Küreselleşen dünyada üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkarak farklı kültürleri buluşturan, uluslararası iş birliklerini geliştiren ve ülkelerin bilimsel rekabet gücünü artıran merkezlere dönüştüğünü belirten İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, yükseköğretimde uluslararasılaşma, yapay zekâ dönüşümü ve girişimcilik ekosistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin 350 bini aşan uluslararası öğrenci kapasitesinin ülkenin bilim, kültür ve diplomasi alanındaki artan etkisinin göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Baran, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için kalite odaklı büyüme, uluslararası akreditasyonlar ve güçlü araştırma altyapısının önem taşıdığını söyledi.

Yükseköğretimin günümüzde ülkelerin küresel rekabet gücünü ve uluslararası görünürlüğünü belirleyen en stratejik alanlardan biri olduğunu belirten Baran, İYTE olarak uluslararasılaşmayı kurumsal vizyonlarının merkezine aldıklarını söyledi.
Baran, “Türkiye’nin 350 bini aşan uluslararası öğrenci kapasitesi, ülkemizin bilim, kültür ve diplomasi ekseninde artan çekim gücünün en net kanıtlarından biridir. Bu ivmeyi kalıcı kılmanın yolu; uluslararası akreditasyonları hızlandırmaktan, araştırma çıktılarını büyütmekten ve öğrenci deneyimini uçtan uca kusursuzlaştırmaktan geçiyor” dedi.
İYTE’nin hedefinin yalnızca uluslararası öğrenci sayısını artırmak olmadığını vurgulayan Baran, kalite ve mükemmeliyet ekseninde bilim ve teknoloji odaklı bir büyüme stratejisi izlediklerini ifade etti.
İYTE kampüsünde eğitim alan uluslararası öğrencilere yalnızca diploma değil, güçlü bir araştırma deneyimi sunduklarını belirten Baran, şöyle konuştu: “Kampüsümüze adım atan uluslararası öğrencilere klasik bir diploma almanın ötesinde; alanında öncü bir akademik kadrodan yüzde 100 eğitim aldıkları, güçlü sanayi iş birlikleriyle harmanlanmış özgün bir araştırma deneyimini dünyanın en güzel üniversite kampüslerinden birinde sunuyoruz. İYTE’den mezun olan her uluslararası öğrenciyi, dünyanın dört bir yanında mesleğini başarıyla icra edecek, iş kuracak, istihdam yaratacak ve bilime evrensel düzeyde katkı sunabilecek bir donanımla yetiştiriyoruz.”
Uluslararası ortaklıkları katma değer yaratan projelerle genişlettiklerini belirten Baran, üniversiteye katılan uluslararası öğrencilerin barınma, dil ve kültürel uyum süreçlerine yönelik destek mekanizmaları oluşturduklarını da ifade etti.

Yapay zekâ, büyük veri ve dijital teknolojilerin yükseköğretimin geleceğini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Baran, İYTE’nin müfredat ve uygulamalı eğitim altyapısını bu dönüşüme uyum sağlayacak şekilde güncellediğini söyledi.
Üniversitelerin yalnızca teknolojiyi takip eden değil, teknolojiyi geliştiren bireyler yetiştirmesi gerektiğini ifade eden Baran, Bilgisayar Mühendisliği ve Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği başta olmak üzere tüm bölümlerde öğrencilerin teknoloji üretme yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
Baran, “Dijital dönüşümün pasif bir takipçisi değil, aktif birer şekillendiricisi olacak liderler yetiştirme vizyonumuz doğrultusunda müfredatımızı ve uygulamalı eğitim altyapımızı küresel standartlarda güncelliyoruz” dedi.
Yapay zekâ ve veri okuryazarlığını tüm bölümlere yaydıklarını belirten Baran, temel yapay zekâ araçlarının kullanımına yönelik derslerin yanı sıra büyük veri analitiği, bulut bilişim ve üretken yapay zekâ alanlarında disiplinlerarası dersler açtıklarını söyledi.
Dijital dönüşümün etik ve hukuki boyutuna da önem verdiklerini ifade eden Baran, veri mahremiyeti, telif hakları ve yapay zekânın çevresel etkileri gibi konuların akademik çalışmaların önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.
Uygulamalı eğitim kapsamında öğrencileri gerçek dünya problemleriyle buluşturduklarını dile getiren Baran, TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve sanayi destekli araştırma projelerinde öğrencilerin aktif rol almalarını teşvik ettiklerini söyledi.

Öğrencilerin teknoloji tüketen değil, teknoloji üreten bireyler olarak yetişmesi için girişimcilik, Ar-Ge ve sanayi iş birliklerine önem verdiklerini belirten Baran, bu çalışmaların Atmosfer TTO ve Teknopark İzmir bünyesinde oluşturulan entegre ekosistem aracılığıyla yürütüldüğünü söyledi.
Fikir aşamasından şirketleşmeye kadar uzanan süreçte öğrencilere destek verdiklerini ifade eden Baran, girişimcilik eğitimlerinden kuluçka programlarına, fikri mülkiyet yönetiminden sanayi iş birliklerine kadar kapsamlı bir yapı oluşturduklarını kaydetti.
Baran, “Öğrencilerimizin girişimcilik serüvenini 2 günlük Teknogirişim Akademisi ile başlatıyor; 5 haftalık Fikir Doğrulama Bootcamp’i ile onlara problemlere çözüm odaklı düşünme ve test etme yetkinliği kazandırıyoruz. Ardından TÜBİTAK BiGG.Assist ve Kuluçka İlerleme programlarıyla yenilikçi fikirleri prototipten satışa, satıştan yatırıma ve ölçeklenmeye taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
İYTE’nin girişimcilik ekosistemindeki gelişimini rakamlarla paylaşan Baran, 2025 yılında 285’i İYTE öğrencisi olmak üzere 465 girişimci adayına doğrudan eğitim ve danışmanlık sağladıklarını söyledi.
Desteklenen girişimlerden 7’sinin şirketleştiğini ve bu teknoloji tabanlı girişimlerin 5,4 milyon lira fon almasını sağladıklarını belirten Baran, Teknopark İzmir Kuluçka Merkezi’nde yer alan 51 firmanın 9’unun doğrudan öğrenciler tarafından yönetildiğini ifade etti.
Baran ayrıca, 2026 yılında öğrencilerin sanayi odaklı TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B programlarında 141 projesinin kabul edildiğini belirtti.

İYTE’nin uluslararası bilimsel platformlarda marka değeri yüksek, araştırma kapasitesi güçlü bir dünya üniversitesi olma hedefiyle ilerlediğini belirten Baran, güçlü akademik kadro, araştırma altyapısı ve girişimcilik ekosisteminin bu vizyonun temelini oluşturduğunu söyledi.
Teknopark İzmir ve Bilişim Vadisi İzmir’in oluşturduğu sinerjiyle güçlü bir inovasyon ortamı oluşturduklarını ifade eden Baran, ulusal ve uluslararası başarıların bu yaklaşımın somut göstergeleri olduğunu dile getirdi.
Baran, “Nitelikli akademisyen kadrolarımız ve öğrencilerimiz, güçlü araştırma altyapımız, kampüsümüzde yer alan Teknopark İzmir ile Bilişim Vadisi İzmir’in oluşturduğu güçlü sinerjiyle büyük bir inovasyon ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Ulusal ve küresel arenada aldığımız prestijli ödüller ile her geçen gün artan bilimsel üretim kapasitemiz de bu küresel vizyonumuzun en net ve somut kanıtıdır” dedi.
EKONOMİ
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
14 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
14 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.