Finansmana erişimin zorlaştığı ve ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde, şirketlerin kaynaklarını nasıl yönettiği daha fazla önem kazanıyor. Canovate Group Muhasebe Müdürü ve Mali Müşavir Oğuzhan Yıldırım, bilanço yönetiminin muhasebe birimiyle sınırlı kalmayan, şirketin tüm süreçlerini kapsayan bir kurumsal disiplin olduğunu belirtti.
Satış hacmi, üretim kapasitesi ve yatırımlardaki artışın tek başına şirketin mali gücünü göstermediğini ifade eden Yıldırım, büyümenin hangi kaynaklarla finanse edildiğine ve ne kadar değer ürettiğine bakılması gerektiğini söyledi.
Bilançonun, şirketin belirli bir tarihteki varlıklarını ve bu varlıkların finansman kaynaklarını gösterdiğini hatırlatan Yıldırım, aktiflerdeki büyümenin borçlar ve özkaynaklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yeni makine, fabrika veya stok yatırımlarının rakamsal büyüme sağlayabileceğini belirten Yıldırım, finansman maliyetlerinin faaliyet kârını tüketmesi ve nakit üretiminin yetersiz kalması durumunda büyümenin niteliğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Yıldırım, “Büyümenin kalitesini; yalnızca aktiflerin artışı değil, bu artışın nasıl finanse edildiği ve ne kadar değer ürettiği belirleyecektir” dedi.

Borçlanmanın tek başına olumsuz bir unsur olmadığını belirten Yıldırım, doğru yapılandırılan finansmanın büyümeyi hızlandırabileceğini ifade etti. Borcun amacı, maliyeti, vadesi ve geri ödeme kaynağının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Uzun vadede gelir yaratacak yatırımların kısa vadeli ve yüksek maliyetli kaynaklarla finanse edilmesinin nakit baskısı oluşturabileceğini söyleyen Yıldırım, uzun vadeli müşteri alacaklarıyla kısa vadeli yükümlülükler arasındaki uyumsuzluğun da işletme sermayesini zorlayabileceğini belirtti.
“Bir şirket kâr ettiği hâlde nakit sıkıntısı yaşayabilir. Çünkü kâr ile nakit, aynı şey değildir” diyen Yıldırım, satışların tahsilata dönüşme süresi, borç vadeleri ve faaliyetlerin nakit yaratma kapasitesinin birlikte izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Bilanço yönetiminin şirketin tüm kademelerine uzandığını belirten Yıldırım, satın almadan üretime, depolamadan sevkiyata kadar her aşamanın mali sonuçları etkilediğini söyledi.
Satın almada fiyat, kalite ve vade dengesinin kârlılığı doğrudan etkilediğini ifade eden Yıldırım; üretimde verimliliğin, kalite kontrolde hata ve iadelerin azaltılmasının, depoda ise gereksiz stok birikiminin önlenmesinin önemine dikkat çekti.
Yıldırım, özenli sevkiyatın da müşteri memnuniyetini ve yeni siparişleri desteklediğini belirterek bilanço, gelir tablosu ve nakit akışının bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
GÜNDEM KORİDORU
30 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
30 Ekim 2026EKONOMİ
30 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
30 Ekim 2026EKONOMİ
30 Ekim 2026SPOR
30 Ekim 2026EKONOMİ
30 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.