DOLAR 43,6564 0.01%
GBP 59,7410 0.25%
EURO 52,0600 0.24%
ALTIN 7.132,66-0,05
BIST 13.787,82-0,07%
BITCOIN 2944935-1.68403%
ETH 85461-2.94257%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

ÖZEL HABER
Gönül coğrafyamızın sınırlarını iyilikle genişletiyoruz
Gönül coğrafyamızın sınırlarını iyilikle genişletiyoruz

Gönül coğrafyamızın sınırlarını iyilikle genişletiyoruz

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG), yarım asrı aşkın tecrübesiyle Avrupa’dan dünyaya uzanan bir iyilik hareketi olarak 2025 yılını geride bıraktı. "İnsanlığa hizmet" şiarıyla çıkılan bu yolda, eğitimden insani yardıma, irşad faaliyetlerinden kurumsal yapılanmaya kadar pek çok alanda önemli kilometre taşları aşıldı. IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün ile bir araya gelerek, teşkilatın 2025 yılı performansını, sahadaki yansımalarını, gençlik çalışmalarını ve teşkilatın stratejik hedeflerini konuştuk.

11/02/2026 16:55
Gönül coğrafyamızın sınırlarını iyilikle genişletiyoruz

Öncelikle 2025 yılı İslam Toplumu Millî Görüş teşkilatları için nasıl geçti? Yılın genel bir değerlendirmesini “Birlikte Başardık” mottosu üzerinden nasıl özetlersiniz?

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Hamdolsun, davamızın bereketini ve kardeşliğimizin gücünü bir kez daha iliklerimize kadar hissettiğimiz bir yılı geride bıraktık. Bizim için “başarı”, rakamların ötesinde gönüllere dokunabilmek, Allah’ın rızasını kazanacak ameller ortaya koya[1]bilmektir. 2025 yılı, bu manada insan onurunu yüceltmeyi merkeze aldığımız, her yaş grubundan insanımıza ulaşma gayretimizi perçinlediğimiz bir yıl oldu. “Birlikte Başardık” derken, aslında bu hareketin en büyük gücü olan teşkilat disiplini ve tabanımızın samimiyetine atıf yapıyoruz. İnsanlığa hizmet etme idealimiz, sadece bir söylem değil, 2025 yılında da sahada ter dökerek ispat ettiğimiz bir eylemdir. Eğitimden kültüre, sanattan insani yardıma kadar toplumun manevi ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verirken, aslında kendi kulluk vazifemizi ifa etmenin derdindeydik. Bu yıl, Lüksemburg, Polonya ve Portekiz gibi yeni coğrafyalarda teşkilatlanma çalışmalarına bismillah dedik. Bu, sadece bir tabela asmak değil; o topraklara İslam’ın barış ve huzur mesajını, Millî Görüş’ün hizmet anlayışını taşımaktır. Lüksemburg’da açtığımız cami ve eğitim merkezi, Amerika’dan Danimarka’ya, İngiltere’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada hizmete giren külliyelerimiz, gönül coğrafyamızın sınırlarının haritalardan çok daha geniş olduğunu gösterdi. İdarecilerimizle yaptığımız her buluşmada, omuzlarımızdaki yükün ağırlığını ama bir o kadar da şerefini hatırladık, saflarımızı sıklaştırdık. Dolayısıyla 2025, birlik ve kardeşlik bağlarımızı çelikleştirdiğimiz müstesna bir yıl olarak kayıtlara geçti.

WhatsApp Image 2026 02 11 at 16.43.08

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün

“ŞURA, BİZİM İÇİN ORTAK AKLIN ZİRVESİDİR”

Teşkilatın kurumsal yapısının güçlendirilmesi adına 2025’te önemli adımlar atıldı. Özellikle Hagen’deki gerçekleştirdiğiniz Genel Kurulu ve IGMG Şurası’nın çıktıları nelerdir? Bu toplantılar teşkilatın geleceği için ne anlam ifade ediyor?

Kurumsallaşma, bir hareketin kalıcılığı ve sürdürülebilirliği için hayati öneme sahiptir. Bizler geçiciyiz, ancak bu dava ve kurulan müesseseler kıyamete kadar bakidir inşallah. Bu bilinçle, Olağan Genel Kurulumuzu Hagen’de büyük bir vakarla gerçekleştirdik. Burada sadece mali raporlarımızın ibra edilmesiyle yetinmedik; yaptığımız tüzük tadilatlarıyla başta Mütevelli Heyetimizin yetki ve sorumluluklarını daha net hale getirdik, denetim mekanizmalarımızı ise daha güçlü, daha şeffaf ve işlevsel bir yapıya kavuşturduk. Böylece teşkilatımızın hukuki ve idari altyapısını, hem çağın gereklerine hem de büyüyen kurumsal yapımıza uygun şekilde tahkim etmiş olduk. Delegelerimizin onayı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkemizin bir tecellisidir. Ancak 2025’in belki de en stratejik hamlesi IGMG Şurası’ydı. Şura, bizim için ortak aklın zirvesidir. Burada camiamızın vizyonunu, Avrupa Müslümanlarının geleceğini ve bilhassa gençlik alanındaki sorumluluklarımızı masaya yatırdık. Sadece “ne yaptık” sorusuna değil, “nereye gidiyoruz” ve “nasıl gitmeliyiz” sorularına cevap aradık. Mevcut durumun muhasebesini yapmanın ötesine geçerek, önümüzdeki on yılları şekillendirecek somut, ayakları yere basan eylem planları hazırladık. Bu şura, teşkilatımızın hantallaşmadan, dinamizmini koruyarak ve köklerine bağlı kalarak geleceğe yürüme iradesinin en net fotoğrafıdır.

sufism 1

Gençlik, her dönemde öncelikli gündeminiz. Ancak 2025 yılında gençlere yönelik çok daha spesifik ve veriye dayalı çalışmalar görüyoruz. Gençlik anketleri ve hayata geçirilen projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Gençlik, bir milletin hem istikbali hem de imtihanıdır. Biz gençlerimize “geleceğimiz” derken onları yarına öteliyoruz bazen; oysa onlar bizim “bugünümüzdür”. 2025 yılında ezbere konuşmak yerine, gençlerimizi dinlemeyi tercih ettik. Uzman kadrolarla gerçekleştirdiğimiz kapsamlı gençlik anketleri, bize sahadaki gerçekliği, gençlerimizin beklentilerini, endişelerini ve potansiyellerini tüm çıplaklığıyla gösterdi. Bu veriler ışığında yol haritamızı güncelledik. Bu anket bize gençlik adına umut veriyor. Mescid kampları ve sabah namazı buluşmalarıyla camiyi sadece namaz kılınan bir yer olmaktan çıkarıp, gençlerin hayatının merkezine, sosyalleşme alanına dönüştürdük. Ramazan’ın manevi iklimini iftar ve sahur programlarıyla gençlerimizin ruhuna nakşettik. Özellikle genç kızlarımız için başlattığımız “KGT Talks” programları, “Saflarda biz de varız” diyen hanım kardeşlerimizin sesine ses oldu. Onların dini ve manevi gelişimlerinin yanı sıra, toplumsal özgüvenlerini artıracak bir platform oluşturduk. Eğitim boyutunda ise Uluslararası Amsterdam Üniversitesi ile yaptığımız iş birliğiyle mentorluk eğitimleri düzenleyerek, gençlerimize akademik ve vizyoner ufuklar açtık. Genç İz Podcast serimiz ve Hilal Hitabet Yarışması gibi modern araçlarla, gençlerimizin kendi dilleriyle, kendi gündemlerini konuşmalarına zemin hazırladık. Binlerce gencimize sağladığımız burs ve yurt imkanları, üniversiteli gençlerimiz için düzenlediğimiz yaz ve kış kampları, sadece maddi bir destek değil; “”Siz okuyun, biz arkanızdayız” mesajının en somut halidir.

Brüksel’deki girişiminiz ve Gazze Deklarasyonu hakkında neler söylersiniz?

Yardım kolileri göndermek önemlidir ama zulmü durdurmak için sesinizi yükseltmek bir zorunluluktur. Avrupa’nın kalbi Brüksel’de, Avrupa’nın önde gelen İslami çatı kuruluşlarını bir araya getirerek tarihi bir inisiyatif aldık. Ortak bir irade beyanı olan “Gazze Deklarasyonu”nu yayınladık. Bu deklarasyonla, Filistinli kardeşlerimizin feryadını diplomatik ve siyasi arenada, uluslararası kamuoyuna duyurma sorumluluğunu üstlendik. Müslümanlar olarak parçalı değil, tek vücut olduğumuzu göstermek zorundayız. Bu toplantı, Avrupa Müslümanlarının ortak meselelerde birlikte hareket edebilme kabiliyetini göstermesi açısından da bir milattır.

8b3e8914 2c9f 4d78 b897 b0685b885ffc 560x373 1

Kadınlar Teşkilatı’nın çalışmaları da 2025’e damga vurdu. Hem manevi eğitimler hem de sanatsal faaliyetler noktasında nasıl bir yıl geçti?

Kadınlar Teşkilatımız, bu davanın en fedakâr, en gayretli kanadıdır. Onların elinin değdiği her iş bereketleniyor. 2025 yılında düzenledikleri Kur’an-ı Kerim Tilavet Yarışmaları ile binlerce Kur’an sevdalısını bir araya getirdiler. O salonlardaki manevi atmosferi tarif etmek imkansızdır; ancak yaşanır. Ancak sadece tilavetle kalmadık; idarecilerimize ve hanım kardeşlerimize yönelik yatılı eğitim programları ve seminerlerle onların donanımını artırdık. Özellikle aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi adına Avrupa’nın dört bir yanında aile danışmanlarımızla çok kıymetli çalışmalar yürüttük. “İhsan Sohbetleri” ile iş kadınlarımıza ve akademisyenlerimize ulaştık. Toplumda Müslüman kadının varlığını ve katkısını görünür kılmak için yapılan sokak aksiyonları çok ses getirdi. Kültürel mirasımıza sahip çıkma adına Hüsn-i Hat, Tezhip, Ebru, Musiki ve Ney kurslarımız, Osmanlıca eğitimlerimiz, estetik zevkimizin ve medeniyet tasavvurumuzun yeni nesillere aktarılmasında köprü oldu. Sanat Haftası’nda sergilenen eserler, Müslümanların zarafetini ve yeteneğini tüm topluma gösterdi.

0JX0KS0NEUV7n9HXz3WxNeS161WQGiDXEBpElqx5

“İNSANLARI SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEĞE HAZIRLAMAYI HEDEFLEDİK”

IGMG denilince akla gelen ilk hususlardan biri de “Mağdur ve Mazlumun Yanında Olmak”. Hasene insani yardım faaliyetleri kapsamında 2025’te neler yapıldı?

Özellikle Gazze konusundaki hassasiyetinizi biliyoruz. Bizim inancımızda, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyuran bir Peygamberin ümmeti olmak vardır. Bu bilinçle hareket ediyor, iyiliği sınırlarla kayıtlı bir faaliyet olarak görmüyoruz. Hasene Derneğimiz aracılığıyla 2025 yılında da kurban, kumanya ve zekât kampanyalarımız kapsamında yaklaşık 100 ülkede ihtiyaç sahiplerine ulaştık. Bu çalışmalar yalnızca gıda yardımı olmanın ötesinde; “Sizi unutmadık, kardeşliğimiz sürüyor” mesajının sahadaki en somut karşılığıdır. Gazze ise yüreğimizde açılmış en derin yaralardan biridir. Gazze’de yaşanan vahşet karşısında sessiz kalmamız mümkün değildi. Tüm zorluklara rağmen bölgeye ulaştırdığımız yaklaşık 1 milyon konserve et ile açlıkla imtihan edilen kardeşlerimizin sofralarına bir nebze olsun katkı sunmaya çalıştık. Yardımlarımız sadece gıda ile sınırlı kalmadı; eğitim, sağlık, barınma ve acil insani yardım alanlarında toplamda yaklaşık 15 milyon avroluk bir destek hacmine ulaştık. Bunun yanı sıra Sudan’daki insani krize hızlı ve etkin bir şekilde müdahale ettik. Suriye’de hayata geçirdiğimiz Hasene Köy Kompleksi ile uzun yıllardır çadır hayatına mahkûm edilen kardeşlerimize, onurlarını muhafaza ede[1]bilecekleri kalıcı ve güvenli yaşam alanları sunduk. Açtığımız su kuyuları, yürüttüğümüz yetim destek programları ve kalkınma projeleriyle yalnızca anlık ihtiyaçlara cevap vermeyi değil; insanları kendi ayakları üzerinde durabilecekleri sürdürülebilir bir geleceğe hazırlamayı hedefledik. Bizim için asıl olan, balık vermenin ötesinde balık tutmayı da öğretebilmektir.

depositphotos 113902752 stock photo silhouete of mosque at sunset

Eğitim ve İrşad faaliyetleri teşkilatın omurgasını oluşturuyor. 2025 yılında bu alanda ne gibi yenilikler ve başarılar elde edildi? Helal gıda konusundaki gelişmeler nelerdir?

Eğitim, bizim için beşikten mezara kadar süren bir süreçtir. Cami ana sınıflarımızdan başlayarak, çocuk kulüpleri, İslami ilimler kursları ve resmi eğitim kurumlarımızla on binlerce talebeye dokunduk. Çok önemli bir proje olan “Kalam” kurslarımızla, İslam’la yeni şereflenen ihtida etmiş kardeşlerimize, kendi dillerinde, onların kültürel kodlarına uygun eğitim materyalleri sunduk. Bu, tebliğ metodolojimiz açısından çok kıymetlidir. Ayrıca engelli kardeşlerimiz için Braille alfabesi (kabartma yazı) ve işaret dili programları geliştirerek “Erişilebilir Eğitim” ilkesini hayata geçirdik. İrşad alanında, 37. Avrupa Kur’an-ı Kerim Tilavet Yarışması ile Avrupa semalarını Kur’an sadalarıyla yankılandırdık. Genç hafızlarımıza ve İmam Hatiplerimize icazetlerini takdim ederek, mihraplarımızı ve minberlerimizi emin ellere teslim etmenin huzurunu yaşadık. Düzenlediğimiz “İmamlık Forumu” ile Avrupa’da yetişen genç imamlarımızın misyonunu, karşılaştıkları sorunları ve gelecek perspektiflerini masaya yatırdık. Helal gıda konusunda ise tavizsiz duruşumuzu sürdürüyoruz. Avrupa Helal Sertifikalandırma Kurumumuz, 2025 yılında Türkiye Cumhuriyeti Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) tarafından akredite edilerek, güvenilirliğini uluslararası arenada tescilledi. Bu, sofrasına koyduğu lokmanın helalliğinden emin olmak isteyen kardeşlerimiz için büyük bir güvencedir.

Perspektif 267 Seite 13

2025 faaliyet özetinde dikkat çeken bir diğer husus kültür ve sanat. Bu alandaki çalışmalarınızın amacı nedir?

Bir toplumu ayakta tutan yalnızca ekonomik güç ya da siyasi örgütlenme değildir. Kültür ve sanat damarları kurumuş bir toplum nefes almakta zorlanır. Biz, kendi medeniyet değerlerimizi Avrupa’nın merkezinde yaşatmak ve aynı zamanda bu değerleri içinde yaşadığımız topluma tanıtmakla mesul olduğumuzun bilincindeyiz. Bu anlayışla, kültürel mirasımıza sahip çıkmak adına Hüsn-i Hat, Tezhip, Ebru, Musiki ve Ney kursları ile Osmanlıca eğitimleri düzenliyoruz. Bu çalışmalar, estetik zevkimizin ve medeniyet tasavvurumuzun yeni nesillere aktarılmasında güçlü birer köprü vazifesi görüyor. Sanat Haftası kapsamında sergilenen eserler ise Müslümanların zarafetini, üretkenliğini ve sanattaki derinliğini tüm topluma göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. Bununla birlikte, kitap fuarlarında aktif olarak yer alıyor; yayınevimiz aracılığıyla onlarca kitap, dergi ve gazete neşrederek fikrî dünyamızı besliyoruz. Yerel dillerde yapılan yayınlarımız sayesinde, yaşadığımız toplumla entelektüel bir diyalog kuruyor, karşılıklı anlayışı güçlendiriyoruz. Özbekistan’dan Endülüs’e, Kudüs’ten Bosna’ya uzanan kültür rotalarımız ise yalnızca turistik gezilerden ibaret değildir. Bu programlar, özellikle gençlerimize “Siz köksüz değilsiniz; büyük ve köklü bir medeniyetin varislerisiniz” mesajını sahada ve yaşayarak vermenin en etkili yoludur. Tarihle, kültürle ve kardeşlikle buluşan on binlerce insanımız, bu yolculuklardan kimliklerine daha sıkı sarılarak dönmektedir.

images 7

Son olarak, faaliyet raporunun dışında, IGMG’nin önümüzdeki 10-20 yıllık süreçteki gelecek perspektifine dair vizyonunuzu sormak istiyoruz. Avrupa’da Müslümanların geleceğini ve IGMG’nin buradaki rolünü nasıl görüyorsunuz?

Bu çok hayati bir soru. Biz IGMG olarak günü kurtarmanın değil, asırları inşa etmenin derdindeyiz. Gelecek perspektifimizi “Yerlilik ve Kurumsallık” kavramları üzerine bina ediyoruz. Önümüzdeki süreçte IGMG, Avrupa’nın yerli bir unsuru, bu toprakların asli bir parçası olduğu gerçeğini daha güçlü bir şekilde hissettirecektir. Artık “göçmen işçi” psikolojisinden tamamen sıyrılmış, yaşadığı ülkenin diline, kültürüne, hukukuna hakim, ancak kendi inanç değerlerinden taviz vermeyen, özgüvenli bir “Avrupalı Müslüman” kimliğinin inşası önceliğimizdir. Biz buna “Müslümanca yaşamak ve yaşatmak” diyoruz. Gelecek vizyonumuzda, kurumsal yapımızın devletler ve sivil toplum nezdinde vazgeçilmez bir sosyal partner haline gelmesi var. Eğitimde anaokulundan üniversiteye kadar kendi müfredatını ve ekolünü oluşturmuş, hukukta Müslümanların haklarını en üst perdeden savunan, sanatta ve estetikte söz sahibi olan, sadece Müslümanların değil, tüm toplumun sorunlarına (çevre, aile, adalet) İslami referanslarla çözümler üreten bir teşkilat yapısını hedefliyoruz. Cami merkezli hayatı korurken, hayatın her alanına (akademi, iş dünyası, medya, siyaset) nüfuz eden nitelikli kadrolar yetiştireceğiz. Hedefimiz, İslam’ın rahmet mesajının Avrupa’nın her sokağında hissedildiği, önyargıların eridiği ve Müslümanların bu toplumun huzur ve güven kaynağı ola[1]rak görüldüğü bir gelecektir. IGMG, bu büyük dönüşümün lokomotifi, aklı ve vicdanı olmaya devam edecektir. Rabbim istikametimizi bozmasın, gayretimizi artırsın.

En az 10 karakter gerekli