DOLAR 45,9165 -0.1%
GBP 61,8566 0.03%
EURO 53,5748 0.07%
ALTIN 6.687,670,85
BIST 13.662,75-1,64%
BITCOIN 3366373-0.50702%
ETH 91614-1.23765%
İstanbul
22°

PARÇALI BULUTLU

ÖZEL HABER
Bankasürans zirvesi finans dünyasını bir araya getirdi
Jeotermalde EGS teknolojisi, fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

Jeotermalde EGS teknolojisi, fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Stanford Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir araştırmaya dayanarak, Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS) teknolojisinin temiz enerjiye geçişte devrim yaratacağını açıkladı. Yerin yaklaşık 8 kilometre altına inilerek uygulanan bu yöntem, geleneksel yenilenebilir kaynakların aksine kesintisiz enerji sağlarken büyük altyapı ve depolama maliyetlerini ortadan kaldırıyor.

31/05/2026 19:18
Jeotermalde EGS teknolojisi, fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

Orta Doğu kaynaklı sıcak çatışmaların yarattığı arz kesintileri, yenilenebilir enerjiye dönüşümü hızlandırırken; Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), fosil yakıtsız bir geleceğin en güçlü alternatifi olarak öne çıkıyor. Stanford Üniversitesi’nin araştırmasına göre EGS teknolojisi, temiz enerjiye geçişteki dev altyapı ihtiyaçlarını azaltarak enerji maliyetlerini yüzde 60 oranında düşürebilir.

Petrol ve doğal gaz çıkarmak için geliştirilen sondaj teknolojilerinin uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), enerji sektöründe yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Başta ABD olmak üzere yüksek jeotermal potansiyeli olan ülkelerde hızla yaygınlaşan EGS teknolojisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, bu sistemin geleneksel yöntemlerden farkını anlattı.

Kındap, “Bu teknoloji geleneksel jeotermal santrallerin aksine, yerin yaklaşık sekiz kilometre altına kadar inilerek çatlak kayalara sıvı enjekte edilmesi ve ısınan sıvının elektrik üretimi için tekrar yeryüzüne pompalanması esasına dayanıyor” dedi. Kındap ayrıca, bu sistem sayesinde jeotermal enerji ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ihtiyaç duyduğu depolama, güçlü iletim ve dağıtım sistemi zorunluluğunun ortadan kalkacağını vurguladı.

STANFORD ÜNİVERSİTESİ DOĞRULADI: TOPLUMSAL MALİYETLER YÜZDE 90 DÜŞÜYOR

Ali Kındap, dünyanın önde gelen araştırma kurumlarından Stanford Üniversitesi tarafından Nisan ayında yayımlanan bilimsel çalışmanın sonuçlarını da paylaştı. Bu çalışmaya göre EGS teknolojisi, temiz enerjiye geçiş sürecinde gereken dev altyapı ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak elektrik fiyatlarını rekabetçi seviyelerde tutabiliyor ve hava kirliliğini ortadan kaldırıyor.

Araştırma, temiz ve yenilenebilir enerjinin maliyetleri ciddi şekilde düşürdüğünü gösteriyor. Mevcut fosil yakıt kullanımı senaryosuna kıyasla, yıllık enerji maliyetleri yaklaşık yüzde 60 oranında azalıyor. Hava kirliliğine bağlı hastalıklar ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi sağlık ve iklim maliyetleri de hesaba katıldığında, toplam toplumsal maliyetlerdeki düşüş yüzde 90’ı buluyor.

Jeotermal EGS İnfografik TR 3 1

ALTYAPI YATIRIMLARINDA BÜYÜK TASARRUF

EGS teknolojisinin rüzgâr, güneş ve batarya altyapısına duyulan ihtiyacı ciddi oranda azalttığını belirten Kındap, şu istatistikleri paylaştı:

  • Elektrik arzının sadece yüzde 10’unun EGS tarafından karşılandığı bir senaryoda, karasal rüzgâr kapasitesi ihtiyacı yüzde 15 oranında azalıyor.
  • Güneş enerjisi kapasitesi gereksinimi yüzde 12 oranında düşüyor.
  • Batarya depolama ihtiyacında ise yüzde 28 oranında dev bir tasarruf sağlanıyor.

YAPAY ZEKÂ VE VERİ MERKEZLERİ İÇİN KESİNTİSİZ ÇÖZÜM

Dünya genelinde yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişim, veri merkezlerinin enerji ihtiyacını da devasa boyutlara taşıdı. EGS’nin kesintisiz elektrik sağlama yeteneğinin, bu merkezlerin artan talebini sürdürülebilir şekilde karşılamak için kritik bir çözüm sunduğunu ifade eden Ali Kındap, maliyetlerin teknolojinin yaygınlaşması önünde şu an için geçici bir engel oluşturduğunu belirtti. Kındap, sondaj hızlarındaki teknolojik iyileşmeler sayesinde 2035 yılına kadar fiyatların önemli ölçüde düşmesinin beklendiğini kaydetti.

Ali Kindap

Türkiye’nin jeotermal enerjide dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkelerinden biri olduğunu hatırlatan JED Başkanı Kındap, “Ülkemiz bugüne kadar enerji teknolojileri geliştirme çalışmalarında arzu edilen seviyenin çok gerisinde kaldı. EGS teknolojilerinin geliştirilmesinde proaktif olarak yer almalıyız” çağrısında bulundu.

EGS TEKNOLOJİSİNİN ÖNE ÇIKAN AVANTAJLARI

  • Arazi Tasarrufu: Enerji üretimi için gereken arazi ihtiyacı, ülkelerin toplam yüzölçümünün yüzde 0,57’sinden yüzde 0,48’ine geriliyor.
  • Hızlı Kurulum: Artan sondaj hızları sayesinde projeler, inşası dünya genelinde 12 ila 23 yıl süren nükleer enerjiye kıyasla çok daha hızlı tamamlanıyor.
  • Yüksek Güvenlik: Silahların yayılması, erime, radyoaktif atık sızıntısı veya yeraltı uranyum madenciliği gibi riskler taşımıyor.

 

#JeotermalEnerji #EGSTeknolojisi #YenilenebilirEnerji #TemizEnerji #EnerjiDönüşümü #JED

 

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.