Orta Doğu’da petrol arzına yönelik risklerin artmasıyla Brent petrolün 100 doların üzerine çıkması, ABD ekonomisinde akaryakıt fiyatları üzerinden hissedilmeye başladı. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve Suudi Arabistan’ın petrol altyapısında yaşanan kesintiler, son haftalarda küresel enerji piyasalarında fiyatların hızlı yükselmesine neden oldu.
Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nda yaşanan kesinti ve Kızıldeniz’deki Yanbu ihracat merkezinden yüklemelerin aksaması, Avrupa’ya planlanan bazı sevkiyatların iptal edilmesine yol açtı. Bu gelişmeler Brent petrolü hafta içinde 100 doların belirgin biçimde üzerine taşırken, 18 Eylül itibarıyla arzın kısmen toparlanabileceğine yönelik beklentilerle fiyatlarda geri çekilme görüldü. Brent petrol 102 dolar civarında işlem görmeye devam etti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin ABD’deki en doğrudan etkisi benzin ve motorin fiyatlarında görüldü.
Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre, 17 Eylül itibarıyla normal benzinin ülke genelindeki ortalama galon fiyatı 4,44 dolara yaklaştı. Bir yıl önce yaklaşık 3,20 dolar olan fiyat böylece yüzde 38’in üzerinde yükseldi.
Motorinde ise daha sert bir artış yaşandı. Geçen yıl yaklaşık 3,71 dolar olan ortalama galon fiyatı 6,40 dolara yaklaşarak AAA verilerindeki rekor seviyeye çıktı.
Yüksek akaryakıt maliyetleri yalnızca hane halkının ulaşım giderlerini değil, taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden şirketlerin giderlerini de artırırken, enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi ağustosta aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 yükseldi. Benzin fiyatları aynı ay yüzde 3,9 artarken, bu kalemdeki yükseliş aylık enflasyon artışının üçte birinden fazlasını oluşturdu.
Enerji endeksi ağustosta aylık yüzde 2,1 yükselirken, enerji fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 16,3’e ulaştı. Benzin fiyatlarındaki yıllık yükseliş ise yüzde 27,4 olarak kaydedildi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin uzun süre devam etmesi halinde ulaştırma, lojistik ve üretim maliyetleri üzerinden fiyat baskısının daha geniş bir alana yayılabileceği değerlendiriliyor.
![]()
Enerji kaynaklı enflasyon baskısının güçlendiği dönemde ABD Merkez Bankası da para politikasında sıkılaşmaya gitti.
Fed, 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkardı. Böylece banka 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımı gerçekleştirdi. Fed, kararında enflasyonun halen yüksek olduğunu belirtirken, jeopolitik gelişmeler nedeniyle ekonomik görünüm üzerindeki belirsizliğin sürdüğünü kaydetti.
Faiz artışı petrol piyasasındaki fiziki arz sorunlarını doğrudan ortadan kaldırmasa da kredi koşullarını sıkılaştırarak iç talep üzerinde baskı oluşturabiliyor. Daha yüksek faizlerin doları güçlendirmesi de dolar cinsinden fiyatlanan petrolün diğer para birimlerini kullanan ülkeler açısından maliyetini artırarak küresel talebi sınırlayabiliyor.
Petrol ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde enerji maliyetlerini siyasi ve ekonomik gündemin önemli başlıklarından biri haline getirdi.
Reuters’ın aktardığına göre Beyaz Saray, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketiciler ve işletmeler üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla ABD’nin rafinaj kapasitesini artırmak için Savunma Üretim Yasası’nın nasıl kullanılabileceğini değerlendiriyor. ABD rafinerilerinin halihazırda yüksek kapasite kullanım oranlarıyla çalışması ise kısa vadede üretimi artırmanın önündeki sınırlamalardan biri olarak gösteriliyor.
Yüksek benzin fiyatları ve yaşam maliyetlerindeki artışın ara seçimlere yaklaşılırken seçmenlerin ekonomi gündeminde ağırlık kazandığı da kamuoyu araştırmalarına ve siyasi tartışmalara yansıyor.
Petrol piyasalarında fiyatlar son iki günde geri çekilse de arz tarafındaki riskler tamamen ortadan kalkmış değil.
Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat yöntemleriyle piyasaya ek petrol sunmaya çalışması ve Doğu-Batı hattındaki kapasitenin kısmen yeniden devreye alınabileceğine ilişkin beklentiler fiyatları aşağı çekerken, Brent petrol halen 100 doların üzerinde seyrediyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normal seviyelerin altında kalması da küresel enerji arzına ilişkin belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Reuters’ın Kpler verilerine dayandırdığı bilgilere göre boğazdaki ticari gemi geçişleri son günlerde 10 günlük ortalamanın belirgin biçimde altında gerçekleşti.
Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi halinde ABD’de benzin ve motorin maliyetlerinin enflasyon, tüketici harcamaları ve para politikası üzerindeki baskısının artması beklenirken, Orta Doğu’daki gelişmeler enerji piyasalarının yönü açısından belirleyici olmaya devam ediyor.
GÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
16 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
16 gün önceEKONOMİ
16 gün önceSPOR
16 gün önceEKONOMİ
16 gün önceEMLAK
16 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.