DOLAR 44,0888 0.05%
GBP 59,2790 0.15%
EURO 51,2640 0.09%
ALTIN 7.365,760,15
BIST 13.166,70-0,07%
BITCOIN 3069734-1.61161%
ETH 88718-2.19136%
İstanbul

AÇIK

ÖZEL HABER
Savunma sanayiinde Anadolu ihtilali
Savunma sanayiinde Anadolu ihtilali

Savunma sanayiinde Anadolu ihtilali

ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne verdiği özel röportajda, Türk savunma sanayiinin dışa bağımlılığını bitirecek tarihi adımları anlattı. Akyol, "aselsaneXt" vizyonuyla 2030 yılına hazırlanan ASELSAN'ın, 3 bin 600 tedarikçisiyle kurduğu dev ekosistem sayesinde 992 ürünü millileştirdiğini, Anadolu’nun dört bir yanındaki KOBİ’lerle birlikte küresel bir oyuncuya döndüklerini belirtti.

11/03/2026 09:45
Savunma sanayiinde Anadolu ihtilali

Türkiye’nin teknoloji lideri ASELSAN, savunma sanayiinde ulaşılan yüzde 80’lik yerlilik oranını bir üst seviyeye taşımak için vites artırdı. Küresel tedarik zinciri krizlerinin yaşandığı ve savunma teknolojilerinin jeopolitik bir koz olarak kullanıldığı günümüzde, ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol’un çizdiği yol haritası “tam bağımsızlık” mesajı veriyor. İleri teknoloji odaklı üretim planlamaları, dijitalleşme ve yeşil dönüşümle desteklenen bu yeni dönem, Türkiye’nin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamasını değil, dünya pazarlarında standart belirleyici olmasını hedefliyor.

aselsan marlin kaynak trt haber 1922725

3 BİN 600 TEDARİKÇİ VE 992 MİLLİ ÜRÜN

Savunma sanayiinde yakalanan başarı grafiği, sadece ana yüklenicilerin değil, dev bir ekosistemin eseri. Ahmet Akyol, bu ekosistemin merkezine “güç birliği” kavramını koyuyor. Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 3 bin 600 tedarikçi ile çalışan ASELSAN, bu iş birliğinin meyvesi olarak tam 992 kritik ürünü millileştirmeyi başardı. Bu, daha önce yurt dışından döviz ödenerek alınan ve bazen ambargolarla engellenen 992 farklı kalemin artık “Türk Malı” imzasıyla üretilmesi anlamına geliyor. Akyol, “Savunma sanayiindeki yerlilik oranını ileri taşımak için kritik sistemlerde yerli tasarım; yarı iletkenler ve malzeme teknolojileri gibi stratejik alanlara odaklanılması gerekiyor. Yapay zekâ, ileri üretim ve siber güvenlik teknolojileriyle dışa bağımlılığın azaltılması, yerli ekosistemin sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulması önemlidir. ASELSAN olarak 2030 hedefimize yönelik millileştirme yol haritamızı oluşturduk; gereksinimleri bağımsız karşılamak için 3 bin 600 yerli tedarikçimizle adımlar atmaya devam ediyoruz” dedi.

ASELSAN2

ANADOLU’NUN ÜRETİM GÜCÜ SAVUNMA HATTINDA

ASELSAN’ın stratejisi sadece Ankara ile sınırlı kalmıyor. Milli Teknoloji Hamlesi’nin tabana yayılması için Anadolu’nun sanayi kapasitesi sisteme entegre ediliyor. İSO ve SAHA İstanbul gibi yapıların bu süreçte “kaldıraç” görevi gördüğünü belirten Akyol, KOBİ’lerin savunma sanayiinin disiplinli dünyasına girişini kolaylaştırdıklarını söyledi. Bu kapsamda; Konya, Sivas, Malatya ve Gaziantep’te kurulan iştirakler, bölgesel kalkınmanın yanı sıra üretim güvenliğini de sağlıyor. Bir Anadolu KOBİ’si, ASELSAN’ın kalite standartlarını yakaladığında sadece yerli projelerde yer almıyor, aynı zamanda dünya savunma devlerine parça tedarik edebilecek bir “küresel oyuncu” kimliği kazanıyor. Akyol, bu süreci “Anadolu’daki nitelikli tedarikçilerin sisteme derinlemesine entegre olması, savunma sanayiimizin tabanını genişletiyor ve sürdürülebilir kılıyor” sözleriyle özetledi.

ASELSAN CEOsu Ahmet AKYOL 1

ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol

DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜM

Küresel pazarda rekabetçiliği korumanın yolunun dijitalleşme ve yeşil dönüşümden geçtiğini vurgulayan CEO Akyol, şu noktaların altını çizdi:

• ASELSAN İvme: Tedarik süreçlerinin uçtan uca izlenmesi ve operasyonel verimlilik için yapay zeka destekli sistemler devreye alındı.

• Gücümüz Bir: 2018’de başlayan bu dijital platform sayesinde yerli üreticiler sürece dahil ediliyor.

• Sıfır Emisyon Hedefi: 2030 yılına kadar tüm tedarik ekosisteminin yeşil dönüşüm sürecini tamamlaması hedefleniyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumun ihracat sürdürülebilirliği için kritik olduğu belirtildi.

ASELSAN1

“ASELSAN İVME” İLE UÇTAN UCA TAKİP

Modern dünyada hız, en az teknoloji kadar kritik. ASELSAN, tedarik zinciri yönetimini dijitalleştirerek operasyonel verimliliği zirveye taşıyor. 2018 yılında başlatılan millileştirme seferberliği, “Gücümüz Bir” dijital platformu ile yeni bir boyuta taşındı. Bu platform sayesinde, ASELSAN’ın ihtiyaç duyduğu tüm ürünler yerli üreticilerin erişimine açılıyor ve başvurular dijital ortamda toplanıyor. Ancak dijitalleşme sadece bir web sitesinden ibaret değil. Ahmet Akyol, “ASELSAN İvme” projesine özel bir parantez açıyor. Yapay zeka destekli bu sistemle, tedarik süreçleri uçtan uca izlenebilir hale geliyor. Veri odaklı karar alma mekanizmaları sayesinde hata payı azalırken, üretim hızı ve şeffaflık artıyor. Bu dijital kaslar, Türk savunma sanayiini küresel pazarda daha güvenilir ve çevik bir partner haline getiriyor.

ASELSAN3

SAVUNMA SANAYİİNDE SIFIR EMİSYON HEDEFİ

Dünya ticaretinde yeni bir dönem başlıyor: Yeşil Ekonomi. ASELSAN, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı gibi düzenlemelere sadece uyum sağlamayı değil, bu konuda öncü olmayı hedefliyor. Yeşil dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Akyol, sürdürülebilirliğin ihracatın anahtarı olduğunu belirtti. “aselsaneXt” vizyonunun en önemli ayaklarından biri olan karbon ayak izini düşürme hedefi, tüm tedarik zincirini kapsıyor. 2030 yılına kadar tüm tedarik ekosisteminin yeşil dönüşüm sürecini benimsemiş olması hedefleniyor. Bu, düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve çevre dostu malzeme kullanımı demek. ASELSAN, geliştirdiği ürünlerin sadece performansıyla değil, “çevre karnesiyle” de dünya pazarında fark yaratmayı planlıyor.

aselsan celik kubbe kaynak aa 2392530

SAVUNMA SANAYİİNDE SIFIR EMİSYON HEDEFİ

Dünya ticaretinde yeni bir dönem başlıyor: Yeşil Ekonomi. ASELSAN, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı gibi düzenlemelere sadece uyum sağlamayı değil, bu konuda öncü olmayı hedefliyor. Yeşil dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Akyol, sürdürülebilirliğin ihracatın anahtarı olduğunu belirtti. “aselsaneXt” vizyonunun en önemli ayaklarından biri olan karbon ayak izini düşürme hedefi, tüm tedarik zincirini kapsıyor. 2030 yılına kadar tüm tedarik ekosisteminin yeşil dönüşüm sürecini benimsemiş olması hedefleniyor. Bu, düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve çevre dostu malzeme kullanımı demek. ASELSAN, geliştirdiği ürünlerin sadece performansıyla değil, “çevre karnesiyle” de dünya pazarında fark yaratmayı planlıyor.

savunma sanayii urunler kaynak trt haber 1733616

CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA ASELSAN VİZYONU

Ahmet Akyol’un çizdiği tablo, sadece bir şirket stratejisi değil, Türkiye’nin teknolojik egemenlik ilanı niteliğinde. Savunma sanayii, Türkiye’nin diğer tüm sanayi dalları için bir “lokomotif” görevi görüyor. ASELSAN’ın geliştirdiği bir malzeme teknolojisi veya yazılım, otomotivden sağlığa, enerjiden tarıma kadar her alana sirayet ediyor. Türkiye, kendi teknolojisini tasarlayan, kendi tedarikçisini büyüten ve bu gücü dünya ile paylaşan bir merkez haline geliyor. 2030’a giden yolda ASELSAN, sadece bir savunma şirketi olarak değil, Türkiye’nin teknoloji hafızası ve üretim gücü olarak bayrağı en önde taşımaya kararlı.

En az 10 karakter gerekli