Ocak ayında atılan bu stratejik adım, sadece bir teknoloji transferi değil, aynı zamanda Türkiye-Suriye ilişkilerindeki normalleşme sürecinin en somut havacılık hamlesi olarak görülüyor. ASELSAN’ın en ileri teknolojisiyle donatılan sistem, Şam Havalimanı’nın uluslararası havacılık standartlarına dönmesi için kritik bir rol üstleniyor. Arap medyasında “uçuş emniyeti” başlıklarıyla yankı bulan bu proje, Suriye hava sahasındaki sivil trafiğin modernize edilmesinde mihenk taşı kabul ediliyor.

ASELSAN’ın geliştirdiği sistem, dayanıklılığıyla Arap dünyasında hayranlık uyandırdı. HTRS-100, arıza yapmadan 40 bin saati aşkın süre çalışabilme özelliğiyle sınıfının en iyilerinden biri. Olası bir teknik sorunda ise tamir süresinin 30 dakikanın altında olması, Şam Havalimanı’ndaki operasyonel sürekliliğin asla aksamayacağı anlamına geliyor. Sistem, özellikle gece uçuşlarında ve fırtına gibi zorlu hava koşullarında uçakların iniş-kalkışını hatasız bir şekilde yönetebiliyor.

Radar sistemi sadece bir izleme aracı değil, aynı zamanda hava sahasında kimin uçtuğunu anında analiz eden bir güvenlik merkezi. İkincil gözetim radarı sayesinde uçakların kimlik sorgulamaları (IFF) yapılabiliyor. 100 deniz miline kadar ayarlanabilen menziliyle Şam çevresindeki tüm hava trafiği, ASELSAN’ın akıllı algoritmalarıyla “temiz ve güvenli” hale getiriliyor.
Suriye’deki yerel kaynaklar, bu sistemin devreye alınmasını ülkenin dış dünyaya yeniden entegre olması için bir fırsat olarak değerlendiriyor. Türk Büyükelçiliği yetkililerinin ziyaretinde de vurgulandığı üzere, radarın faaliyete geçmesiyle birlikte Şam Havalimanı’na yapılan gece uçuşlarının artması ve uluslararası hava yolu şirketlerinin bu rotayı daha güvenli bulması hedefleniyor.
#aselsan #şamhavalimanı #havacılık #milli teknoloji
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
11 gün önceEKONOMİ
11 gün önceEKONOMİ
12 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
28 Nisan 2026