Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Bahadır Keskin’in analizine göre Hürmüz, Tahran için sadece bir su yolu değil, devasa bir stratejik silah niteliğinde. Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %25’i ve LNG trafiğinin beşte biri bu dar koridordan geçiyor. Üstelik sadece enerji değil; mikroçip üretiminden tarıma kadar kritik sektörlerin ham maddesi olan helyum ve gübre ticareti de bu rotaya bağımlı. Bu durum, Hürmüz’deki bir tıkanıklığın savaşın maliyetini yerel bir çatışmadan küresel bir krize dönüştüreceğini kanıtlıyor.
ABD’nin teknolojik ve askeri üstünlüğü, Hürmüz’ün fiziksel şartları karşısında ciddi bir operasyonel çıkmaza giriyor. Ortalama derinliği 50 metre olan boğazda gemilerin manevra alanı kısıtlıyken, İran’ın kıyı şeridine yakınlığı; ucuz İHA’lar, deniz mayınları ve kıyı füzeleriyle “erişimi engelleme” stratejisini kusursuz kılıyor. Washington için boğazı askeri güçle açık tutmaya çalışmak, aylar sürecek yüksek maliyetli ve riskli bir temizlik operasyonu anlamına geliyor ki bu da küresel piyasaların tahammül edemeyeceği bir zaman kaybı.
![]()
Boğazda fiziksel bir kapatma olmasa dahi, yükselen riskler nedeniyle sigorta şirketlerinin teminatları iptal etmesi, piyasalarda “finansal bir abluka” yarattı. Sigorta primlerinin 10 kat artarak milyon dolarları aşmasıyla Brent petrol 120 dolar bandını zorlayarak 1973’ten bu yana en büyük enerji şokunu tetikledi. Bu ekonomik sarsıntı, sadece Batı’yı değil; Çin, Japonya ve Hindistan gibi dev ekonomileri de lojistik bir çöküşün eşiğine getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sert tehditlerine rağmen, Washington’ın Pakistan’daki arabuluculuk masasına oturmasının arkasındaki yegâne sebep, krizin sürdürülemez boyuta ulaşmasıdır. Enflasyonun sıçraması ve tedarik zincirlerinin kopma noktasına gelmesi, Beyaz Saray üzerinde askeri bir tercihten ziyade diplomatik bir zorunluluk yarattı.
İran, konvansiyonel savaşta yara alsa da Hürmüz kozuyla güç asimetrisini kendi lehine dengelemeyi başardı. Hürmüz Boğazı, bugün ABD’nin İran’a yönelik saldırgan politikalarının önündeki en güçlü “jeopolitik pranga” olarak duruyor. Mevcut ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği ise, bu 33 kilometrelik su yolunda kurulacak yeni statükonun nasıl şekilleneceğine bağlı.
GÜNDEM KORİDORU
25 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026KARİYER
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026