DOLAR 44,4713 0.11%
GBP 58,8820 -0.18%
EURO 51,1644 -0.12%
ALTIN 6.477,020,93
BIST 12.698,19-0,23%
BITCOIN 29987351.51769%
ETH 913513.04964%
İstanbul

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

ÖZEL HABER
Doğum yardımı ödemeleri hesaplara geçti: Bakan Göktaş açıkladı
 COP31’de dünyanın kalbi Antalya’da atacak

 COP31’de dünyanın kalbi Antalya’da atacak

Türkiye'de İş Dünyası dergisinin gelenekselleşen Mahkeme Sohbetleri'nde bu kez, Türkiye'nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31 zirvesi masaya yatırıldı. Enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye, finansman sorunlarından su hasadına kadar geniş bir yelpazede görüşlerini paylaşan iş ve STK temsilcileri, Antalya'da yapılması planlanan zirvenin sadece çevre değil, Türkiye için devasa bir ekonomik ve stratejik hamle olduğu konusunda birleşti.

30/03/2026 10:28
 COP31’de dünyanın kalbi Antalya’da atacak

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Söz­leşmesi Taraflar Konferansı’nın (COP) 31’incisine ev sahipliği yapacak olan Türkiye, hazırlıklarını hızlandırıyor. Türkiye’de İş Dünyası dergisinin Mahkeme Sohbetleri toplantısında bir araya gelen sanayiciler, sivil toplum kuruluşu liderleri ve uzmanlar, bu dev organi­zasyonun Türkiye iş dünyası için ne anlama geldiğini tartıştı. 100 bin kişinin katılımının beklendiği bu organizasyon için zamanın daraldığına dikkat çekerek, kamu, özel sektör ve sivil toplumun “tek ses” olması gerektiği çağrısında bulundu. COP31 sürecinin medya ayağındaki önemine dikkat çeken Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, “Peki, bu COP’ta ne yapabiliriz? Biz hem Ekonomi Gazetecileri Derneği hem de medya grubu olarak bu konuda ikna olmuş durumdayız. Önümüzdeki süreçte 100 bin kişi­nin katılımı bekleniyor. Bu noktada hep beraber ‘bu çorbada tuzumuz olursa’ hızımız artar. Meclis toplantısı formatında her türlü öneriye açığız,” diyerek iş dünyasını ve medyayı bu büyük koordinasyonun parçası olmaya çağırdı.

WhatsApp Image 2026 03 25 at 13.29.35 27

DÜNYANIN EN BÜYÜK NETWORKİNG ALANI

Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Al­tuğ Karataş, Dubai’de gerçekleştirilen COP28 deneyimle­rini aktararak, “COP 28 Dubai zirvesine gittiğimde; Mac­ron ile yan yana yürüyebildiğinizi, Bill Gates ile konuşma imkanı bulabildiğinizi gördüm. COP aslında dünyanın  en büyük networking alanıdır. Dünya Bankası başkan yardımcısından kamu görevlisine kadar herkes orada. Bu, Türkiye için Habitat zirvesinden sonra göreceği en büyük organizasyon olacak. Dubai’de 80 bin kişi vardı, Türkiye’nin merkezi konumu ve enerji krizleri nedeniyle Antalya’da 100 bin kişi bekliyorum. Birleşmiş Milletler iklim zirveleri iş dünyasının temsilcileri açısından da bir iletişim ve bağlantı imkanı oluşturmaktadır Türk medya­sının da iklim zirvesine katılımı hem Türkiye’deki etkile­şim hem de iş dünyasının yurt dünyadaki iş dünyasıyla iletişimini pozitif anlamda etkileyebilir. Türk iş dünyası­nın iklim zirvesinin faydaları açısından farkındalığının artması uluslararası temsilcilerle temaslarının sağlanması Türkiye açısından da pozitif sonuçlar doğuracaktır” dedi.

thumbs b c 111cf8a4257f0cebd1680bcd002c6844 1 1

ORGE Yenilenebilir Enerji Bölümü Başkanı Mehmet Tahir Özsoy da iletişim ve lojistik hazırlıkların önemine dikkat çe­kerek, “Bu çok büyük ve önemli bir organizasyon. Dünyanın gözü burada olacak. Ancak toplumun ve iş dünyasının büyük bölümü bundan habersiz. Konu iletişimde düğümleniyor. Kasım ayına çok az zaman kaldı. 100 bin kişiyi ağırlamak büyük bir lojistik operasyon. Ama bunun yanında, ülkemizin iyi uygulamalar ve projeler ile bu konferansta kendini vitrine çıkarması lazım. Bu büyük bir fırsat bizim için. Diğer taraf­tan, ülkemize gelen fonlar var ama proje üretilemiyor deni­yor. Çünkü insanlar ya habersiz ya da ne yapacağını, kime danışacağını bilmiyor. Toplumsal bilincin artırılması için ‘finansal okuryazarlık’ gibi ‘iklim okuryazarlığı’ kavramını geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

WhatsApp Image 2026 03 25 at 13.29.35 8

HEDEF UYGULAMA COP’U OLMAK

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, COP31 sü­recinin Türkiye için ciddi bir vitrin olacağını ve özellikle “Sıfır Atık” temasının bu zirvede öne çıkacağını belirtti. İmer, bakanlık ile yapılan görüşmelere değinerek şu de­ğerlendirmelerde bulundu:

“Ev sahibi olduğumuzda çok daha farklı şeyler yap­mak gerekiyor. Bu yıl ilk defa ‘Sıfır Atık’ konusu COP gün­demine bu kadar güçlü giriyor. COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ‘Bu bir uygulama COP’u olsun’ diyor. Hedef koymaktan ziyade sahada somut bir şeyler yapıldığını göstermeliyiz.”

“PROJE VE BİLİNÇ VAR, FİNANSMAN YOK”

Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği (KBSD) Başkanı Hamdi Hoplamaz, emisyon üreten cihazların üreticileri olarak “kirleten” tarafta göründüklerini ancak çözümün de parçası olmak istediklerini belirtti. Hopla­maz, iş dünyasındaki bilince rağmen yatırımın önündeki en büyük engelin finansman olduğunu vurguladı: ” Enerji fiyatlarının göreceli olarak ucuz olması, enerji verimliliği yatırımlarını yavaşlatıyor. Asıl sorun finansman. İş dün­yasında bilinç var, 200 kişiden 175’i ne yapması gerektiği­ni biliyor ama para olmadığı için uygulayamıyor.”

WhatsApp Image 2026 03 25 at 13.29.31 1

“SOSYAL SORUMLULUK DEĞİL, VAROLUŞ MÜCADELESİ”

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Hasan Arslan, sürdürülebilirliğin bir “imaj” çalışmasından öteye geçmesi gerektiğini belirterek, “Gazeteci refleksiyle bakar­sak; enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik maalesef top­lumda hâlâ sadece birer ‘slogan’ veya ‘sosyal sorumluluk projesi’ gibi algılanıyor. Biz ekonomi gazetecileri olarak bunun şirketler için hayati bir ekonomik zorunluluk ol­duğunu, pazar kaybetmemek için şart olduğunu yeterince anlatamadık. Fotoğrafı net çekmeliyiz: Bu bir hayır işi değil, bir varoluş ve ekonomi mücadelesidir” dedi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EŞİTTİR SUSUZLUK

Toplantıda konuşan HydRain Su ve Mühendislik Tek­nolojileri Genel Müdürü Eyüp Arslan, “Kuraklık her gün biraz daha artarken suyun metreküp fiyatı hâlâ düşük tutulduğunda kullanıcılar gerekli özeni göstermiyor ve su israfı önlenemiyor. Su rezervlerindeki kritik azalma ile doğru orantılı faturalandırma yapılması sorunun büyük­lüğünü anlatmakta etkin olacaktır. Aynı zamanda yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanımı yatırımı yapanlara ciddi teşvikler sağlanmalıdır. Ancak en büyük sorunu­muz proje yokluğu. Fon ve kredilerden yararlanmak için projeler üretilmeli, fakat projeler üretilmiyor. Proje yok­luğundan dolayı geçen yıllarda Türkiye’ye gelen fonların kullanılması gerektiği kadar yararlanılamamıştır” diyerek sürdürülebilir su yönetiminin artık bir tercih değil, zorun­luluk olduğunu ifade etti.

COP31’İN GÜNDEMİNDEKİ DEV TASARRUF POTANSİYELİ:SIFIR ATIK

Toplantıda ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in paylaştığı verilere göre, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un açıklaması zirvenin en çarpıcı detaylarından birini oluşturuyor. Eğer tüm dünya “Sıfır Atık” konusunda tam kapasiteyle çaba gösterirse, küresel ölçekte 1,5 gigatonluk bir emisyon tasarrufu sağlanabilir. Bu miktar, Almanya ve Japonya gibi sanayi devi ülkelerin toplam yıllık emisyonuna eşdeğer bir büyüklüğü ifade ediyor.

thumbs b c 46fc08a2522d79e80551dc4f80bde092 1 1

HEDEF: İKLİM DİPLOMASİSİNE ANTALYA ANLAŞMASI

Türkiye’nin gönüllü karbon ticaretine öncülük et­miş isim olan Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Can, COP zirvelerinin arka planındaki devasa diplomatik ve ekonomik müzakerelere dikkat çekti. Can, “Ana toplantıya kadar ara toplantılar ile hazırlıkların da kaçırılmaması gereken Kasım ayındaki Taraflar Konferan­sı iki haftadır. İlk hafta Haziran ayında Bonn’da şekille­nen taslak metinler üzerinde ağırlıklı teknik müzakereler yapılır, metinlerdeki ‘köşeli parantezler’ (uzlaşılamayan noktalar) üzerinde ülkelerin rekabet stratejilerine dayalı pazarlıklar döner. İkinci hafta ülke başkanları ve liderler seviyesinde yüksek düzeyli oturumlar yapılır. Eş zamanlı yürüyen ana ve yan oturumlarda koşuşturan ülke mü­zakerecileri delegasyon üyeleri ülke başkanları ile bazen omuz omuza yürüdüğü o atmosferde, Delege olarak ilk katıldığım COP 14 Poznan’dan bu yana her katıldığım­da hayranlık duyduğum o iki hafta herkesin bitmeyen bir enerji ile ve ev ödevine önceden ne kadar iyi çalışarak müzakere çabasıdır. İklim müzakereleri dört ana sütun olan Azaltım (sera gazı emisyonlarının 1,5°C sıcaklık artışı ile sınırlandırılmasına yönelik azaltılması), Uyum (İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini sınırlayan uyumlu alt ya­pıların oluşturulması), Finans (İklim değişikliği için gerekli finansmanın temini ve yönetimi), Teknoloji Transferi (İklim değişikliği ile mücadelede gerekli mevcut ve yeni geliştiri­len teknolojilerin yayılımı) üzerinde yükselir. 9- 20 Kasım’da Antalya’da ülkemizin ev sahipliği yapacağı 31’inci taraflar toplantısı COP31 süreci sadece Kasım’daki iki hafta ile sı­nırlı değil; 2027 sonundaki bir sonraki COP konferansına kadar sonuçları ve yansımaları ile sürecek bir dönem baş­kanlığı etkisidir. Bölgesel savaşların ve ticaret savaşlarının enerjinin ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisini tekrar hatırlat­tığı günümüzde enerji arz güvenliği, fosil kökenli yakıtlara olan bağımlılığın da her boyutta ele alınacağı Antalya’da Türkiye’nin merhamet ekseninde diyalog, uzlaşı ve somut eylemlerin çıktığı ve İklim diplomasisinde bir kilometre taşı olacak Antalya Anlaşması’ hedeflenmelidir.”

En az 10 karakter gerekli