HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışma hayatının gündeminde yer alan asgari ücret ve iş sağlığı güvenliği konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısında değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirten Arslan, devletin ücretin belirlenmesinde taraf olmak yerine işçi ve işveren arasındaki süreci düzenleyen bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından hazırlanan “Sendikal Bakış Açısıyla İSG Kapasitesinin ve Kültürünün Yaygınlaştırılması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Ankara’da düzenlenen eğitim programında konuşan Arslan, iş sağlığı ve güvenliği alanında özellikle meslek hastalıklarının tespiti konusunda önemli eksikliklerin bulunduğuna dikkat çekti.
Program kapsamında iş sağlığı ve güvenliğinin temel ilkeleri, risk yönetimi, koruyucu tedbirler, sendikal temsil ve çalışanların süreçlere katılımı ele alındı.
Türkiye’de meslek hastalıklarının yeterince tespit edilemediğini söyleyen Arslan, bu alanda yalnızca mevzuat değişikliklerinin yeterli olmayacağını savundu.
Arslan, “Meslek hastalıklarında büyük bir sorun var. Hastalığı tespit edemiyoruz, farkında değiliz ve bir bölümü de tedavisi mümkün olmayan hastalıklar. Meslek hastalıklarında büyük bir açığımız var. Bunu yalnızca mevzuatla çözemiyoruz, başka düzenlemelere de ihtiyacımız var” dedi.
Sorunun çözümünde tüm tarafların ortak sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Arslan, “İnsan en kıymetli kaynağımız. Bu nedenle üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek zorundayız. İş sağlığı ve güvenliği meselesini birbirimizi suçlamadan, birlikte çözmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısını da değerlendiren Arslan, HAK-İŞ’in uzun yıllardır komisyondaki temsil sisteminin değiştirilmesini talep ettiğini söyledi.
Komisyonun daha adil ve işçi temsilinin daha güçlü olduğu bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Arslan, “HAK-İŞ, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun değişmesi için 50 yıldır mücadele ediyor. Özellikle komisyonun yapısında demokratik açıdan sorunlu alanlar bulunduğunu ifade ediyoruz. İşçilerin komisyondaki temsilinin daha güçlü ve çözüm üretebilir hale gelmesini istiyoruz” diye konuştu.
Arslan, son Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarında işçi tarafının yer almamasını da bu tartışmalar kapsamında değerlendirdi.
Asgari ücretin belirlenme sürecinde devletin konumunun yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayan Arslan, ücret pazarlığının esas olarak işçi ve işveren arasında yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Arslan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda devletimiz düzenleyici rol üstlenmeli, taraf olmamalı. Kamuda asgari ücretle çalışan işçi sayısı son derece sınırlı. Asgari ücret esas olarak özel sektörde çalışanları ilgilendiriyor. Bu nedenle işçilerle işverenlerin bu konuyu karşılıklı olarak tartışması gerekir” dedi.
Devletin sürecin sağlıklı işlemesini sağlayan bir konumda bulunmasının daha doğru olacağını ifade eden Arslan, “Asgari ücretle ilgili mesele işçi ve işveren arasındaki bir ücret meselesidir. Devlet düzenleyici konumunu güçlendirirse, asgari ücretin doğrudan hükümet tarafından belirlendiği yönündeki tartışmalar da ortadan kalkabilir” değerlendirmesinde bulundu.
EKONOMİ
22 saat önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
22 saat önceEKONOMİ
22 saat önceSPOR
22 saat önceEKONOMİ
22 saat önceEMLAK
22 saat önceEKONOMİ
22 saat önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.