DOLAR 43,9820 0.02%
GBP 59,0890 0.06%
EURO 51,4862 -0.01%
ALTIN 7.527,25-0,11
BIST 13.346,43-2,71%
BITCOIN 30531875.84941%
ETH 900726.20257%
İstanbul
11°

KAPALI

ÖZEL HABER
Gentaş Kimya’dan “Yeni Silahları” novalak reçine ve akrilik…
Gençleşmiş yaşlıların şerrinden kime sığınacağız?

Gençleşmiş yaşlıların şerrinden kime sığınacağız?

02/03/2026 15:46
Gençleşmiş yaşlıların şerrinden kime sığınacağız?

“10 yıl daha dayanın, bir daha ölmezsiniz…”

“Yaşlanma kaderimiz değil, biyolojik bir arıza…”

Bu sözler ABD’deki köklü genetik merkezi Jackson Laboratory’de görev yapan Türk Profesör Derya Unutmaz’a ait.

Derya Hoca’nın açıklamaları geçen Kasım ayından beri, gazetelerde, televizyonlarda, internet sitelerinde ve tabii sosyal medyada yer alıyor.

Zaman zaman da köpürtülüyor. Hocanın söylediklerinin özeti şu: “Yapay zekâ sayesinde 2040-45’te yaşlanmayı geri döndürmek mümkün olacak. 100 yaşındaki biri 30 yaşındaki biyolojik durumuna geri dönecek…”

Derya Hoca, “Bu gerçekleşirse, siyasal, toplumsal ve ekonomik etkileri nasıl olur?” türünden soruları, “Bunları cevaplamak benim işim değil” diye savuşturuyor.

Geçen aylarda yaş ortalaması yükselirse olabileceklere dair “Müjde, emeklilik yaşı 100 olacak” başlığıyla bir yazı yazmıştım.

Şimdi de konuyu gençleşmiş yaşlılar ekseninde ele alalım. Yılların tecrübesi, olgunluğu gibi olumlu faktörlerin yanında, hayal kırıklıkları ve pişmanlıkları da göz önünde bulundurup düşünelim…

Zihin yaşı 90 iken 30 yaşındaki birinin bedenine sahip kişilerin akıl sağlığı nasıl etkilenir?

Muhteris ama muktedir olmayan ihtiyarların gençliklerinde yaptıkları ya da yapmadıkları ile ilgili pişmanlıklarını dile getirmek için kullandıkları “Şimdiki aklım olsaydı” deyimini göz önünde bulundurarak, muhteris ihtiyar zihnine sahip ve artık muktedirleşmiş genç bedenlerin yapabileceklerini bir düşünün…

Eugene McCarthy’nin “Bizi bürokrasinin yıkıcılığından kurtaran tek şey onun yavaşlığıdır” sözünden ilhamla, “Bizi ihtiyarların hayal kırıklıklarının yıkıcılığından koruyan tek şey onların bedeni yetersizlikleridir” diyebilir miyiz? Ve gençleşmiş yaşlıların toplumsal düzene ne gibi olumsuz etkileri olur?

Tüm bu olumsuz sorulardan sonra bilgi, deneyim ve olgunluk düzeyi yüksek ihtiyar zihinlere sahip genç bedenlerin olumlu etkileri de olacaktır. Bunlar nasıl ve hangi biçimlerde tezahür edebilir?

Hülasa, gençleşmiş yaşlıların olduğu dünya nasıl olur?

Bu soruları ChatGPT’ye sordum.

Yapay zekânın verdiği cevapları özetleyerek sunuyorum:

“İnsan zihni, bedeniyle uyumlu bir zaman algısına sahiptir. 90 yıllık hafıza, kayıplar, pişmanlıklar, travmalar ve alışkanlıklarla şekillenmiş bir bilinç; 30 yaşındaki bir bedenin dürtüleri, hormonları ve enerjisiyle çatışabilir. Sonuçta kimlik krizi, geçmişte yaşayan bir bilinç, uzayan hayatın anlamını yitirmesiyle doğabilecek depresyon ve ‘kaybettiklerimi geri almalıyım’ düşüncesiyle takıntılı bir telafi dürtüsü ortaya çıkabilir.

‘Şimdiki aklım olsaydı’ ve ‘yeniden güç’ tehlikeli bir bileşim olabilir. Hırslı ama güçsüz ihtiyarlar, güç kazanırsa ne olur, sorunuz çok önemli. Yaşlılık çoğu zaman, fiziksel sınırlama, enerji düşüşü, riskten kaçınma, hırsın törpülenmesi gibi dengeleyici bir fren mekanizmasıdır. Eğer bu fren kalkarsa, eski kinler yeniden canlanabilir, bastırılmış iktidar arzusu geri dönebilir, ‘hayatımı telafi etmeliyim’ saplantısı güçlenebilir, politik ve ekonomik alanda agresif rövanşçılık artabilir.

Bu noktada sizin benzetmeniz çok yerinde: ‘Bizi ihtiyarların hayal kırıklıklarının yıkıcılığından koruyan şey bedenlerinin sınırlılığıdır.’ Bu sınır kalkarsa, geçmişin öfkesi geleceğe hükmedebilir.

Eğer yaşlılar ölmez ya da gençleşerek iktidarda kalırsa, gençler için sosyal tıkanma oluşur, kariyer, statü ve güç alanları kapanır, kuşak çatışması yumuşak değil sert hale gelir, ‘Sonsuz bekleme’ hissi radikalleşmeyi körükleyebilir. Ama olumlu bir senaryo da mümkün…

Derin deneyime sahip üretken bireyler sayesinde bilim, sanat, felsefe ve eğitimde altın çağ yaşanabilir. Sabırlı ama enerjik liderlik gençliğin aceleciliği ile yaşlılığın temkinliliği dengelenebilir. Kurumsal hafıza güçlenir; toplum, geçmiş hataları daha az tekrar edebilir. İnsan ömrü, anlam üretme açısından genişler; daha çok keşif, daha çok öğrenme, daha çok katkı mümkün olur.

Hangisinin olacağını teknoloji değil, insanın karakteri belirler.”

En az 10 karakter gerekli