Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için Antalya’da hazırlıklar sürüyor. İklim diplomasisinin önemli buluşmalarından biri olarak öne çıkan organizasyonda, katılımcıların ulaşımından lojistik faaliyetlere, kültür-sanat etkinliklerinden sergi alanlarına kadar pek çok başlık için özel planlamalar yapılıyor.
Zirvenin çevresel hedefleriyle uyumlu bir ulaşım sistemi kurulması amacıyla Türkiye’nin 25 belediyesinden toplam 630 otobüs Antalya’ya getirildi. Tamamı Türkiye’deki tesislerde üretilen araçların 71’i elektrikli, 233’ü doğal gazlı, geri kalanı ise düşük emisyonlu dizel otobüslerden oluşuyor. Araçlar, konferans süresince katılımcıların oteller, havalimanı, otogar ve şehir merkezi ile organizasyon alanı arasındaki ulaşımını sağlayacak.
COP31’in gerçekleştirileceği alanın aynı zamanda geniş kapsamlı bir sanat organizasyonuna ev sahipliği yapması planlanıyor. COPArt Projesi kapsamında konferans alanı, binin üzerinde eserin ve çok sayıda açık hava yerleştirmesinin sergileneceği bir sanat platformu olarak kullanılacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ulaşım planıyla zirve süresince trafik yoğunluğunun azaltılması, katılımcıların konferans alanına güvenli ve hızlı biçimde ulaşması hedefleniyor. Bu doğrultuda farklı belediyelerin toplu taşıma filolarından temin edilen 630 otobüs Antalya’da hizmet vermek üzere hazırlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Ahmet Sami Kulaklıoğlu, COP31’in çok sayıda ülkeden katılımcıyı ağırlayacak büyük ölçekli bir organizasyon olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne 196 ülkenin taraf olduğunu hatırlatan Kulaklıoğlu, konferansın büyüklüğüne uygun bir ulaşım altyapısı oluşturduklarını ifade etti.
Konferans alanının Mavi Bölge ve Yeşil Bölge olmak üzere iki ayrı bölümden oluşacağını aktaran Kulaklıoğlu, Mavi Bölge’ye günlük 50 bin, Yeşil Bölge’ye ise 100 binin üzerinde katılımcı beklediklerini bildirdi. Katılımcıların konaklama noktalarından, havalimanından, otogardan ve şehir merkezinden konferans alanına erişebilmesi için özel toplu taşıma hatları oluşturuldu.
Kulaklıoğlu, iklim zirvesinin çevresel hedefleriyle örtüşen araçların tercih edildiğine dikkati çekerek, 25 belediyeden getirilen otobüslerin tamamının Türkiye’de üretildiğini vurguladı. Filodaki 71 elektrikli ve 233 doğal gazlı otobüsün yanı sıra düşük emisyonlu dizel araçlar da ulaşım hizmetinde kullanılacak.
![]()
COP31 öncesinde Antalya’da doğal gazlı otobüs bulunmadığını belirten Kulaklıoğlu, belediyelerden getirilen araçların yakıt ihtiyacını karşılamak amacıyla kentte yeni bir doğal gaz istasyonu kurulduğunu açıkladı. İstasyonun tamamlandığını ve yakıt ikmaline başlandığını kaydeden Kulaklıoğlu, kurulan altyapının zirve sonrasında da kente katkı sağlayacağını ifade etti.
Doğal gazlı otobüslerin COP31 sonrasında da Antalya’nın toplu taşıma sisteminde kullanılabileceğini belirten Kulaklıoğlu, bu yatırımla kentte düşük emisyonlu ulaşım seçeneklerinin artırılmasının önünün açıldığını dile getirdi.
Konferans alanının Mavi ve Yeşil bölgeleriyle birlikte yaklaşık 1 milyon 200 bin metrekare büyüklüğünde olduğunu aktaran Kulaklıoğlu, ulaşım organizasyonu için 5 bin otomobil ve 400 otobüs kapasiteli otopark alanı hazırlandığını bildirdi. Ayrıca katılımcıların konaklayacağı bölgelere erişim sağlamak üzere 19 ayrı ulaşım hattı oluşturuldu.
Hatların Belek, Kundu, Lara, Kemer ve Alanya başta olmak üzere farklı konaklama bölgelerini kapsadığını belirten Kulaklıoğlu, şehir merkezinden konferans alanına tramvayla da ulaşılabileceğini söyledi. Mavi Bölge’ye yaya üst geçidi üzerinden erişim sağlanırken Yeşil Bölge’ye otopark alanından hareket edecek elektrikli otobüslerle ulaşılabilecek.
COP31 süresince yalnızca yolcu taşımacılığı değil, konferans alanına yönelik lojistik faaliyetler de ayrı bir plan çerçevesinde yürütülecek. Organizasyon kapsamında alana ulaştırılması gereken malzemeler, tırlarla otopark içerisindeki belirlenmiş bölgeye getirilecek. Araçlar, sevkiyat öncesinde güvenlik birimlerinin kontrolünden geçirilecek.
Malzeme taşımacılığının 21.00 ile 06.00 saatleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylece gündüz saatlerinde düzenlenecek toplantı ve etkinliklerin aksamaması, konferans çevresindeki trafik yükünün azaltılması ve katılımcıların ulaşımının kolaylaştırılması amaçlanıyor.
COP31 hazırlıkları ulaşım altyapısıyla sınırlı kalmıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya’daki konferans alanını COPArt Projesi kapsamında aynı zamanda açık ve kapalı sanat galerisi olarak değerlendirecek.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 1 milyon 100 bin metrekare büyüklüğündeki sergi alanında “COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible” temasıyla çok sayıda sanat eseri ziyaretçilerle buluşacak. 9-20 Kasım tarihlerinde, Taraflar Konferansı ile eş zamanlı düzenlenecek etkinlikler aracılığıyla iklim değişikliği, doğanın korunması ve çevresel sorumluluk konularının sanatın diliyle anlatılması hedefleniyor.
COPArt etkinliklerinin direktörlüğünü ve küratörlüğünü Nagihan Özel üstlenecek. Proje, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ziyaretçileri Antalya’da sanatla buluştururken iklim eyleminin önemine ilişkin farkındalığı da artırmayı amaçlıyor.
Etkinliklerin gerçekleştirileceği Yeşil Bölge’deki programlara vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Mavi Bölge’de düzenlenecek etkinlikler ise Birleşmiş Milletler tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcilerine açık olacak.

COPArt kapsamında 6 bin 600 metrekarelik kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yerli sanatçıların eserlerinin yer alacağı programda, Türk sanat tarihinin önemli isimlerini bir araya getiren “Altı Usta Altı İz” başlıklı sergi de ziyaretçilere sunulacak.
Sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri yer alacak. Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi sanatçıların çalışmalarından modern ve çağdaş sanatçılara uzanan seçkinin de ilk kez kamuoyuyla buluşması planlanıyor.
Uluslararası sanat seçkisinde ise farklı coğrafyalardan sanatçıların doğa ve insan ilişkisini ele alan çalışmaları sergilenecek. Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin, projede eserleriyle yer alacak sanatçılar arasında bulunuyor.
Programda Eva Jospin’in mukavvadan oluşturduğu ormanlar, Todd Gray’in çevresel adalet temalı anlatıları, Erica Daborn’un ekolojik kırılmaları ele alan çalışmaları, Xavier Cortada’nın iklim farkındalığına odaklanan eserleri ve Zaria Forman’ın eriyen buzulları konu alan çalışmaları da bulunuyor. NILS-UDO’nun doğada ürettiği geçici çalışmaların fotoğrafları ise doğanın kendi döngüsüne ve yaşamın devamlılığına dikkat çekecek.
COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, etkinliğin temel mesajının “Görmek, hissetmek, korumak ve değiştirmek hâlâ mümkün” olduğunu belirtti. Sanatın, uzakta olduğu düşünülen çevresel kayıpları görünür kılabildiğini ve insanın doğayla arasındaki bağı yeniden hatırlatabildiğini ifade eden Özel, projenin farklı ülkelerden sanatçıları ortak bir sorumluluk etrafında buluşturduğunu kaydetti.
“Hâlâ Mümkün” temasının gelecek kuşaklara karşı sorumluluğu hatırlatan bir çağrı olduğunu vurgulayan Özel, bir ormanın varlığını sürdürmesinden bir türün korunmasına, geleneksel bir ustalığın aktarılmasından sanat eserlerinin yeni kuşaklarla buluşmasına kadar pek çok konunun bugünkü tercihlerle bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Özel, COPArt’ta Türkiye sanatının önemli isimleriyle dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları bir araya getirdiklerini belirterek, her eserin kendi tarihini ve anlatım biçimini korurken ortak yaşam üzerine yeni sorular gündeme getirmesini önemsediklerini ifade etti.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda COPArt etkinliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurum, doğanın hikâyesini sanatın gücüyle dünyaya anlatmayı hedeflediklerini belirterek konferans alanının Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnelerinden biri olacağını bildirdi.
Kurum’un paylaşımında, 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanında binin üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, sergiler ve söyleşilerin yer alacağı bilgisi paylaşıldı.
COP31 kapsamında hazırlanan ulaşım ve sanat programları, Antalya’daki organizasyonun yalnızca iklim diplomasisi toplantılarından ibaret olmayacağını ortaya koyuyor. Düşük emisyonlu otobüs filosu, yeni yakıt altyapısı ve planlanan toplu taşıma hatlarıyla ulaşımın çevresel etkisinin azaltılması hedeflenirken COPArt etkinlikleriyle iklim gündeminin sanat aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor.
GÜNDEM KORİDORU
31 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026SPOR
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.