İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı, “Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” ana gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan yaptı.

Konuşmasında ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliği sürecine dikkat çeken Bahçıvan, Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin kısa vadede mümkün görünmediğini ifade ederek, mevcut Gümrük Birliği yapısının sanayi açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Bahçıvan, “Gümrük Birliği’ni tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Her sektörün kendi durum analizini yapacağı, fırsat ve risklerin birlikte değerlendirileceği yeni bir çalışmaya ihtiyaç var” dedi.
AB’nin gündeminde yer alan “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye açısından yaratabileceği etkilerin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Serbest Ticaret Anlaşmalarının sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. AB’nin imzaladığı STA’lardan Türkiye’nin olumsuz etkilendiğini belirten Bahçıvan, bunun ticaret dengesizliklerine yol açtığını dile getirdi.
AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmalarına değinen Bahçıvan, bu gelişmelerin Türkiye’nin en büyük ihracat pazarında rekabeti daha da sertleştireceğini söyledi. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasının beklendiğini kaydetti.
Küresel ekonomide jeopolitik risklerin giderek arttığını belirten Bahçıvan, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin artık “yeni normal” haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yaptığını vurgulayan Bahçıvan, buna karşın ülkenin jeopolitik konumu ve ekonomik kapasitesiyle önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti.
Türk sanayisinin ürün ve pazar çeşitliliği açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten Bahçıvan, bu durumun küresel talep dalgalanmalarına karşı önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Ekonomik temellerin güçlendirilmesinin risklere karşı korunmanın en etkili yolu olduğunu dile getirdi.
2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya yönelik politikaların sonuç vermeye başladığını belirten Bahçıvan, enflasyonda düşüş eğiliminin sürdüğünü, bütçe dengelerinde iyileşme sağlandığını ve cari açığın sürdürülebilir seviyelerde olduğunu kaydetti.
Makro-finansal istikrarın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bahçıvan, bu zeminin yapısal reformlar için bir başlangıç olması gerektiğini söyledi. Teknoloji açığının sanayinin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Bahçıvan, verimlilik ve yapısal dönüşümü sanayinin tümüne yayacak bir kaynak tahsis mekanizmasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
GÜNDEM KORİDORU
15 saat önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceEKONOMİ
29 gün önceGÜNDEM KORİDORU
30 gün önce