Bir dönem Trump ile doğrudan iletişim kurabilen nadir Avrupalı liderlerden biri olarak görülen Friedrich Merz, son açıklamalarıyla Washington ile köprüleri germiş durumda. Merz’in askeri müdahalelerin sürdürülebilirliğini sorgulayan tavrına karşı Trump’ın sergilediği sert tutum, Transatlantik ilişkilerde İran üzerinden yeni bir krizin kapısını araladı. İşte iki lideri karşı karşıya getiren gerilimin ayrıntıları…
![]()
Trump, Merz’in eleştirilerine kendi platformu Truth Social üzerinden oldukça sert bir karşılık verdi. Alman Başbakan için “Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor!” ifadesini kullanan Trump, eleştiriyi kişisel bir boyuta taşıyarak Almanya’nın içinden geçtiği ekonomik zorlukları hatırlattı. “Almanya’nın hem ekonomik hem de diğer açılardan neden bu kadar kötü durumda olduğu şaşırtıcı değil!” diyen Trump, Merz’i İran’ın nükleer emellerine karşı pasif kalmakla itham etti.
Gerilimi tırmandıran fitil, Merz’in Marsberg’de öğrencilerle yaptığı söyleşide ateşlendi. ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerini değerlendiren Merz, Washington’un bir “çıkış stratejisi” olmadığını savundu. Geçmişteki Afganistan ve Irak müdahalelerini örnek gösteren Alman lider, İran’ın beklenenden daha dirençli çıktığını ve ABD’nin müzakere masasında ikna edici bir duruş sergileyemediğini dile getirdi. Merz’e göre, planlanmamış bir askeri süreç bölgede sadece istikrarsızlığı derinleştiriyor.
İran krizi, sadece söylemde değil stratejik planlamada da Washington ile Avrupa’yı ayrıştırıyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın ardından Merz’in de hedef alınması, Trump yönetiminin Avrupa’dan beklediği askeri desteği alamamasından kaynaklanıyor. Almanya, Fransa ve İngiltere, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlara doğrudan dahil olmak yerine, Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlayacak tarafsız bir deniz misyonu kurulmasından yana tavır koyuyor. Küresel petrol ticaretinin ana damarı olan bölgedeki abluka, Avrupa ekonomilerini de köşeye sıkıştırıyor.
İki lider arasındaki fikir ayrılığı Ortadoğu ile de sınırlı kalmadı. Merz, Trump’ın hedefindeki bir diğer ülke olan Küba konusunda da farklı bir çizgi izledi. Küba’nın dış dünya için belirgin bir tehdit oluşturmadığını savunan Merz, olası bir ABD müdahalesinin meşruiyetini sorguladı. Trump’ın Küba’yı “kontrol altına alma” tehditlerine karşılık Merz’in bu “anlam veremiyorum” çıkışı, Berlin-Washington hattındaki ideolojik mesafenin giderek açıldığını gösteriyor.
#trump #friedrichmerz #irankrizi #almanyaekonomisi #dışpolitika
EKONOMİ
27 dakika önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
01 Mayıs 2026