Orta Doğu’daki çatışmalar ve Rusya-Ukrayna savaşında artan gerilim, küresel tedarik zincirleri ile emtia piyasaları üzerindeki baskıyı artırdı. Petrol, doğal gaz ve tarımsal ürünlerdeki fiyat yükselişleri enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşırken sıkılaşan finansal koşullar şirketler ve hükümetler üzerindeki baskıyı derinleştirdi. Coface’ın değerlendirmesine göre küresel ekonominin 2025’te yüzde 2,8 olan büyüme hızının 2026’da yüzde 2,5’e gerilemesi, 2027’de ise yüzde 2,6’ya yükselmesi bekleniyor.
Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, enerji ve emtia piyasalarında fiyat hareketlerini hızlandırdı. İran ile ABD arasındaki çatışmaların yeniden başlaması ve Rusya-Ukrayna savaşının şiddetlenmesi, tedarik zincirlerini olumsuz etkileyerek maliyetleri yukarı çekti.
Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ticaretindeki aksaklıklar ve sevkiyatların alternatif güzergâhlara yönelmesi, enerji piyasalarındaki baskıyı artırdı. Coface verilerine göre petrol fiyatları yüzde 50’den fazla, doğal gaz fiyatları ise yaklaşık yüzde 100 yükseldi. Metal fiyatları yüksek seviyelerini korurken Karadeniz’deki liman terminallerine yönelik saldırılar ve Avrupa’da yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar tarımsal emtia fiyatlarını da etkiledi. Buğday fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 40’a ulaştı.
Enerji ve gıda maliyetlerindeki yükseliş, yeni bir enflasyon dalgasına ilişkin kaygıları güçlendirdi. Merkez bankalarının para politikası kararları ve küresel finansman koşulları da bu gelişmelerden etkilendi. Dolar, ocak ayı ortasında gördüğü düşük seviyeden itibaren efektif bazda yüzde 6’dan fazla değer kazandı. Uzun vadeli faiz oranları ise şubat sonundan bu yana başlıca para birimi bölgelerinin çoğunda 100 baz puanın üzerinde yükseldi.
Küresel ekonomi, yapay zekâ yatırımları ve bu yatırımların oluşturduğu servet etkisinin katkısıyla dayanıklılığını korusa da aşağı yönlü riskler artıyor. Coface, küresel büyüme tahminini 2026 için yüzde 2,5, 2027 için yüzde 2,6 olarak açıkladı. Orta Doğu’daki çatışmaların uzamasının ise 2026 ve 2027 yıllarında küresel büyümeden toplam 0,5 puan götürebileceği öngörüldü.
Enerji piyasalarındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde fiyatlar üzerindeki etkisinin sürmesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının eylül ayında varil başına 100 dolar eşiğini aşabileceği tahmini de küresel enflasyon görünümündeki belirsizliği artırıyor.
Coface, güncel değerlendirmesinde üç ülkenin risk notunu aşağı yönlü revize ederken dört ülkenin notunu yükseltti. Sektörel risk analizlerinde de 12 aşağı ve sekiz yukarı yönlü olmak üzere toplam 20 değişiklik yaptı.
Orta Doğu’da Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ekonomik faaliyetlerinde 2026 yılında daralma beklentisi öne çıktı. Suudi Arabistan’ın risk notu A3’ten A4’e, Birleşik Arap Emirlikleri’nin notu A2’den A3’e, Katar’ın notu ise A3’ten A4’e indirildi.
Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına ve ihracat güzergâhlarına yönelik saldırılardan etkilenmesi risk görünümünde belirleyici oldu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar açısından ise Hürmüz Boğazı’na bağımlılık, ekonomik kırılganlığı artıran unsurlar arasında yer aldı.
Coface, tarım ve gıda sektörünün risk değerlendirmesini altı ülkede aşağı yönlü güncelledi. Fransa, Avusturya ve Polonya’da yaz aylarında yaşanan aşırı hava olayları bu değişikliklerin başlıca nedenleri arasında gösterildi.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da gıda ithalatına yüksek bağımlılık, sektörün dış şoklara karşı hassasiyetini artırdı. Arjantin’de ise yüksek maliyetler, daralan kâr marjları ve tarım işletmelerinde yaşanan iflaslar finansal koşulları zorlaştırdı.
ABD ekonomisinde hanehalkı tüketimi, yapay zekâ yatırımları ve iş gücü piyasasının dayanıklılığı büyümeyi destekleyen unsurlar olarak öne çıktı. İşsizlik oranının yüzde 4 seviyesinde seyretmesi, ekonomik faaliyetin güçlü kalmasına katkı sağladı.
Avrupa’da Almanya ve İspanya ekonomilerinin dirençli görünümü, bölgenin beklentilerin bir miktar üzerinde performans göstermesini sağladı. Buna karşın Fransa’nın kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar gündemdeki yerini korudu.
Asya’da ülkeler arasındaki büyüme farklılıkları belirginleşti. Vietnam’ın yüzde 8,4, Hindistan’ın ise yüzde 7,5 büyüme kaydetmesi beklenirken altyapı harcamaları ve yapay zekâ bağlantılı teknolojiler bu ekonomileri destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Çin’de iç talebin zayıflaması, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerde ise artan enerji maliyetlerinin baskısı öne çıktı.
Afrika ve Latin Amerika’da temel riskler arasında yüksek enflasyon yer aldı. El Niño etkisiyle yükselen tarım ürünleri fiyatları ve enerji maliyetleri, bölge ekonomilerindeki fiyat baskılarının sürmesine neden olan unsurlar olarak değerlendirildi.
Coface Baş Ekonomisti Jean-Christophe Caffet, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Caffet, enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın enflasyon baskısını yeniden güçlendirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Orta Doğu’da uzayan çatışmalar, küresel ölçekte yeni bir enflasyon şoku riskini yeniden gündeme getiriyor. Enerji, emtia ve taşımacılık maliyetlerindeki artış, merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye zorluyor. Bu da kırılgan durumdaki hükümetler ve şirketler açısından koşulları giderek daha güç hale getiriyor.”
GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026SPOR
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.