ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Antalya’da gerçekleştirildi. Toplantıda sanayinin yeni dönem önceliklerini değerlendiren ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, teknoloji tabanlı girişimcilikten finansmana erişime, dijitalleşmeden yeşil dönüşüme kadar sanayicilerin gündemindeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
ASO Girişim Ofisi’nin onay süreçlerinin tamamlandığını bildiren Ardıç, oda binasında 600 metrekarelik alanda girişimcilere çalışma alanı ve danışmanlık desteği sunacaklarını belirtti. Bu merkezle yenilikçi fikirlerin sanayiyle buluştuğu ekosistemi güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade eden Ardıç, odanın 2027-2030 vizyonu doğrultusunda teknoloji ve sanayi ekosistemini daha etkin hale getireceklerini söyledi.
Yapay zeka ve dijitalleşmenin üretim süreçlerindeki önemine dikkati çeken Ardıç, fire ve üretim kesintilerini azaltan, enerji ve ham madde verimliliğini artıran uygulamalara odaklandıklarını kaydetti.
ASO-İLTEK endeksini yayımlamayı sürdürdüklerini belirten Ardıç, Ankara sanayisinin güncel durumunu ortaya koymak amacıyla ASO Sanayi Eşik Endeksi’ni (ASO-SEE) hazırladıklarını açıkladı. Endeksle Ankara sanayisinin aylık gelişiminin takip edileceğini bildiren Ardıç, sahadan elde edilecek veriler sayesinde risklerin önceden tespit edilerek gerekli uyarıların yapılabileceğini ifade etti.
Küresel rekabette maliyet avantajının yanı sıra ileri teknoloji, yüksek katma değer ve tedarik güvenliğinin de belirleyici hale geldiğini vurgulayan Ardıç, sanayinin temel hedefinin küresel dönüşüme uyum sağlamanın ötesine geçerek daha yüksek katma değer üreten bir konuma yükselmek olduğunu dile getirdi.
Dezenflasyon sürecinde sanayinin üretim, yatırım ve istihdam kapasitesinin korunması gerektiğini belirten Ardıç, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öz kaynak yapısının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
TOBB Nefes Kredisi kapsamında sağlanacak 50 milyar liralık yeni kredi hacmini değerlendiren Ardıç, firma başına kredi limitinin 5 milyon lira olacağını hatırlattı. Önceki kredi dilimlerinden yararlanan işletmelerin de toplam kredi tutarını 5 milyon liraya tamamlayabileceğini belirten Ardıç, uygulamanın özellikle KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyacına katkı sağlayacağını söyledi.
İhracatçılara yönelik destek mekanizmalarının uluslararası rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydeden Ardıç, TCMB’nin ihracat gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik etmek amacıyla uyguladığı yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Desteğin hesaplandığı döviz tutarının firmanın yarattığı katma değerle sınırlandırılmasının ihracatçıların alacağı desteği azalttığını ifade eden Ardıç, 2027 yılında destek oranının yüzde 2’ye düşeceğini ve yıllık 100 milyon liralık destek tavanının yüksek ihracat hacmine sahip firmaları sınırladığını belirtti.
Türk lirasına dönüşümü teşvik etme hedefini doğru bulduklarını ancak mevcut düzenlemelerin sanayicinin yükünü artırdığını dile getiren Ardıç, katma değer hesabının, firma başına destek sınırının ve raporlama yükümlülüklerinin yeniden değerlendirilmesini istedi. Destek sisteminin daha sade, öngörülebilir ve erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği’nin (AB) “Made in Europe” yaklaşımını yakından takip ettiklerini belirten Ardıç, Türkiye ile Avrupa’nın ortak üretim gücünün yeni düzenlemelerde açık ve kalıcı güvencelerle tanınması gerektiğini söyledi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin sanayi teşvikleri, kamu alımları ve yeşil dönüşümü kapsayan bir anlayışla ele alınmasının önemine değindi.
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Ardıç, organizasyonun Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve sanayide yeşil dönüşüm vizyonunu dünyaya taşıması açısından stratejik bir fırsat olduğunu ifade etti.
Yeşil dönüşümün sanayi üzerinde yeni bir maliyet baskısına dönüşmemesi gerektiğini belirten Ardıç, özellikle KOBİ’lerin uygun maliyetli yeşil finansmana erişiminin sağlanmasını, temiz enerji yatırımlarının desteklenmesini ve karbon emisyonlarının ölçümüne yönelik teknik kapasitenin geliştirilmesini istedi.
COP31’in başarısının yalnızca uluslararası müzakerelerde elde edilecek sonuçlarla değil, fabrikalara, yatırımlara ve ihracata sağlayacağı somut kazanımlarla ölçülmesi gerektiğini kaydetti.
Sanayicilerin üretimden ticarete kadar iş yapma koşullarının köklü biçimde değiştiği bir dönemden geçtiğini belirten Ardıç, mevcut ekonomik ve küresel koşulları sisli bir yola benzetti. Belirsizlikler karşısında beklemek yerine risk ve fırsatları doğru değerlendirerek ilerlemek gerektiğini vurgulayan Ardıç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben bunu sisli bir yola benzetiyorum. Ama sis var diye kontağı kapatıp bekleyecek halimiz yok, sisli havada da yol almayı bilmek zorundayız, riskleri ve fırsatları doğru değerlendirerek yönümüzü kaybetmeden ilerlemeliyiz. Birbirimizi dinleyerek, fikirlerimize değer vererek ve omuz omuza çalışarak bu birikimi yeni başarılara dönüştüreceğiz. Üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan ve ülkemize değer katan bütün sanayicilerimiz için aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.”
Toplantı kapsamında ASO Genel Sekreteri Mehmet Cansız, sanayinin öncelikleri ve yeni dönemde meslek komitelerinin rolüne ilişkin sunum yaptı. House of Human Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Umut Tarakçı “Geleceği Kuran Liderlik: Strateji, İnsan ve Dijital Dönüşüm”, TEPAV Dış Politika Program Direktörü Gülru Gezer ise “Küresel Jeopolitik Gelişmeler ve Sanayiye Etkileri” başlıklı sunumlarıyla katılımcılarla buluştu.
GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026SPOR
02 Kasım 2026EKONOMİ
02 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.