YAPDER tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı’nda “Yeşil Ekonomi Ödülü”ne layık görülen Mahkeme Lokantası Kurucusu Emin Selim Akgül, gastronomi dünyasında yerelliğin ve geleneğin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tarihi Yarımada’nın simge mekanlarından birini yöneten Akgül, modern dünyanın “şov” odaklı mutfak anlayışına karşı “sadakat ve temizlik” vurgusu yaptı.
İstanbul’un tarihi dokusunu mutfağına taşıyan Karaköy’deki Mahkeme Lokantası, sürdürülebilir tarıma ve yerel üreticiye verdiği destekle Yeşil Ekonomi Ödülü’nün sahibi oldu. Ödül töreninde konuşan Emin Selim Akgül, restoran işletmeciliğini sadece bir ticaret değil, bir “hafıza koruma” görevi olarak gördüklerini ifade etti.
Gastronomide başarının anahtarının yerel üreticiyi desteklemekten geçtiğini belirten Akgül, lokantalarında ve gurme marketlerinde kullandıkları yan ürünlerde önceliği her zaman yerli çiftçiye verdiklerini söyledi. Akgül, “Yerel üreticilerimizin bize sağladığı ürünler aslında bizim kültürel mirasımızdır. Çiftçimize maddi katkı sunmak, onların ayakta kalmasını sağlamak sadece ekonomik bir iş değil, toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Modern gastronominin “tabaktaki şov” odaklı gelişimine mesafeli durduğunu dile getiren Emin Selim Akgül, geleneksel esnaf lokantası ruhunu korumanın zorluklarını şu sözlerle anlattı:
“Yeni gelen aşçılar bazen farklı şovlar yapmaya çalışıyor, bu benim hiç hoşuma gitmiyor. İnsanlar yeni tatlar arıyor olabilir ama bunu mirasımıza sahip çıkarak yapmalıyız. Bizim önceliğimiz mutfağımızın çok temiz olması ve tüm ürünlerimizin taze olmasıdır. Geleneksel mutfağımıza sadık kalarak ayakta durmaya devam ediyoruz.”
Türk mutfağının dünyada hak ettiği değeri görmesi için “lezzet” ve “hikaye” kavramlarının ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan Akgül, “Bir yere yemek yemeye giderken ilk aklımıza gelen şey lezzettir. Lezzeti her zaman ön planda tutmalıyız. Ancak millet olarak vizyoner bir yapımız var; sunum ve görsel de bu lezzeti taçlandıran unsurlardır” ifadelerini kullandı.

Geleceğin gastronomisinde sürdürülebilirliğin geçici bir moda olmadığını hatırlatan Selim Akgül, tarıma dönüşün hayati önemine dikkat çekti:
“Bugün ekonomi programlarında bile tarıma, çiftçiliğe geri dönmemiz gerektiği anlatılıyor. Yerel ürünlerin üretimine ağırlık vermek sadece bir restoranın hayatta kalması için değil, insanlığın devam etmesi için bir zorunluluktur.”
GÜNDEM KORİDORU
20 saat önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceKARİYER
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceEKONOMİ
23 gün önce