İstanbul Sanayi Odası (İSO), haziran ayında açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasının ardından, orta ölçekli sanayi şirketlerini kapsayan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasının 2025 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, sanayi kuruluşlarının üretim, ihracat, finansman, AR-GE ve teknoloji alanındaki performansını ortaya koyarken, 2025’in sanayi açısından zorlu bir yıl olduğuna işaret etti.
Araştırmaya göre, sanayi kuruluşları 2025 yılında artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi ile yatırım iştahındaki yavaşlamanın etkisi altında faaliyet gösterdi. Üretimden satışlar, son üç yıldaki reel gerilemenin ardından 2025’te reel olarak yalnızca yüzde 0,2 arttı.
İSO 500’de görülen ihracat artışının aksine, İSO İkinci 500 kapsamındaki şirketlerin ihracatı yüzde 0,3 geriledi. Bu durumun toplam satış performansını sınırladığı ve küresel talepteki zayıflığın etkisini sürdürdüğü belirtildi.
Araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri finansman maliyetleri oldu. Verilere göre finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 87’ye yükseldi. Böylece sanayi kuruluşlarının elde ettiği kârın önemli bir bölümü finansman giderlerine ayrılmak zorunda kaldı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, finansman maliyetlerinin hem İSO 500 hem de İSO İkinci 500 şirketleri açısından en önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirterek, ekonomik yükün önemli ölçüde sanayi sektörünün üzerinde olduğunu ifade etti.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “İSO İkinci 500 araştırmamızın 2025 sonuçları, yalnızca sanayi kuruluşlarımızın performansını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin direncini, üretim azmini ve geleceğe dair potansiyelini de ortaya koymaktadır. Bu araştırma, yarının İSO 500’üne girmeye aday şirketlerimizin bugün hangi şartlar altında yoluna devam ettiğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir” dedi.
Bahçıvan, 2025’in küresel talebin zayıfladığı, finansmana erişimin zorlaştığı ve yüksek faiz ortamının üretim üzerinde baskı oluşturduğu bir dönem olduğunu belirterek, “Tüm bu olumsuzluklara rağmen sanayi kuruluşlarımız üretim çarklarını durdurmamış, yatırım arzusunu korumuş ve Türkiye ekonomisinin omurgası olmayı sürdürmüştür. Bu kararlılık, Türk sanayisinin en önemli gücüdür” ifadelerini kullandı.
Sanayinin rekabet gücünü artırabilmesi için dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, verimlilik, yüksek katma değerli üretim, teknoloji geliştirme ve küresel rekabet açısından uygun finansman imkanlarının stratejik önem taşıdığını söyledi.
Bahçıvan, sürdürülebilir büyüme, enflasyonla mücadele ve toplumsal refahın güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olacağını belirterek, üretim, yatırım, ihracat ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikaların önemine dikkat çekti.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ekonomi yönetimi tarafından açıklanan sanayiye yönelik finansman teşvik paketini de olumlu değerlendirdi.
Bahçıvan, “Sanayimizin finansman ihtiyacının ekonomi yönetiminin öncelikli gündem başlıkları arasına alınmasını ve güçlü bir finansman teşvik paketinin açıklanmasını son derece önemli buluyoruz. Rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi destekleyecek bu yöndeki adımların sürmesini temenni ediyoruz” dedi.
Açıklamasının sonunda sanayinin stratejik önemine dikkat çeken Bahçıvan, “Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır. Sanayiye sahip çıkmak; üretime, istihdama, ihracata, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

EKONOMİ
4 gün önceEKONOMİ
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.