Dünyanın önde gelen endüstriyel robotik ve otomasyon devlerinden FANUC’un Türkiye ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, Çeşme’de düzenlenen 8. Vizyon 100 Zirvesi’nde Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne konuştu.

Teknoloji dünyasının merkezinden bir isim olarak küresel rekabetin yeni boyutunu değerlendiren Teoman Alper Yiğit, Çin örneği üzerinden sanayideki organizasyonel dönüşüme dikkat çekti. Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne konuşan Yiğit, “Ben bir teknoloji firmasının genel müdürüyüm; her gün robotların, otomasyon sistemlerinin ve makinelerin dünyasındayım. Ancak şunu çok net ifade etmeliyim ki: Dünyadaki küresel rekabet artık sadece tesisinizdeki makine sayısı ya da robot sayısı ile belirlenmiyor” dedi.
Ölçek ekonomisinin önemini vurgulayan Yiğit, “Bugün dünyada başarılı olan örneklere iyi bakmamız gerekiyor. Karşımızda ölçek ekonomisini inanılmaz bir kararlılıkla uygulayan bir Çin gerçekliği var. Olay artık şuraya gelmiş durumda; tek bir firma olarak tek başınıza küresel pazarda mücadele edemezsiniz, varlığınızı sürdüremezsiniz. Bizim Çin’in neyi farklı yaptığını çok iyi anlamamız lazım. Çin olmak için değil, arkadaki mantığı çözmek için… Bakınız, Çin’de 300’ün üzerinde devasa ‘küme’ (cluster) yapısı var. Her alanda organize olmuş, birbiriyle entegre çalışan kümeleşmelerden bahsediyoruz. Sizin bireysel bir şirket olarak bu devasa ölçek ekonomilerini ve kümeleşme yapılarını ekarte etmeniz günümüz şartlarında imkânsızdır. Dolayısıyla zorluk teknolojiye erişmek ya da robot almak değil, bu organizasyonel yapıyı kurabilmektir” açıklamasında bulundu.
Türkiye imalat sanayisinin işletme profilini rakamlarla ortaya koyan Yiğit, Türk iş dünyasının iş birliği yapma noktasında yetersiz kaldığı uyarısında bulundu:
“Türkiye’deki sanayi ve işletme yapısına baktığımızda çarpıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Türkiye’deki KOBİ’lerin toplam işletmelere oranı yüzde 99.7’dir. Biz tam anlamıyla bir KOBİ ülkesiyiz. Daha da çarpıcı olanı, 1 ila 8 arasında çalışan çalıştıran mikro ölçekli işletmelerin oranı yüzde 94 seviyesindedir. Bütün bu mikro ve küçük işletmelerin, ortak bir stratejisi olmadan küresel sermaye ve küresel düzenle tek başlarına mücadele etme şansı yoktur. Bizim güçlü kaslarımız var; esnek üretim kabiliyetimiz, pratik zekamız, hızlı karar alma yeteneğimiz harika. Ancak iş birliği ne yazık ki bizim en zayıf kasımız. ‘Mış gibi’ yapmadan, kâğıt üstünde bırakmadan gerçek anlamda kümeleşmek zorundayız. Bu tür platformlarla bağlantıları hızla kurup anında aksiyon almalıyız. Küresel pazarda rekabetin yeni tanımı tam olarak budur.”
Sanayide birleşme modelleri ve stratejik planlamaya ilişkin soruları yanıtlayan Teoman Alper Yiğit, hedefsiz ortaklıkların vakit kaybı yaratacağını ifade etti:
“Finansmana ulaşmanın zor olduğu günümüz şartlarında teknolojinin getirdiği verimlilikten faydalanmak şart. Ancak sanayicilerimiz iyi zamanlarda öz kaynaklarını doğru yatırımlara yönlendirmeli ki zor zamanlarda su üstünde kalabilsinler. KOBİ’lerin birleşmesi, güçlerini birleştirmesi elbette mümkündür ve şarttır. Ancak öncesinde şu soruların altını çok net doldurmamız gerekiyor: ‘Biz niye birleşiyoruz? Stratejimiz ne? Birleştikten sonra küresel pazarda neyi katma değere dönüştüreceğiz? Rakibimiz kim?’ Bakınız, tarımdan örnek verelim: Dünyanın en kaliteli fındığını, zeytinini üretiyoruz ama bunu ne kadar yüksek katma değerli işlenmiş ürüne dönüştürebiliyoruz? Eğer ne yapacağımızı bilmeden sadece yan yana gelirsek bol bol çay içer, sohbet ederiz ama hiçbir ticari sonuca varamayız. Önce hedefi ve ortak stratejiyi koymalı, ardından yıldırım hızıyla aksiyona geçmeliyiz.”
GÜNDEM KORİDORU
21 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026SPOR
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.