İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca emisyonların azaltılmasını değil; finansman modellerinden üretim biçimlerine, şirket raporlamalarından kentlerin geleceğine kadar geniş bir dönüşümü beraberinde getirdi.
COP31’e doğru ilerleyen süreçte iş dünyasının karşı karşıya olduğu yeni yükümlülükler ve yatırım fırsatları da daha görünür hale geldi. Bu haftanın kitap seçkisinde, iklim ekonomisini ve yeşil dönüşümü farklı yönleriyle ele alan beş eser yer aldı.
Serkan Cantürk, ekonomide yaşanan değişimi dijital, ekolojik ve psikolojik dönüşüm üzerinden ele aldı. Geleneksel büyüme anlayışının iklim krizi, teknoloji ve değişen yatırım modelleri karşısında neden yetersiz kaldığını değerlendirdi.
Kitapta döngüsel ekonomi, yeşil finans, karbon nötr üretim, finansal teknolojiler ve Türkiye’nin gelecek dönem stratejileri aynı çerçevede incelendi. Şirket örnekleri üzerinden üretimin, finansmanın ve tüketimin nasıl yeniden şekillendiği anlatıldı.
COP31 gündemini yalnızca çevre politikalarıyla sınırlamadan ekonomi, sanayi ve teknoloji ekseninde değerlendirmek isteyenler için kapsamlı bir başlangıç sundu.
Eylül 2026’da yayımlanan kitap, sürdürülebilir finansın teorik temelleri ile uygulama alanlarını bir araya getirdi. Döngüsel ekonomi, yeşil büyüme, sürdürülebilirlik raporlaması, bankacılık ve yerel yönetimlerin finansman ihtiyaçları eserin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye’de tasarrufların, finansal erişimin, turizmin ve bankacılık sektörünün sürdürülebilir dönüşümdeki rolü de farklı bölümlerde değerlendirildi.
COP31 sürecinin en önemli tartışmalarından biri olacak iklim finansmanını Türkiye’deki sektörler ve kurumlar üzerinden takip etmek isteyenler için güncel bir kaynak oluşturdu.

Kitap, doğrusal ekonominin “al, kullan ve at” modelinden kaynakların sistem içinde tutulduğu döngüsel yapıya geçişi yönetim perspektifiyle inceledi.
Geri dönüşüm teknolojileri, atık yönetimi, döngüsel ekonomi stratejileri, politika ve düzenlemeler kitabın temel konularını oluşturdu. Şirketlerin çevresel hedefleri iş süreçlerine nasıl taşıyabileceği ve kaynak verimliliğini nasıl artırabileceği değerlendirildi.
COP31 kapsamında öne çıkan sıfır atık yaklaşımını işletmelerin yönetim kararlarıyla buluşturması, eseri seçkinin dikkat çeken çalışmalarından biri haline getirdi.

Çiğdem Tuğaç, kentleri iklim krizinin hem en yoğun hissedildiği alanlar hem de çözümün geliştirilebileceği merkezler olarak ele aldı.
Kitapta enerji verimliliği, ekolojik kent tasarımı, akıllı şehirler, dijital dönüşüm, iklim dirençliliği ve yenilikçi finansman araçları değerlendirildi. Türkiye’deki iklim politikaları ile dünyadaki kent uygulamaları karşılaştırmalı biçimde incelendi.
COP31 görüşmelerinde yerel yönetimlerin, kent yatırımlarının ve iklim uyum politikalarının neden daha fazla önem kazanacağını anlamak isteyenler için güçlü bir çerçeve sundu.
Serhat Bıçakçı, yapay zekâyı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil, şirketlerin karar mekanizmalarını ve iş yapış biçimlerini dönüştüren yeni bir yapı olarak ele aldı.
Kitapta veri kullanımı, müşteri deneyimi, liderlik, ürün geliştirme ve organizasyon kültürü gibi başlıklar öne çıktı. Yapay zekâ yatırımlarında fark yaratacak unsurun yalnızca kullanılan araçlar değil, teknoloji ile insan becerisini bir araya getiren şirket modeli olduğu vurgulandı.
Eser, yapay zekâ gündemini teknik ayrıntıların ötesinde rekabet, yönetim ve kurumsal dönüşüm açısından değerlendirdi.
Bu haftanın öncelikli kitabı Dönüşüm Ekonomisi oldu. Dijitalleşme, döngüsel ekonomi, yeşil finans ve karbon nötr üretimi aynı çerçevede ele alan eser, COP31 gündemini iş dünyasının geleceğiyle buluşturdu.
GÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 Ekim 2026EKONOMİ
16 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
16 Ekim 2026EKONOMİ
16 Ekim 2026SPOR
16 Ekim 2026EKONOMİ
16 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.