Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), Baltık ülkelerindeki yeni pazar olanaklarını değerlendirmek ve değişen ticaret akışlarını yerinde incelemek amacıyla Ticaret Bakanlığı desteğiyle Litvanya-Letonya Sektörel Ticaret Heyeti düzenledi. Heyete katılan 18 Türk firması, Letonya’da yaklaşık 300, Litvanya’da ise yaklaşık 250 çelik ithalatçısı ve alıcı firmayla iş görüşmeleri gerçekleştirdi.
ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Yavuz Kılıç, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında bölgedeki tedarik zincirlerinin değiştiğine dikkat çekerek Baltık ülkelerinin Türk çelik sektörü için yeni fırsatlar sunduğunu belirtti. Görüşmelerin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Kılıç, temaslar sonucunda 30-40 milyon dolarlık potansiyel iş hacmine ulaşılabileceğini kaydetti.
Kılıç, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek Steel Networking Summit’in de dünya çelik sektörünü İstanbul’da buluşturacağını belirterek organizasyonun uluslararası ölçekte önemli bir platform olacağını vurguladı. Kılıç, zirve için “Bu buluşma çelik sektörünün Davos’u olmaya aday.” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya ve Ukrayna’dan metalurji ürünleri tedarikinin azalması, Baltık ülkelerinde alternatif tedarikçilere yönelimi artırdı. Bölgedeki yerel çelik üretiminin sınırlı olması da ithalatın önemini yükseltiyor.
Yavuz Kılıç, değişen ticaret akışlarının Türk üreticileri için yeni bir alan oluşturabileceğini belirterek, “Rusya ve Ukrayna’dan gelen tedariğin kesilmesiyle ticaret akışlarının yönü değişmiş olabilir. Biz de bu değişimin Türk çelik üreticileri açısından nasıl bir alan oluşturabileceğini görmek, bölgedeki paydaşlarla ticaretin güncel seyrini konuşmak ve pazarın nereye gittiğini anlamak için buradayız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bölgede bilinen ve güvenilir bir tedarikçi olduğunu dile getiren Kılıç, ticaret heyetinin yalnızca mevcut ihracatı artırmayı değil, yeni ticaret rotalarını ve potansiyel iş birliklerini doğrudan sahada değerlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Baltık ülkelerindeki ihracat potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, Letonya’nın yaklaşık 719 bin ton çelik ithal ettiğini, Türkiye’nin bu pazardaki ihracatının ise yaklaşık 20 bin ton düzeyinde bulunduğunu belirtti. Litvanya’ya yönelik Türk çeliği ihracatının yaklaşık 160 bin ton seviyesinde olduğunu aktaran Kılıç, mevcut rakamların daha yukarı taşınabileceğini ifade etti.
ÇİB’in hedefleri şöyle:
Letonya pazarındaki gerilemede farklı ülkelerden yapılan tedarikin ve yeni kota uygulamalarının oluşturduğu belirsizliğin etkili olmuş olabileceğini belirten Kılıç, Litvanya’da ihracatın iki katına çıkarılabileceğini düşündüklerini söyledi.
Ticaret heyetinde büyük çelik tüccarlarının yanı sıra spot alım yapan firmalar ve uzun vadeli kontratlarla çalışan alıcılar da Türk şirketleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Kılıç, bölgedeki temasların önceki yıllarda da ihracat artışına katkı sağladığını hatırlatarak yeni görüşmelerin kota kaynaklı kayıpları telafi etme açısından önem taşıdığını vurguladı.
Avrupa Birliği’nin çelik ticaretine yönelik kota uygulamaları ve düzenlemeleri, Türk ihracatçılarının pazar planlamasını etkiliyor. Kılıç, özellikle kotaların açıklanma zamanlamasının firmaların ileriye dönük ticari kararlarını zorlaştırdığını belirtti.
Türk çelik sektörünün Avrupa pazarındaki deneyimi, coğrafi yakınlığı ve ticaret kültürüne hâkimiyeti sayesinde yeni düzenlemelere uyum konusunda avantajlı olduğunu ifade eden Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:
“Satmakla ilgili bir sorunumuz yok. Daha fazla satamamakla ilgili bir problemimiz var.”
Avrupa pazarında talep eksikliğinden çok, satışların kotalarla sınırlandırılmasının sorun oluşturduğunu dile getiren Kılıç, mevcut pazarlarda daha güçlü ve uzun vadeli iş birlikleri kurmanın önem kazandığını söyledi.

Küresel çelik ticaretinde Çin kaynaklı rekabet baskısının devam ettiğini belirten Kılıç, ABD ve Avrupa gibi pazarlardaki koruma önlemlerinin Çinli üreticilerin diğer pazarlardaki rekabetini de etkilediğini ifade etti.
Çin’in geçen yıl yaklaşık 160 milyon ton çelik ihraç ettiğini, Türkiye’nin çelik ihracatının ise yaklaşık 19,4 milyon ton seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Kılıç, Türk üreticilerinin bir yandan koruma önlemleriyle mücadele ederken diğer yandan farklı pazarlarda yoğun rekabetle karşılaştığını söyledi.
Türk çelik sektörünün Avrupa pazarındaki tonaj kayıplarını başka pazarlara yönelerek telafi etmeye çalıştığını belirten Kılıç, sektörün önündeki temel sorunlardan birinin de kârlılık olduğunu vurguladı.
Yükselen hurda maliyetleri ve fiyat baskısının kâr marjlarını daralttığını kaydeden Kılıç, bu durumun yeni yatırımları ve büyüme kararlarını zorlaştırdığını ifade etti. Türk çeliğinin daha vasıflı ürünlere yönelmesinin önemine işaret eden Kılıç, bu dönüşümün yalnızca üreticilerin çabasıyla değil, sektörün bütününü kapsayan bir yaklaşımla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
GÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 Ekim 2026EKONOMİ
11 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
11 Ekim 2026EKONOMİ
11 Ekim 2026SPOR
11 Ekim 2026EKONOMİ
11 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.