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiği vurgulandı.
Ekonomik belirsizlikler, iklim krizi ve teknolojik dönüşüm karşısında güven, inovasyon ve iş birliklerinin rolü tartışılırken, ana sahnede liderlik, tüketici davranışları, yapay zekâda etik, insan odaklı dönüşüm, gıda sistemleri ve değer zincirleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Bu yıl ilk kez hayata geçirilen Road to COP31 Sahnesi, Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iklim hedeflerini yatırım, finansman, üretim ve risk yönetimi kararlarıyla buluşturdu.
Oturumlarda şirketlerin geçiş planlarını yalnızca sürdürülebilirlik hedefleri olarak değil, bütçe ve yönetim kurulu gündemlerinin bir parçası olarak ele alması gerektiğine dikkat çekildi.
Türkiye’nin 2035 yılında rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 GW kurulu güce ulaşma hedefi için yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğu paylaşılırken, üretim kapasitesindeki artışın şebeke altyapısındaki dönüşümle birlikte ilerlemesinin önemine işaret edildi.
İklim finansmanına adil erişim, enerji verimliliği, su tüketiminin azaltılması, yapı sektöründe karbon maliyeti ve iklim dayanıklılığı da konferansın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Döngüsel ekonomi oturumlarında Avrupa Birliği’nin plastik ve ambalaj düzenlemeleri ile geri dönüştürülmüş içerik gereklilikleri değerlendirildi.
Türkiye’de 1 Temmuz’dan bu yana uygulanan Depozito İade Sistemi kapsamında 410 milyon ambalaja ulaşıldığı, COP31 öncesinde ise 1 milyar iadenin hedeflendiği aktarıldı.
COP31 Yeşil Bölge’nin de kamu, özel sektör, kalkınma bankaları, sivil toplum ve girişimleri teknoloji ve inovasyon odağında buluşturacağı belirtildi.

Konferansta Thomas Kolster, kesişen riskler karşısında şirketler ve kurumlar arasındaki iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Caterina Occhio, sürdürülebilirliğin gelir artışı, inovasyon, maliyet optimizasyonu ve tedarik zinciri dayanıklılığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Vincent Avanzi ise liderlikte insanları ortak bir gelecek hedefi etrafında harekete geçirebilecek anlatıların önemini vurguladı.
Konferansın ikinci gününde canlı ve çevrim içi katılımla, herkese açık ve ücretsiz gerçekleştirilen International Hall’de küresel perspektifler ele alındı. BBMG Kurucu Ortağı Raphael Bemporad, sürdürülebilirlik iletişiminin yalnızca kaygı üretmek yerine katılım ve eylem duygusunu güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
The Gen AI Academy Kurucu Ortağı Dave Birss ise yapay zekâ kullanımında insan muhakemesinin ve bağımsız düşünme kapasitesinin korunmasının önemine dikkat çekti.

Sustainable Brands Türkiye Ülke Başkanı Semra Sevinç, Road to COP31 Sahnesi’nin iş dünyasının COP31 sürecindeki rolünü daha güçlü biçimde gündeme taşıdığını söyledi.
Sevinç, “İki gün içerisinde gerçekleştirilen oturumlar; artık hedefleri konuşmanın ötesine geçerek bu hedefleri yatırım kararlarına, bütçelere ve iş yapış biçimlerine yansıtmak zorunda olduğumuzu ortaya koydu” dedi.
Konferansa Borusan Otomotiv – BMW, Eti, Ferrero Fındık, Yapı Kredi Step, Doğuş Teknoloji, Hayat Kimya, Nestlé, L’Oréal Türkiye, Akademi Çevre, Cargill, Coca-Cola, Arçelik, Turkish Airlines, TikTok Live, Radyo Voyage ve Artı PR destek verdi.
GÜNDEM KORİDORU
19 gün önceGÜNDEM KORİDORU
08 Ekim 2026EKONOMİ
08 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
08 Ekim 2026EKONOMİ
08 Ekim 2026SPOR
08 Ekim 2026EKONOMİ
08 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.