Türkiye’de ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı üretim ise 4,74 milyar kilovatsaat oldu. Toplam üretimin yaklaşık yüzde 27’sini karşılayan iki kaynak, yenilenebilir enerji yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Türkiye’de ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. İki kaynağın toplam üretimi 9,9 milyar kilovats saate ulaşırken, 36,71 milyar kilovatsaat olan toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 27’si güneş ve rüzgârdan sağlandı.
Yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi ve izin süreçleri alanında faaliyet gösteren ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, ulaşılan seviyenin uzun vadeli yatırımların elektrik üretimine katkısını ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı, bu ivmenin korunmasında proje geliştirme süreçlerinin etkin yönetilmesinin ve enerji sisteminin artan yenilenebilir üretime hazırlanmasının belirleyici olacağını vurguladı.

ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı
Yeni projelerin hayata geçirilmesinde yatırımın tüm aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Arıcı, lisanslama, çevresel değerlendirmeler, imar, arazi ve bağlantı süreçlerinin yatırımın devreye alınma takvimini doğrudan etkilediğini söyledi.
Arıcı, “Bir projenin yatırım gündemine alınması ile elektrik üretmeye başlaması arasında birbirine bağlı çok sayıda aşama bulunuyor. Bu aşamaların koordinasyon içinde yürütülmesi, yatırımcının finansman ve tedarik planını daha sağlıklı kurmasını sağlıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr potansiyelinden daha fazla yararlanabilmesi için kapasite hedeflerinin uygulanabilir proje takvimleriyle desteklenmesi gerekiyor” dedi.
Güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki payı arttıkça enerji sisteminin esnekliğinin de önem kazandığına dikkat çeken Arıcı, yeni üretim kapasitesinin şebeke yatırımlarıyla eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Arıcı, “Üretimi artırırken bu elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda ve noktada kullanılabilmesini de planlamalıyız. Yeni santrallerin devreye alınmasıyla şebekenin güçlendirilmesi eş zamanlı ilerlemeli. Depolama sistemleri, üretim tahmin teknolojileri ve talep yönetimi uygulamaları, değişken üretimin sisteme entegrasyonunu destekleyen önemli araçlar. Bu alanlarda atılacak adımlar, mevcut ve yeni kapasitenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından önem taşıdığını belirten Arıcı, güneş ve rüzgârın Türkiye’nin yerli kaynaklarla elektrik üretme kapasitesini güçlendirdiğini ifade etti.
Arıcı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Güneş ve rüzgâr, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla elektrik üretebilmesi açısından güçlü bir avantaj sunuyor. Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik arzındaki payının artması, ithal yakıt ihtiyacını azaltırken uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığımızı da güçlendiriyor. Ağustostaki rekoru, enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz.”
GÜNDEM KORİDORU
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026SPOR
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.