ORKA Banyo Pazarlama Müdürü Ayça Yılmaz, büyük ölçekli konut projelerinde değişen banyo beklentilerini, yüksek adetli üretim ve lojistik süreçlerini, modüler çözümleri, sürdürülebilirlik çalışmalarını ve proje kanalının geleceğini değerlendirdi.
ORKA Banyo, büyük ölçekli projelerde banyoyu stratejik alan olarak konumlandırıyor. ORKA Banyo Pazarlama Müdürü Ayça Yılmaz, büyük ölçekli konut projelerinde banyonun artık yalnızca tamamlayıcı bir alan olmaktan çıktığını belirterek; tasarım, dayanıklılık, üretim kapasitesi, lojistik ve satış sonrası hizmetin proje başarısında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, ORKA Banyo’nun yıllık 750 bin modül üretim kapasitesi ve yaklaşık 20 bin metrekarelik depo ve lojistik alanıyla yüksek hacimli projelere çözüm sunduğunu ifade etti.
Konut projelerinde banyo, günlük yaşamda konforun ve kalite algısının en yoğun hissedildiği alanlardan biri haline geliyor. Özellikle metrekaresi sınırlı konutlarda tüketiciler, alanı verimli kullanırken depolama ihtiyacını karşılayan, kolay kullanılan, dayanıklı ve uzun ömürlü çözümler bekliyor. Büyük ölçekli gayrimenkul projelerinde ise bu beklentinin yüzlerce hatta binlerce konutta aynı kalite standardıyla karşılanması gerekiyor.
ORKA Banyo Pazarlama Müdürü Ayça Yılmaz, son kullanıcı beklentilerindeki bu değişimin proje geliştiricilerinin kararlarına da doğrudan yansıdığını belirterek, banyo seçiminde tasarım kadar üretim gücü, termin disiplini ve satış sonrası hizmetin de önem kazandığını söyledi.
Yılmaz, “Banyo, konutta günlük konforun ve kalite algısının en belirgin biçimde hissedildiği alanlardan biri. Bugün tüketiciler metrekaresi sınırlı olsa bile yeterli depolama alanı, kullanım kolaylığı, konfor ve dayanıklılığı bir arada arıyor. Büyük ölçekli projelerde bu beklentinin yüzlerce ya da binlerce konutta aynı kalite düzeyiyle karşılanması gerekiyor” dedi.
ORKA Banyo olarak farklı ölçü ve fiyat gruplarına uyarlanabilen ürün seçeneklerini ıslak mekân uzmanlığıyla bir araya getirdiklerini aktaran Yılmaz, üretim, lojistik ve satış sonrası hizmet gücüyle proje geliştiricilerin ihtiyaçlarına yanıt verdiklerini ifade etti.
Büyük ölçekli projelerde banyo mobilyası tedarikçisi seçilirken yalnızca ürün fiyatının değil, toplam çözümün değerlendirmeye alındığını belirten Yılmaz, fiyat-performans dengesinin önemli olmakla birlikte proje ölçeğinde farklı kriterlerin de belirleyici hale geldiğini söyledi.
Yılmaz’a göre ürün kalitesi, tasarım ve ölçü esnekliği, yüksek adetli talepleri karşılayabilecek üretim kapasitesi, terminlere uyum ve satış sonrası hizmet, güvenilir bir proje ortağını belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
“Yüzlerce konutu kapsayan bir projede küçük bir aksaklık bile uygulama programını ve maliyetleri etkileyebiliyor. Bu nedenle tedarikçinin tecrübesi ve güvenilirliği öne çıkıyor. Proje geliştiricileri aynı zamanda ortak tasarım dilini farklı metrekare ve bütçe gruplarına taşıyabilen markalar arıyor” diyen Yılmaz, ıslak mekâna uygun malzeme kullanımı, kolay bakım ve uzun ömrün de konut tesliminden sonraki kullanıcı memnuniyetinde önemli rol oynadığını kaydetti.
ORKA Banyo’nun bu dengeyi modüler ürün portföyünü üretim, lojistik ve satış sonrası hizmet kabiliyetiyle tamamlayarak kurduğunu belirten Yılmaz, böylece projelerin bütçe ve takvimine uyulurken tasarım ve kullanım kalitesinin de korunabildiğini dile getirdi. Yüksek adetli siparişlerde kalite ve termin birlikte yönetiliyor . Yüzlerce konuta aynı kalitede ürünün zamanında ulaştırılmasının büyük projelerde kritik bir planlama gerektirdiğine dikkat çeken Yılmaz, yüksek adetli siparişlerde kalite ve termin yönetiminin sipariş aşamasından başlayarak bütün süreç boyunca ele alınması gerektiğini söyledi.
Bunun için sipariş kapsamının eksiksiz biçimde netleştirilmesi, kalite kriterlerinin önceden belirlenmesi ve üretim ile sevkiyat takviminin şantiye programıyla eşleştirilmesinin önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, büyük projelerde teslimatların çoğu zaman etaplar halinde gerçekleştirildiğini belirtti.
Yılmaz, “Satın alma, üretim planlama, depo ve lojistik ekiplerinin aynı takvim doğrultusunda ilerlemesi gerekiyor. Sahadaki olası değişikliklerin ilgili birimlere hızla aktarılması da planın güncel tutulmasını sağlıyor” dedi.
Yüksek adetli siparişleri tek seferlik bir üretim işi olarak görmediklerini vurgulayan Yılmaz, her etabı kendi teslimat ve uygulama koşulları içinde takip ettiklerini ve projenin başlangıcından son sevkiyata kadar koordinasyonu sürdürdüklerini aktardı.

ORKA Banyo Pazarlama Müdürü Ayça Yılmaz
ORKA Banyo’nun yüksek hacimli proje taleplerini karşılamasında üretim altyapısının önemli bir rol oynadığını belirten Yılmaz, yüksek otomasyonla çalışan fabrikalarının yıllık üretim kapasitesinin 750 bin modüle ulaştığını açıkladı.
Sipariş, hammadde, stok ve üretim verilerinin dijital altyapı üzerinden birlikte takip edildiğini söyleyen Yılmaz, kapasite planlamasının teslimat programına göre yapıldığını belirtti.
Üretim hattındaki kalite kontrol sistemlerine de değinen Yılmaz, “Üretim hattında bir hata algılandığında sistem otomatik olarak duruyor. Böylece sorun sonraki aşamalara taşınmadan müdahale edebiliyoruz. Montaj, paketleme ve son kalite kontrollerindeki uzman denetimi de otomasyonun sağladığı hassasiyeti tamamlıyor” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 20 bin metrekarelik depo ve lojistik alanının ürünlerin proje programına uygun şekilde sevk edilmesini desteklediğini belirten Yılmaz, bu altyapının yüksek hacimli siparişlerde miktar ve termin beklentilerinin karşılanmasına katkı sunduğunu söyledi.
Büyük projelerde farklı daire tipleri, metrekareler ve bütçeler arasında ortak bir tasarım dilini korumanın önemli bir ihtiyaç olduğunu belirten Yılmaz, ORKA Banyo’nun modüler ürün yaklaşımının bu ihtiyaca yanıt verdiğini ifade etti.
Her dairenin banyo ölçüsü, yerleşimi ve depolama ihtiyacının farklılaşabildiğini aktaran Yılmaz, proje genelinde ise aynı tasarım kimliğinin ve kalite standardının korunmasının beklendiğini söyledi.
Ürün portföyünde yer alan alt ve üst dolaplar, aynalar, lavabolar ve tamamlayıcı unsurların mekânın ölçüsü, kullanım ihtiyacı ve hedeflenen fiyat grubuna göre farklı kombinasyonlarla eşleştirilebildiğini belirten Yılmaz, bu sayede kompakt banyolardan daha geniş alanlara kadar farklı gereksinimlere çözüm sunabildiklerini kaydetti.
Bu yaklaşımın her daire tipi için ayrı bir ürün geliştirme ihtiyacını azaltırken projenin ortak tasarım ve kalite standardının korunmasına olanak tanıdığını ifade etti.
Banyoda tek merkezden tedarik, proje yönetimini kolaylaştırıyor . Banyo mobilyasının yanı sıra vitrifiye, armatür ve aksesuarların farklı tedarikçilerden temin edilmesinin inşaat firmalarının operasyonel yükünü artırabildiğine dikkat çeken Yılmaz, farklı sipariş ve teslimat süreçlerinin eş zamanlı yönetilmesinin yanı sıra ölçü ve teknik uyumun da sahada takip edilmesi gerektiğini söyledi.
ORKA Banyo’nun mobilya ürünlerini ORKA Plus markasıyla sunduğu armatür ve banyo aksesuarlarıyla tamamladığını belirten Yılmaz, bu bütüncül yapının proje ekiplerine önemli bir kolaylık sağladığını ifade etti.
Yılmaz, “Proje ekipleri daha az muhatapla ilerleyebiliyor; ürünler arasındaki ölçü, tasarım ve teknik uyum bir risk unsuru olmaktan çıkıyor. Bu bütüncül yaklaşım, uyumsuzluk kaynaklı yeniden seçim ve sahada düzeltme yapılması gerekliliğini azaltarak satın alma ile uygulama takviminin daha öngörülebilir ilerlemesine yardımcı oluyor” dedi.
Maliyet baskısının arttığı bir dönemde proje bütçesinin yalnızca satın alma fiyatı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, ürünlerin kullanım sürecinde ortaya çıkabilecek bakım, onarım ve değişim ihtiyaçlarının da toplam maliyet hesabına dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle yüzlerce konutun bulunduğu projelerde zaman içinde ortaya çıkabilecek servis ve değişim ihtiyaçlarının önemli bir ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çeken Yılmaz, malzeme kalitesi, ıslak mekân koşullarına dayanıklılık, servis imkânı ve yedek parça desteğinin ürün seçiminde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ORKA Banyo ürünlerinde kenar bantlamada poliüretan bazlı tutkal, aydınlatmalı modellerde IP44 koruma sınıfına sahip LED sistemleri ve kurşun ile bakır içermeyen aynalar gibi bileşenler kullandıklarını belirten Yılmaz, ürünleri suya ve neme karşı dayanım testlerinden geçirdiklerini aktardı.
Satış sonrası hizmet ve yedek parça desteğinin ürünün kullanım ömrünü uzattığını belirten Yılmaz, “Olası sorunların ürünün tamamı değiştirilmeden giderilmesini ve kullanım süresinin uzamasını sağlıyoruz. Bu sayede başlangıç bedelinin yanı sıra teslim sonrasındaki bakım ve değişim giderlerini de gözeten uzun vadeli bir değer sunuyoruz” dedi.
Büyük hacimli üretimde verimlilik ve çevresel sorumluluğun birlikte ele alınabileceğini belirten Yılmaz, ORKA Banyo’da sürdürülebilirlik çalışmalarının enerji, su, hammadde ve üretim teknolojileri üzerinden somut hedeflerle yürütüldüğünü söyledi.
2024 yılında üretimde kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını belirten Yılmaz, Güneş Enerjisi Santrali yatırımları ve I-REC sertifikasının da bu çalışmaları desteklediğini ifade etti.
LED aydınlatma dönüşümüyle aydınlatma kaynaklı elektrik tüketiminde yüzde 50, lityum-iyon akülere geçişle forkliftlerin elektrik tüketiminde yüzde 20 tasarruf sağladıklarını aktaran Yılmaz, su kullanımında da verimlilik odaklı uygulamalar yürüttüklerini söyledi.
Üretim süreçlerinde proses suyu kullanmadıklarını ve yağmur suyu hasadıyla şebeke suyu tüketimini azalttıklarını belirten Yılmaz, 2024 yılında toplanan 2 bin 400 metreküp yağmur suyunun önemli bölümünün yeşil alanların sulanmasında değerlendirildiğini kaydetti.
Malzeme seçiminde FSC® sertifikalı hammaddeleri tercih ettiklerini belirten Yılmaz, TherMold membran kaplama teknolojisi sayesinde MDF yüzeylerin boya veya vernik kullanılmadan işlenebildiğini ifade etti.
Otomasyon ve dijital izlenebilirlik sistemlerinin malzeme kullanımının daha doğru planlanmasına ve yüksek adetli üretimin daha verimli gerçekleştirilmesine katkı sağladığını belirten Yılmaz, bu sayede üretim kapasitesi artırılırken enerji, su ve hammadde tüketiminin de kontrollü biçimde yönetildiğini söyledi.
Proje kanalında önümüzdeki dönemde daha esnek, modüler ve öngörülebilir çözümlerin öne çıkacağını düşündüklerini belirten Yılmaz, proje geliştiricilerinin farklı konut tiplerine uyarlanabilen ve ürün grupları birbiriyle uyumlu sistemlere daha fazla yöneleceğini söyledi.
Bu dönüşümün banyo markalarının rolünü de değiştireceğini ifade eden Yılmaz, markaların yalnızca ürün tedarikçisi değil, proje sürecinin tamamında çözüm ortağı olarak konumlanmasının önem kazanacağını belirtti.
ORKA Banyo’nun bu döneme portföy ve üretim altyapısını eş zamanlı güçlendirerek hazırlandığını aktaran Yılmaz, Eskişehir’deki tesislerinde seçili vitrifiye grupları ile ürün çeşitliliğini kademeli olarak artırdıklarını söyledi.
ORKA Plus koleksiyonları kapsamında sunulan armatür ve diğer banyo aksesuarlarını mobilyalarla tamamladıklarını belirten Yılmaz, böylece proje ekiplerine banyoyu tek merkezden planlama imkânı sunduklarını ifade etti.
2026’nın ikinci yarısında farklı ölçü, fiyat ve kullanım ihtiyaçlarına yanıt veren yeni koleksiyonları pazara sunmaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, karanlık fabrika yatırımı ve dijital planlama kabiliyetlerinin de yüksek hacimli taleplere daha hızlı ve kontrollü şekilde yanıt vermelerini desteklediğini söyledi.
Yılmaz, proje kanalında yakaladıkları büyüme ivmesini genişleyen ürün aileleri ve güçlenen üretim kabiliyetleriyle sürdürmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
GÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026SPOR
07 Ekim 2026EKONOMİ
07 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.