DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Sürdürülebilirlik bir tercih değil var olma meselesidir
L’Oréal Türkiye’den dört yeni kadın bilim insanına destek

L’Oréal Türkiye’den dört yeni kadın bilim insanına destek

L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü program kapsamında dört kadın bilim insanının araştırmasına destek verdi. Böylece Türkiye’de bugüne kadar desteklenen kadın bilim insanı sayısı 132’ye ulaştı.

14/10/2026 16:39
L’Oréal Türkiye’den dört yeni kadın bilim insanına destek

L’Oréal Türkiye, bilim alanındaki çalışmalarını kadın araştırmacıların görünürlüğünü ve araştırma kapasitesini artırmaya yönelik yeni desteklerle sürdürüyor. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle 24 yıldır yürütülen Bilim Kadınları İçin Programı kapsamında bu yıl dört kadın bilim insanının projesi destek kapsamına alındı.

Desteklenen çalışmalar; ALS hastalığına yönelik yeni ilaç adaylarından yenilenebilir enerji depolamaya, taşınabilir analiz sistemlerinden diş dokusunun yenilenme kapasitesine kadar farklı bilim alanlarına uzanıyor.

Program kapsamında Türkiye’de bugüne kadar 132 kadın bilim insanına destek verildi. Bu isimlerin 100’den fazlası akademik çalışmalarını bugün profesör veya doçent olarak sürdürüyor. L’Oréal Türkiye ise programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor.

DÖRT FARKLI ALANDA YENİ ARAŞTIRMA

Bu yıl desteklenen kadın bilim insanlarından Doç. Dr. Belgin Sever, ALS’nin bazı türlerinde hücre içinde birikerek sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller üzerinde çalışıyor.

Projede tasarlanan moleküllerin önce bilgisayar ortamında taranması, ardından laboratuvarda üretilerek ALS hücre modellerinde test edilmesi planlanıyor. Çalışmanın, sinir hücrelerini koruyabilecek ve hastalığa yol açan süreçleri baskılayabilecek yeni tedavilere bilimsel temel oluşturması hedefleniyor.

Doç. Dr. Çiğdem Toparlı ise yenilenebilir enerjinin depolanmasına yönelik daha uzun ömürlü çinko-hava pilleri üzerinde çalışıyor. Projede pilin enerjiyi depolayan çinko bölümünün kullanım sırasında oluşan aşınmayı ve pil ömrünü kısaltan düzensiz birikimleri azaltacak şekilde yeniden tasarlanması amaçlanıyor.

Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan’ın projesi ise düşük maliyetli filtre kâğıdını taşınabilir test platformuna dönüştürmeye odaklanıyor. Geliştirilecek sistemin biyosensörler, çevresel analiz ve gıda güvenliği gibi alanlarda kullanılabilmesi hedefleniyor.

Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın da dişin canlı dokusunun iyileşme ve kendini yenileme kapasitesini genetik düzeyde araştırıyor. Çalışmanın, gelecekte dişin canlı dokusunu koruyan ve kendi kendini onarma kapasitesini destekleyen tedavilere katkı sağlaması amaçlanıyor.

“BİLİM, VAR OLUŞUMUZUN TEMELİDİR”

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, şirketin bilim temelli yapısına dikkat çekerek, araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar avro yatırım yaptıklarını ve dünya genelindeki araştırma merkezlerinde 4 binden fazla bilim insanıyla çalıştıklarını söyledi.

Panayotova, “Bilim, var oluşumuzun temelidir. Ancak dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca biri kadın. Bilimin bütün potansiyeline ulaşması için kadınların bu yolculuğa eşit biçimde katılması gerekiyor” dedi.

Türkiye’de 24 yıldır yürüttükleri programla bugüne kadar 132 kadın bilim insanına destek verdiklerini belirten Panayotova, bu çalışmaların görünür olmasının bilime ilgi duyan genç kızlara da bu yolculuğun mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.

KADIN SAĞLIĞI İÇİN YENİ AĞ

L’Oréal Türkiye, Türkiye’deki 40’ıncı yılında bilim alanındaki çalışmalarına kadın sağlığı odağında yeni bir iş birliği de ekledi. EndoTürkiye ile yürütülen çalışma kapsamında Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağlandı.

Kamuya açık platformun; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile endometriozis araştırmacılarının yanı sıra beslenme, fizyoterapi, psikoloji, psikiyatri, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği alanlarından uzmanları bir araya getirmesi hedefleniyor.

Platform üzerinden kadın sağlığı konusunda güvenilir bilgi arayanların bilimsel çalışmalara ve uzman görüşlerine ulaşabilmesi de amaçlanıyor.

Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan kaynakların sınırlı kalması bu alandaki ihtiyacın boyutunu ortaya koyuyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin 2013-2023 dönemindeki araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı.

ENDOMETRİOZİSTE TANI DÖRT YILI BULABİLİYOR

Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın odaklandığı alanlardan biri de endometriozis oldu.

Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen hastalıkta tanıya ulaşmak yıllar sürebiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı araştırmaya göre endometriozis tanısı alan kadınlar teşhise ulaşana kadar ortalama dört farklı hekime başvuruyor. İlk hastane başvurusuyla tanı arasında ise yaklaşık dört yıl geçiyor.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 63’ü ağrılarına ve belirtilerine inanılmadığını, yaklaşık yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor.

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı ile yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını ve karşılanmamış ihtiyaçları görünür kılmayı hedeflediklerini söyledi.

Tanrıkulu, “Farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasını hedefliyoruz. Uzun vadede daha erken tanıya, daha etkili yaklaşımlara ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmak istiyoruz” dedi.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.