Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, raporun Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik “ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu” yansıttığını belirtti. Siyasi kriterler, yargı ve temel haklar alanındaki iddiaları reddeden Bakanlık, bu değerlendirmelerin bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımını yansıttığını savundu.
Bakanlık, raporda Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının tezlerine yer verilirken Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) meşru hak ve çıkarlarının göz ardı edildiğini kaydetti. Açıklamada, AB’nin Kıbrıs Rum tarafının tutumunu koşulsuz desteklemeyi sürdürmesi hâlinde Kıbrıs meselesinde çözüm çabalarına katkı sağlayamayacağı belirtildi.
Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu savunan Bakanlık, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na ilişkin ifadelerin de herhangi bir hüküm taşımadığını bildirdi.
Bakanlık, raporda Türkiye’nin ekonomi ve para politikalarında kaydettiği ilerlemeye, piyasa ekonomisinin işleyişine ve AB içindeki rekabet baskısıyla baş etme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli bulduğunu açıkladı. Türkiye’nin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı, savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıflar da olumlu karşılandı.
Rapordaki ekonomik ve ticari verilere işaret eden Bakanlık, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönündeki beklentisini yineledi.

Türkiye-AB ilişkilerinin ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde ilerlemesi gerektiğini belirten Bakanlık, Türkiye’nin karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyet temelinde ilişkileri geliştirmeye hazır olduğunu bildirdi. Açıklamada, AB’ye son dönemde artan diyaloğu Türkiye’nin üyelik perspektifini güçlendirecek somut kararlara dönüştürme çağrısı yapıldı.
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, raporun Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik “ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu” yansıttığını belirtti. Siyasi kriterler, yargı ve temel haklar alanındaki iddiaları reddeden Bakanlık, bu değerlendirmelerin bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımını yansıttığını savundu.

Bakanlık, raporda Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının tezlerine yer verilirken Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) meşru hak ve çıkarlarının göz ardı edildiğini kaydetti. Açıklamada, AB’nin Kıbrıs Rum tarafının tutumunu koşulsuz desteklemeyi sürdürmesi hâlinde Kıbrıs meselesinde çözüm çabalarına katkı sağlayamayacağı belirtildi.
Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu savunan Bakanlık, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na ilişkin ifadelerin de herhangi bir hüküm taşımadığını bildirdi.
Bakanlık, raporda Türkiye’nin ekonomi ve para politikalarında kaydettiği ilerlemeye, piyasa ekonomisinin işleyişine ve AB içindeki rekabet baskısıyla baş etme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli bulduğunu açıkladı. Türkiye’nin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı, savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıflar da olumlu karşılandı.
Rapordaki ekonomik ve ticari verilere işaret eden Bakanlık, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönündeki beklentisini yineledi.
Türkiye-AB ilişkilerinin ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde ilerlemesi gerektiğini belirten Bakanlık, Türkiye’nin karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyet temelinde ilişkileri geliştirmeye hazır olduğunu bildirdi. Açıklamada, AB’ye son dönemde artan diyaloğu Türkiye’nin üyelik perspektifini güçlendirecek somut kararlara dönüştürme çağrısı yapıldı.
GÜNDEM KORİDORU
05 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
05 Kasım 2026EKONOMİ
05 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
05 Kasım 2026EKONOMİ
05 Kasım 2026SPOR
05 Kasım 2026EKONOMİ
05 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.