Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin 1996 yılının başında uygulanmaya başladığını hatırlatan Bolat, bu süreçte ticari kısıtlamaların kaldırıldığını ve Türkiye’nin ortak dış gümrük tarifesi rejimini benimsediğini ifade etti. Türkiye’nin rekabet, devlet yardımları, marka, patent ve ticaret politikaları alanlarında AB mevzuatına kapsamlı uyum sağladığını da belirtti.
Gümrük Birliği’nin geride kalan 30 yılda önemli sonuçlar ortaya koyduğunu kaydeden Bolat, iki taraf arasındaki yıllık toplam ticaret hacminin yaklaşık 21 milyar dolardan geçen yıl 233 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Bu artışın karşılıklı yatırımları desteklediğini ve sanayi alanında güçlü bir bütünleşme oluşturduğunu vurguladı.

Türkiye’nin toplam 294 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 63’ünün AB şirketlerinden kaynaklandığını belirten Bolat, Türk ve Avrupalı işletmelerin üretim ve tedarik zincirleri üzerinden birbirine sıkı biçimde bağlandığını dile getirdi.
Bu karşılıklı bağımlılığın en belirgin örneklerinden birinin otomotiv sektörü olduğunu ifade eden Bolat, Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaretin yaklaşık yüzde 26’sının bu alanda gerçekleştiğini ve otomotiv ticaretinin 62 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Türkiye’deki otomotiv sanayisinin yüzde 75’inin Avrupa şirketlerinden oluştuğunu kaydeden Bolat; Renault, Peugeot, Fiat, Stellantis Grubu, MAN, Mercedes-Benz ve Bosch gibi şirketlerin Türkiye’deki üretim ve yatırım faaliyetlerine dikkat çekti.
AB şirketlerinin Türkiye’ye 21 milyar avroluk otomotiv yatırımı yaptığını hatırlatan Bolat, Türkiye’nin geçen yıl yaklaşık 1 milyon 450 bin otomobil ve diğer motorlu araç ürettiğini, bu üretimin yüzde 75’inin AB şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini aktardı.
Türkiye otomotiv pazarının yıllık yaklaşık 1,3 milyon araç seviyesinde olduğunu belirten Bolat, pazarın yaklaşık yüzde 75’ini oluşturan 980 bin aracın ithalatla karşılandığını ifade etti. Bu verilerin, iki tarafın üretim, pazar ve tedarik zincirleri bakımından birbirini tamamladığını gösterdiğini söyledi.
Bolat ayrıca, Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaretin son beş yılda 900 milyar avroya ulaştığını belirterek ekonomik ilişkilerin büyüklüğüne işaret etti.
![]()
AB’de gündeme gelen Sanayi Hızlandırma Yasası ve “AB’de Üretim” ya da “AB ile Üretim” tartışmalarına değinen Bolat, Avrupa’nın sanayi politikalarını belirlerken Türkiye ile mevcut ekonomik bütünleşmeyi göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Üçüncü ülkelerden yapılan yüksek hacimli ithalat konusunda Türkiye’nin de benzer kaygılar taşıdığını belirten Bolat, AB’nin bu alandaki yaklaşımını doğal karşıladıklarını ve saygıyla değerlendirdiklerini ifade etti. Ancak çözümün, güvenilir ticaret ortaklarının veya Gümrük Birliği’nin dışında bırakılması olmaması gerektiğini vurguladı.
Bolat, Türkiye’nin “AB ile Üretim” modelinde eşdeğer bir ortak olarak kabul edilmesinin hem Avrupa hem de Türkiye sanayisinin çıkarına olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye, AB’nin güçlü ve vazgeçilmez bir parçasıdır. Sanayi ve üretim alanında iki tarafın birbirini dışlamak yerine mevcut işbirliğini güçlendirmesi gerekiyor.”
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği açısından sağduyulu bir yaklaşımın önemini vurgulayan Bolat, Avrupa kurumları ve üye ülkelerle bu konuda yakın temasların sürdüğünü kaydetti.
![]()
Türkiye-AB ilişkilerindeki ticari sorunların çözümüne yönelik mekanizmaların önemine değinen Bolat, son iki yılda üçüncü kez gerçekleştirilecek Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısının özel sektör ile kamu temsilcilerini bir araya getirmeyi amaçladığını belirtti.
Toplantının Türkiye-AB İş Zirvesi ile birlikte düzenlenmesini tercih ettiklerini aktaran Bolat, böylece iş dünyası temsilcilerinin ve kamu yetkililerinin karşılıklı görüş alışverişinde bulunabileceğini ifade etti.
Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu kapsamında yürütülen çalışmaların sonuç verdiğini kaydeden Bolat, Gümrük Birliği çerçevesinde ele alınan sorunların sayısının geçen yıl 29’dan 14’e indirildiğini açıkladı. Bolat, mevcut sorunların çözümü için yeni adımlar atılacağını da bildirdi.
Bolat’ın gündemindeki başlıklardan biri de Türk vatandaşlarının AB ülkelerine seyahatinde karşılaştığı vize sorunları oldu.
Türkiye’nin genişleme ve katılım sürecindeki aday ülkeler arasında vatandaşlarına vize serbestisi tanınmayan tek ülke olduğunu belirten Bolat, diğer aday ülkelerin vize serbestisi uygulamasından yararlandığını söyledi.
Uygulamaya alınan kademeli vize sisteminin yaşanan sıkıntıları kısmen azalttığını ifade eden Bolat, bununla birlikte mevcut uygulamanın sorunları çözmek için yeterli olmadığını vurguladı.
Bolat’ın açıklamaları, Türkiye’nin AB ile ticari ve sanayi entegrasyonunu derinleştirme, Gümrük Birliği’ndeki sorunları giderme ve vatandaşların vize süreçlerini kolaylaştırma beklentilerini bir kez daha gündeme taşıdı.
GÜNDEM KORİDORU
25 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026SPOR
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.