DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Türkiye’de İş Dünyası dergisi 6 yaşında
Şirketlerde küçülme riski: Fon krizi işsizliği tetikleyebilir

Şirketlerde küçülme riski: Fon krizi işsizliği tetikleyebilir

Allservice Yönetim Kurulu Başkanı ve İnsan Kaynakları Uzmanı Ebru Akyüz, son dönemde yaşanan fon krizinin yalnızca yatırımcıları değil, üretim yapan şirketleri ve çalışanları da doğrudan etkilediğini belirterek işsizlikte artış riskine dikkat çekti. Akyüz, "İşverenin ayakta kalamadığı bir ekonomide sürdürülebilir istihdamdan söz edemeyiz" dedi

07/11/2026 09:45
Şirketlerde küçülme riski: Fon krizi işsizliği tetikleyebilir

Ekonomik belirsizlikler ve piyasalardaki daralma şirketleri yeni personel alımlarını durdurmaya ve küçülmeye yöneltirken, işletmelerin önceliği büyümekten çok mevcut faaliyetlerini ve istihdamını korumaya evrildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Allservice Yönetim Kurulu Başkanı ve İnsan Kaynakları Uzmanı Ebru Akyüz, fon krizinin istihdam piyasasına yansımalarını ve iş dünyasının karşı karşıya olduğu maliyet baskılarını değerlendirdi.

FON KRİZİ İSTİHDAMI VE YATIRIMLARI TEHDİT EDİYOR

131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasının yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendirdiğini belirten Akyüz, bu fonlarda yalnızca bireysel tasarruf sahiplerinin değil, iş dünyasından yatırımcıların ve şirketlerin de kaynaklarının bulunabileceğine işaret etti:

“Bu yatırımların içerisinde istihdam yaratan, üretim yapan, binlerce insanın geçimini sağladığı şirketlerin kaynakları da söz konusu olabilir. Dolayısıyla yaşanan kayıpları sadece finansal bir zarar olarak değerlendiremeyiz. Bir iş insanının veya şirketin yatırım kaynaklarında ciddi bir kayıp yaşaması, yeni yatırımlarını ertelemesine, büyüme hedeflerini küçültmesine ve mevcut faaliyetlerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.”

Finansal güven kaybının maliyetinin yalnızca yatırımcılar üzerinden hesaplanamayacağını vurgulayan Akyüz, kaybedilen her yatırım imkânının arkasında kurulamayacak bir işletme, ertelenebilecek bir proje ve yaratılamayacak istihdam bulunduğunu ifade etti.

1793877752 Ebru AKY Z

TÜİK VERİLERİ: ATIL İŞGÜCÜ YÜZDE 31,2 SEVİYESİNDE

Piyasalardaki mevcut daralma ve ekonomik belirsizlik dikkate alındığında önümüzdeki dönemde işsizlikte artış yaşanma riskini oldukça yüksek gördüğünü belirten Akyüz, TÜİK’in Eylül 2026 verilerine dikkat çekti:

İşsizlik Oranı: Yüzde 8,4 seviyesine yükselirken, işsiz sayısı bir önceki aya göre 198 bin kişi arttı.

Atıl İşgücü: Oran yüzde 31,2 olarak gerçekleşti; bu durum işgücü piyasasındaki sorunun yalnızca resmî işsizlik oranından ibaret olmadığını gösteriyor.

Ekonomik Güven: Ekim ayında ekonomik güven endeksinin yüzde 3,9 gerileyerek 97,3’e düşmesi, ekonomik beklentilerdeki zayıflamayı teyit ediyor.

Özellikle inşaat, tekstil ve sanayinin çeşitli alanlarında ciddi maliyet ve talep baskıları yaşandığını belirten Akyüz, bu sektörlerdeki yavaşlamanın yalnızca üretim yapan işletmeleri değil, onlara hizmet sağlayan şirketleri ve çalışanlarını da etkilediğini kaydetti.

ŞİRKETLER KÜÇÜLMEYE YÖNELEBİLİR, GENÇLER RİSK ALTINDA

Ekonomik belirsizlik dönemlerinde işverenlerin izlediği politikalara değinen Akyüz, şirketlerin öncelikle yeni personel alımlarını durdurduğunu, ardından giderlerini azaltarak organizasyonlarını küçültmeye yöneldiğini söyledi. Sürecin uzaması halinde işten çıkarmaların kaçınılmaz bir seçenek haline gelebileceğini dile getiren Akyüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim asıl endişem, işsizliğin artmasından da önce yeni istihdam yaratma kapasitemizin zayıflamasıdır. Çünkü bir ülkenin ekonomik gücü yalnızca mevcut çalışanlarını koruyabilmesiyle değil, iş hayatına katılmak isteyen gençlerine yeni fırsatlar sunabilmesiyle de ölçülür. Çalışan grupları açısından baktığımızda ise özellikle yeni iş hayatına katılacak gençlerin, deneyimi sınırlı çalışanların, dönemsel ve proje bazlı istihdam edilenlerin daha fazla risk altında kalabileceğini düşünüyorum.”

MALİYET BASKISI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Bugün birçok işletmenin yüksek faiz yükü, artan işçilik ve işletme maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve daralan pazar koşullarıyla mücadele ettiğini belirten Akyüz, konkordato süreçlerindeki artışın da iş dünyasındaki finansal sıkışıklığın önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Asgari ücret artışları ve emeklilik düzenlemelerinin işletmelerin maliyet yapısı üzerindeki etkilerine değinen Akyüz, çalışanların haklarına karşı bir yaklaşım içinde olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Alınan ekonomik ve sosyal kararların işletmelerin sürdürülebilirliği üzerindeki sonuçlarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çalışanın geçim güvencesiyle işverenin ekonomik sürdürülebilirliğini birbirinden ayrı değerlendiremeyiz. Bunlar birbirinin karşıtı değil, birbirini tamamlayan iki temel unsurdur. Bugün birçok işletmenin önceliği artık büyümek veya yeni yatırımlar yapmak değil, mevcut faaliyetlerini ve istihdamını koruyabilmektir. İşverenin ayakta kalamadığı bir ekonomide sürdürülebilir istihdamdan söz edemeyiz.”

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.