GEBKİM OSB ve Koruma Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve İKMİB Başkan Adayı Vefa İbrahim Aracı, küresel ticarette yaşanan gerilimlerin Türkiye’nin gıda arz güvenliği açısından kritik riskler barındırdığını belirtti.
Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne konuşan Aracı, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanıklık ve gübre piyasasındaki dalgalanmaların, tarımdan sanayiye kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu vurguladı.

Savaş ve jeopolitik gerilimlerin etkilerinin giderek derinleştiğini ifade eden Aracı, “Küresel ticaret hatlarında yaşanan gerilimler, enerji ve ham madde maliyetleri üzerinden hem enflasyonu hem de üretim dengelerini doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, sanayiden tarıma kadar uzanan geniş bir alanı etkileyen kritik bir başlık” dedi.
Bu sürecin Türkiye açısından en hassas yönlerinden birinin gıda arz güvenliği olduğuna dikkat çeken Aracı, özellikle gübrede dışa bağımlılığın riskleri artırdığını dile getirdi.

GEBKİM OSB ve Koruma Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı
Gübrenin tarımsal üretimde vazgeçilmez bir girdi olduğunu vurgulayan Aracı, “Özellikle üre gübresinde dışa bağımlılığın yüksek olması, küresel ticaretteki her dalgalanmanın maliyetlere hızla yansımasına neden oluyor. Bu tabloyu dikkatle yönetmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve kriz dönemlerinde hızlı hareket edebilme kabiliyetinin önemli bir avantaj olduğuna işaret eden Aracı, kamu ve özel sektör koordinasyonunun bu süreçte belirleyici olacağını söyledi.

Üre gübresinde gümrük vergisinin sıfırlanmasını değerlendiren Aracı, bu adımın kısa vadede piyasayı rahatlattığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.
“Vergi düzenlemesi doğru ve gerekli bir adımdır. Ancak fiyatları artıran tek unsur bu değil. Enerji maliyetleri, navlun, finansman giderleri ve küresel arz daralması aynı anda fiyatları yukarı çekiyor. Bu nedenle tek bir araçla tüm baskıyı ortadan kaldırmak mümkün değil” diyen Aracı, tedarik çeşitliliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
![]()
Artan maliyetlerin çiftçi davranışlarını değiştirebileceğine dikkat çeken Aracı, gübre yoğun ürünlerden kaçış riskine işaret etti.
“Çiftçinin buğday ve mısır gibi ürünlerden uzaklaşması, verim düşüşüyle birlikte gıda fiyatlarına yansıyan bir zincir oluşturabilir. Bu nedenle sürecin dikkatle izlenmesi gerekiyor” dedi.
Aracı, gıda enflasyonunun önüne geçmek için üç temel adımın hayati olduğunu belirtti:
“Tarımın sürdürülebilirliği ile kimya sanayinin kapasitesi birbirinden ayrı düşünülemez” diyen Aracı, orta vadeli üretim yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Sadece gübre değil, zirai ilaç tarafında da ciddi kırılganlıklar bulunduğunu belirten Aracı, özellikle Çin’e bağımlılığın risk oluşturduğunu söyledi.
“Zirai ilaçların aktif hammaddesinin büyük bölümü Çin’de üretiliyor. Küresel gelişmeler bu alanda da fiyat artışlarına ve tedarik sorunlarına yol açıyor. Bu durum çiftçinin maliyetlerini artırırken, yanlış kullanım riskini de beraberinde getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu alanda da destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurgulayan Aracı, aksi halde verim kaybı ve gıda enflasyonunun kaçınılmaz olabileceğini ifade etti.

Türkiye’nin zorlu coğrafi koşullara rağmen güçlü bir üretim geleneğine sahip olduğunu belirten Aracı, “Böylesi dönemlerde ülkelerin dayanıklılığı üretim gücü, tedarik çeşitliliği ve kriz yönetim kabiliyetiyle ölçülür. Türkiye bu anlamda güçlü bir duruş sergiliyor” dedi.
Türkiye’nin ticaret hatlarını açık tutmayı başardığını ve üretimden kopmadığını vurgulayan Aracı, mevcut dalgalanmaların yönetilebileceğine olan inancını dile getirdi.
Açıklamalarının sonunda bölgedeki gerilimin sona ermesi temennisinde bulunan Aracı, “Barış; güvenliğin, üretimin, ticaretin ve insanlığın ortak geleceği için en güçlü teminattır” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 Mart 2026KARİYER
18 Mart 2026GÜNDEM KORİDORU
18 Mart 2026EKONOMİ
18 Mart 2026