İletişim dünyası, teknolojinin ve dijitalleşmenin etkisiyle her geçen gün daha hızlı değişiyor. Geleneksel medyanın yanı sıra sosyal medya ve dijital platformların da iletişimin temel kanalları haline gelmesi, markalar açısından yeni fırsatlar sunarken beraberinde daha stratejik bir yaklaşımı da zorunlu kılıyor. Bugün bir markanın yalnızca görünür olması değil, doğru mesajı doğru hedef kitleye ulaştırması, itibarını koruması ve güven oluşturması gerekiyor. HK PR Danışmanlık Kurucusu Havva Kızılırmak’a göre başarılı iletişim de tam olarak bu bütünsel yaklaşımın sonucunda ortaya çıkıyor. İletişimi başarılı kılan tek bir unsur olmadığını belirten Kızılırmak, iyi bir iletişim stratejisinin öncelikle kişi ve kurumların itibarını sistematik biçimde yönetmeyi ve korumayı hedeflediğini söylüyor.

HK PR Danışmanlık Kurucusu Havva Kızılırmak
Sektörde 14 yılı geride bırakan Kızılırmak, bu süre içerisinde PR dünyasının da önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekerek, “Günümüzün karmaşık ve yoğun bilgi akışı ortamında, iletişimi başarılı kılan tek bir unsurdan söz edemeyiz. İyi bir iletişim stratejisi, özünde kişilerin ve kurumların itibarını sistematik biçimde yönetmeyi ve korumayı hedefler ancak iletişimin başarısı; doğru mesajı, doğru bir analizle, doğru hedef kitleye ve doğru kanalda söylemekten geçer. İletişimin bu yolculuğunda başarı; içinde bulunduğumuz dijital çağın bir gereği olarak sosyal ve dijital medya kanallarına olan hakimiyetinizin, doğabilecek krizleri stratejik planlama ve proaktif yaklaşım ile yönetebilmenizin, güçlü bir network’e sahip olmanızın, empati ve etkin dinleme becerileriyle desteklediğiniz güvene dayalı ilişki kurma biçiminizin bir birleşimidir” ifadelerini kullanıyor.
Standartlaşmış iletişim hizmetleri yerine, markanın ihtiyaçlarına göre şekillenen, daha odaklı ve esnek stratejiler geliştirmek gerektiğini vurgulayan Kızılırmak, “PR danışmanlığı, mesleğe ilk başladığım zamanlarda ağırlıkla markaların medyada doğru biçimde konumlanmasına dayanıyordu. Bugün ise PR, medyada görünürlüğün ötesine geçen, çok yönlü bir dönüşüm geçirdi. Geleneksel medyaya eklenen yeni platformlarla kanal sayısının artması, gelişen sosyal medya ve dijitalleşme; yoğun etkileşimin olduğu, daha geniş bir bakış açısıyla daha zengin içerikler geliştirmemiz gereken bir dönemi başlattı. İletişim stratejilerinin daha verimli ve esnek olmasını gerektiren bu dinamik ortam bizi, standartlaşmış hizmetler yerine yüksek temaslı, odaklı stratejiler geliştirebilen; gelişmelere hızlı ve kararlı yanıt veren, kamuoyunu doğru analiz edebilen bir hizmet anlayışına yöneltti. Kriz iletişimi ve sürdürülebilir bir itibar yönetimi, PR danışmanlığında hep önemli oldu ama içinde bulunduğumuz dönemde bu kavramlar, daha stratejik biçimde yönetilmesi gereken alanlar haline geldi. Bugün veriyle desteklenen dijital dönüşümü artık daha iyi okumamız gereken bir dönemdeyiz” dedi.

İletişim dünyasının geleceğinde yapay zekânın önemli bir rol oynayacağı konusunda hemfikir olan Kızılırmak, teknolojinin insanın yerini alacağı düşüncesine ise katılmıyor. Ona göre yapay zekâ bilgi üretimini ve iletişim süreçlerini hızlandırırken, o bilginin anlamını ortaya çıkarmak ve insana dokunan bir hikâyeye dönüştürmek yine iletişimcinin sorumluluğunda olacak
Kızılırmak, teknolojinin sunduğu imkanların insan yaratıcılığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Teknolojinin ve özellikle yapay zekânın iletişimi hızlandırdığı bir dönemde insan dokunuşu ve hikâye anlatıcılığı çok daha değerli hale gelecek. Teknoloji bilgiyi üretmeyi her ne kadar kolaylaştırsa da o bilginin neden önemli olduğunu, ne hissettirdiğini ve insan hayatındaki karşılığını belirlemek hâlâ insana özgü bir alan. Bir başka deyişle, stratejiyi ortaya koyarak yapay zekaya doğru komutu veren ve ondan aldığı bilgiyi sezgi ve etik değerlendirmeden geçirerek ‘özgün’ hikâyelere dönüştüren yine iletişimcidir. Buradan hareketle geleceğin hikâye anlatıcılığına; teknolojiyi anlayan, ondan doğru yararlanmasını bilen, dijitalleşme ve insan yetkinliklerinin el ele verdiği bir liderliğin yön vereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
Kızılırmak’a göre geleceğin iletişiminde fark yaratacak en önemli unsurlardan biri de özgün hikâye anlatıcılığı olacak. İçerik üretmenin kolaylaştığı bir dönemde tüketicinin artık yalnızca bilgiye değil, anlam ve samimiyete de önem verdiğini belirten Kızılırmak, bu noktada gazetecilik geçmişinin önemli bir avantaj sağladığını düşünüyor. Kızılırmak, “Hikâye anlatıcılığının başarısını ise insanı merkeze alan özgün içeriklerle fark oluşturmak belirleyecektir. Bu noktada habercilik refleksi ve donanımının, farklı ve özgün içerik geliştirmede PR danışmanlığına değer kattığını söyleyebilirim. Ajansın kurucusu olarak uzun yıllar TRT, Star Haber ve Show Haber’de muhabirlik, haber müdürlüğü ve yönetmenlik görevlerini yürütmemin yanı sıra, gazeteci kökenli ve deneyimli bir ekiple çalışmam; haberciliğin insanı merkeze alan sorgulayıcı ve araştırıcı doğasının iletişim sektörünün yarını için ne kadar etkin sonuçlar doğurduğunu tecrübe etmemi sağladı. Anlam, değer ve tutarlılık arayan bilinçli bir tüketiciyle karşı karşıyayız ve bu nedenle geleceğin iletişim dünyasında güvene dayalı ilişkiler geliştirmede PR danışmanlığının taşıdığı önem, her zamankinden daha büyük olacaktır” diyor.
GÜNDEM KORİDORU
10 gün önceEKONOMİ
13 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceSPOR
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceEMLAK
13 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.