Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Vadeli Program’dan enflasyonla mücadeleye, bütçe hedeflerinden büyüme ve kur politikasına kadar birçok başlıkta açıklama yapan Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin de önemli mesajlar verdi.
Şimşek, ücretli kesimin alım gücünün korunmasının ekonomi politikalarının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon oranında artırılacağını söyledi.
Orta Vadeli Program’ın kamu açısından bir politika taahhüdü, özel sektör açısından ise yol haritası niteliğinde olduğunu belirten Şimşek, programın temel hedefinin dezenflasyon olduğunu ifade etti.
Dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak istenilen hızda ilerlemediğini belirten Şimşek, iç ve dış gelişmelerin enflasyon üzerinde etkili olduğunu söyledi. Özellikle son dönemde enerji ve emtia fiyatlarında yaşanan yükselişlerin hem Türkiye’de hem de dünyada enflasyonist baskıları artırdığını kaydetti.
OVP açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu dile getiren Şimşek, son yıllarda bütçe açığının belirlenen hedeflerin altında gerçekleştiğini söyledi. 2025 yılında bütçe açığının yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini belirten Şimşek, 2026 yılı için yüzde 3,5 olarak belirlenen bütçe açığı hedefinin yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.

Şimşek, geçen yıl hazırlanan OVP’de 2026 yılı büyüme beklentisinin yüzde 3,8 olarak belirlendiğini, mevcut koşullarda ise büyümenin yüzde 3,3 civarında gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
Dış şoklara rağmen büyümedeki sapmanın sınırlı kaldığını belirten Şimşek, enflasyon hedefinde ise daha belirgin bir sapma yaşandığını ifade etti.
Türkiye’de enflasyonda beklenenden daha fazla katılık bulunduğunu belirten Şimşek, bu nedenle dezenflasyon sürecinin başlangıçta öngörülenden daha uzun sürebileceğini kaydetti.

Dezenflasyon sürecinin 2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını hatırlatan Şimşek, enflasyonun yıllar içinde önemli ölçüde gerilediğini söyledi.
Şimşek, mevcut gelişmelerin ekonomi programının sonuç verdiğini gösterdiğini belirterek, buna karşın başlangıçta öngörülen zamanlamanın bir miktar uzayabileceğini ifade etti.
Hayat pahalılığıyla mücadelenin ekonomi programının en önemli önceliklerinden biri olduğunu belirten Şimşek, dezenflasyon politikasının seçim sürecinde de sürdürüleceğini söyledi.
Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme açısından önem taşıdığını ifade eden Şimşek, ücretli kesimin alım gücünün korunmasının da temel hedefler arasında yer aldığını belirtti.
Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin olarak ise şu ifadeleri kullandı:
“Ücretli kesimin en az enflasyon oranında alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Biz her zaman memura, emekliye, ücretlimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak.”

Türkiye’de temel olarak dalgalı kur rejiminin geçerli olduğunu belirten Şimşek, piyasa koşullarına bağlı olarak Merkez Bankası’nın döviz piyasasındaki rolünün değişebildiğini söyledi.
Şimşek, enflasyonun tek haneli seviyelere doğru gerilediği ve uygun piyasa koşullarının oluştuğu bir ortamda daha esnek bir kur rejimine geçilebileceğini ifade etti.
Kurun Türkiye’nin rekabet gücündeki tek belirleyici unsur olmadığını vurgulayan Şimşek, enerji ve diğer girdi maliyetlerinin yanı sıra dış talebin de önemli olduğunu belirtti.

Türkiye’nin ihracat performansında ticaret ortaklarının ekonomik büyümesinin önemli bir rol oynadığını belirten Şimşek, Avrupa Birliği, Avro Bölgesi ve Orta Doğu’daki ekonomik gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Şimşek ayrıca Çin’in küresel ticaretteki artan etkisine dikkat çekti. Çin’in üretim kapasitesini koruyarak farklı pazarlardaki ihracatını artırmasının, Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlardaki rekabet koşullarını etkilediğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin rekabet gücünü değerlendirirken yalnızca döviz kuruna odaklanılmasının doğru olmayacağını, dış talep ve maliyet koşullarının da birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
GÜNDEM KORİDORU
11 gün önceEKONOMİ
14 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceSPOR
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceEMLAK
14 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.