Türkiye, son yıllarda uluslararası öğrenci sayısındaki artışla yükseköğretimde küresel ölçekte dikkat çeken ülkeler arasında yer alırken, üniversiteler de uluslararasılaşma stratejilerini güçlendirmeye devam ediyor. İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir de Türkiye’de İş Dünyası’na yaptığı açıklamalarda, uluslararası öğrenci hareketliliğinin yükseköğretimin geleceğine katkısından kariyer odaklı eğitim anlayışına, proje ekosisteminden tercih dönemine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin yükseköğretimde sahip olduğu potansiyelin her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade eden Özdemir, üniversitelerin artık yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda öğrencileri küresel rekabete hazırlayan merkezler haline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası öğrenci hareketliliğinde önemli bir çekim merkezi haline geldiğini belirten İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir, uluslararasılaşmayı yalnızca yabancı öğrenci sayısıyla değerlendirmenin eksik olacağını ifade ederek şöyle konuştu:
“Türkiye’nin son yıllarda uluslararası öğrenci hareketliliğinde önemli bir merkez hâline gelmesini son derece olumlu ve stratejik bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Bugün Türkiye, sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, eğitim kalitesi, kültürel zenginliği ve coğrafi konumuyla dünyanın birçok ülkesinden öğrenciler için cazip bir eğitim destinasyonu haline gelmiştir. 14 yıldır faaliyet gösteren ve uluslararası bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden İstanbul Esenyurt Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Yaklaşık 15 bin öğrencimizin 8 bini, 97 farklı ülkeden gelen uluslararası öğrencilerden oluşuyor. Bu çeşitlilik üniversitemizi adeta küçük bir dünya hâline getiriyor. Farklı kültürlerden öğrencilerin aynı kampüste eğitim alması yalnızca akademik açıdan değil, sosyal ve kültürel açıdan da önemli kazanımlar sağlıyor. Biz uluslararasılaşmayı sadece yabancı öğrenci sayısının artması olarak görmüyoruz. Akademik iş birlikleri, Erasmus hareketliliği, ortak projeler, uluslararası konferanslar ve araştırma faaliyetleriyle küresel ölçekte daha görünür ve daha etkili bir üniversite olmayı hedefliyoruz. Son dönemde farklı ülkelerdeki üniversitelerle geliştirdiğimiz iş birlikleri de bu vizyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor.”
Üniversitelerin günümüzde sadece diploma veren kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayan Özdemir, öğrencilerin kariyer yolculuklarını destekleyen uygulamaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Günümüzde üniversitelerin görevi yalnızca diploma vermek değil, öğrencilerini değişen dünyanın ihtiyaçlarına hazırlamaktır. Bu nedenle öğrencilerimize akademik bilginin yanında kariyer, girişimcilik, proje geliştirme ve uluslararası deneyim fırsatları da sunuyoruz. Erasmus+ programları aracılığıyla öğrencilerimizin yurt dışında eğitim ve staj deneyimi kazanmalarını destekliyoruz. Bunun yanında uluslararası ortaklıklarımızı sürekli genişletiyor, öğrencilerimizin farklı ülkelerden akranlarıyla birlikte çalışabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Son yıllarda proje kültürünü geliştirmeye yönelik önemli adımlar attık. Erasmus+, TÜBİTAK, TEKNOFEST, ÜNİDES, Avrupa Birliği ve diğer ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına yönelik eğitimler, proje yazma çalışmaları ve başvurular gerçekleştiriyoruz. Üniversitemizde faaliyet gösteren Projeler Koordinatörlüğü ve Erasmus Koordinatörlüğü akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz için önemli bir destek mekanizması oluşturuyor. Bu eğitim-öğretim yılında yaklaşık 450 etkinlik gerçekleştirdik. Geleneksel Kariyer Günleri, CV hazırlama etkinlikleri, Game Jam Oyun Tasarım Maratonları, GENPROO Genç Projeciler Olimpiyatı, Teknoloji ve Yaratıcılık Zirvesi, öğrenci kongreleri ve teknik geziler gençlerimizin araştırma, inovasyon ve proje geliştirme becerilerini destekleyen önemli platformlar arasında yer alıyor.”
Tercih dönemindeki aday öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Özdemir, üniversite seçiminin uzun vadeli bir gelecek planlaması olduğunun altını çizerek şöyle konuştu:
“Tercih dönemi gençlerin hayatındaki en önemli karar süreçlerinden biridir. Aday öğrencilerimize öncelikle kendi ilgi, yetenek ve hedeflerini dikkate almalarını tavsiye ediyorum. Sadece puan odaklı değil, mutlu olacakları ve kendilerini geliştirebilecekleri bölüm ve programları tercih etmeleri büyük önem taşıyor. Tercih yaparken üniversitelerin akademik kadrolarını, uygulama imkânlarını, sektör bağlantılarını, uluslararası fırsatlarını ve kampüs yaşamını incelemek gerekir. Bölüm ve üniversite tercihi aslında bir yaşam tercihi anlamına gelir. İstanbul Esenyurt Üniversitesi olarak öğrencilerimize güçlü akademik kadro, uygulamalı eğitim anlayışı, sektör iş birlikleri, geniş burs olanakları, uluslararası öğrenci ortamı ve kariyer odaklı eğitim sunuyoruz. Öğrencilerimizin sadece mezun olmalarını değil; girişimci düşünebilen, araştıran, sorgulayan, proje üreten ve küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Gençlerimize tavsiyem; tercih edecekleri bölüm ve programları yalnızca bugünleri için değil, 10 yıl sonrasını düşünerek seçmeleridir. Çünkü doğru tercih, sadece bir bölüme değil, aynı zamanda geleceğe yapılan bir yatırımdır.”
EKONOMİ
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
30 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.