Küresel piyasalarda ABD ve Avrupa Birliği’nin Uzak Doğu menşeli elektrikli araçlara karşı başlattığı gümrük duvarları ve korumacılık kalkanı, Türkiye’yi çok stratejik bir konuma yükseltiyor. Avrupa’nın ticari araç ve otobüs üretiminde zirvede yer alan, yıllık 233 milyar dolarlık AB ticaretinin dörtte birini otomotivle sağlayan Türkiye, batı blokunun en güvenli limanı olmaya aday. Bakanlığın bu fon hamlesi, sadece bir destek paketi değil; küresel korumacılık rüzgarlarına karşı Türk otomotiv yan sanayisini koruma ve küresel markalarla olan entegrasyonu koparma riskine karşı bir ekonomik bağımsızlık kalkanı niteliği taşıyor.
Sektörde artık “araç üret, sat, kullan ve at” mantığının tamamen bittiğini vurgulayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv ürünlerinin artık tamamen birer akıllı cihaza dönüştüğünü belirtti. Türkiye’nin ucuz iş gücüyle rekabet eden bir ülke olmaktan çıkması gerektiğini ifade eden Bolat, yeni dönemin hedeflerini şu sözlerle özetledi:
“Hedeflerimizden birisi adet bazında ihracatımızı artırma çabası yanında ürettiğimiz ürünlerin kilogram başına düşen birim ihraç değerini de yükseltmek. Ucuz iş gücü veya düşük maliyetli ham madde ile rekabet eden bir sektör anlayışından ziyade patent, fikri mülkiyet ve özgün teknoloji ile hareket eden, rekabet eden ve fiyatı da kendisinin belirleyebildiği, piyasanın dikte ettiği değil, kendisinin belirleyebildiği güçlü bir konuma yükselmektir.”
Fonu diğer benzer projelerden ayıran en büyük fark, sürekli dışarıdan kaynak aramak zorunda kalmaması. Akıllı araç yazılımları, otonom sürüş ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanacak olan bu yapı, yatırımlarından elde ettiği kazançla kendi kendini besleyen bir finansman çarkı oluşturacak. Bakan Bolat, sanayi ile teknoloji girişimleri arasında kurulacak bu yeni köprünün vizyonunu şu şekilde paylaştı:
“Fonun hedefleri, üretim, tedarik, hizmet sürecinde yaşanan köklü değişikliğe finansal ve stratejik destek sağlamak. Vizyonumuz şudur, bu fonun dışarıya bağımlı kalmadan sürekli yeni girişimleri fonlayan, kendi kendini besleyen bir finansman kaynağına ulaşmasıdır. OİB’nin üretim ve sanayi gücü, TKF’nin de akıllı finansman uzmanlığını birleştirmek suretiyle benzersiz bir girişim ekosistemi meydana getirmeyi amaçlıyoruz.”
#MobiliteInovasyon #OtomotivEkosistemi #TeknolojiGirişimleri #TicaretBakanlığı
GÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
19 gün önceEKONOMİ
23 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.