Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programında sektörün gündemini değerlendiren Bahattin Yücel, İstanbul’un kongre turizmindeki geleceğinden Bodrum’daki sezon hareketliliğine, Türkiye’nin fiyat rekabetçiliğinden dijital rezervasyon platformlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın öne çıkan konularından biri ise Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın geleceği oldu.
1996 yılında Habitat Zirvesi için hizmete açılan Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, yıllar içinde İstanbul’un uluslararası kongre ve etkinlik turizminde öne çıkan merkezlerinden biri haline geldi. Merkezin işletmesi uzun süredir UKTAŞ tarafından yürütülürken, son dönemde tesisin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmesine ilişkin gelişmeler gündeme geldi.
Programda konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yücel, sürecin Bakanlık ile TÜRSAB arasında son dönemde yaşanan daha geniş kapsamlı tartışmalarla bağlantılı olduğunu belirtti. Pandemi döneminde kira ödemeleri konusunda yaşanan anlaşmazlıkların ardından hukuki sürecin başladığını aktaran Yücel, “Şimdi sanıyorum UKTAŞ orasını bakanlığa devredecek” dedi.

Screenshot
Lütfi Kırdar’ın geleceğinin yalnızca tesisin işletme yapısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yücel, İstanbul’un kongre, fuar ve etkinlik turizmindeki potansiyeline dikkat çekti.
Türkiye’nin uluslararası toplantılara ev sahipliği yapabilecek altyapıya sahip olduğunu belirten Yücel, kongre merkezlerinin konser, festival ve fuarlar gibi etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Yücel, “Türkiye bu sektörden vazgeçmemeli. İstanbul’da ayrıca çok ciddi bir kongre ve etkinlik merkezi olabilirdi” diye konuştu.
Programda Bodrum turizminin seyri de ele alındı. Yücel, yabancı ve yerli turist talebinin beklentilerin altında kaldığını belirtirken, ikinci konut kullanımındaki artışın bölgedeki esnaf açısından kısmi bir hareketlilik yarattığını söyledi.
Ancak artan nüfusun altyapı üzerindeki baskıyı da artırdığını belirten Yücel; su, kanalizasyon, atık yönetimi ve çevre kirliliği sorunlarına dikkat çekti. Aşırı yapılaşmanın doğal yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Yücel, kıyılara ve plajlara erişimde kamu yararının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye turizminin karşı karşıya olduğu sorunlardan birinin de fiyat rekabetçiliğindeki gerileme olduğunu belirten Yücel, döviz bazında yükselen maliyetlerin Türkiye’yi yabancı ziyaretçiler açısından daha pahalı bir destinasyona dönüştürdüğünü savundu.
Kredi faizleri ve işletme giderlerindeki artışın turizm sektörünün maliyetlerini yükselttiğini belirten Yücel, işletmelerin bu artışları fiyatlara yansıtmak zorunda kaldığını söyledi.
Yunanistan’a yönelik Türk turist talebindeki artışın Türkiye’deki turizm talebinin gerilemesini tek başına açıklamayacağını ifade eden Yücel, temel nedenin Türkiye’deki ekonomik koşullar ve yüksek maliyetler olduğunu dile getirdi.
Programda Booking ve Airbnb gibi uluslararası rezervasyon platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik düzenleme gündemi de değerlendirildi.
Meclis’e sunulan yasa teklifinde uluslararası rezervasyon platformlarının Türkiye’de faaliyet gösterebilmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını belirten Halim Bulutoğlu, platformlardan belirli bir ücret alınması ve komisyonlara üst sınır getirilmesinin öngörüldüğünü aktardı.
Yücel ise düzenlemenin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TÜRSAB arasında uzun süredir devam eden yetki tartışmasının yeni bir aşaması olduğunu söyledi. 1618 sayılı Kanun kapsamında rezervasyon hizmetlerinin seyahat acentacılığı mevzuatıyla bağlantılı olduğunu belirten Yücel, uluslararası platformların Türkiye’deki faaliyetlerinde TÜRSAB’ın da sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceEKONOMİ
5 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
5 gün önceEKONOMİ
5 gün önceSPOR
5 gün önceEKONOMİ
5 gün önceEMLAK
5 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.