Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine hitap etti. Erdoğan konuşmasında Filistin ve Gazze’deki gelişmeler, Birleşmiş Milletler sisteminin reformu, bölgesel çatışmalar, Türkiye’nin dış politika yaklaşımı, iklim değişikliği, COP31 ve yapay zeka gibi başlıklara değindi. Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki hitabı 22 Eylül’de gerçekleştirildi.
Erdoğan, Filistin Devleti Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu salonunda yer alamamasını eleştirerek, Türkiye’nin Filistin halkının taleplerini uluslararası kamuoyuna taşımayı sürdüreceğini söyledi.
Filistin’i henüz tanımayan ülkelere de çağrıda bulunan Erdoğan, bu ülkelerden kararlarını yeniden değerlendirmelerini istedi.
Son bir yılda dünyada 60’tan fazla çatışma ve savaş yaşandığını belirten Erdoğan, Gazze, Ukrayna, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan’daki kayıplara dikkat çekti.
Gazze’deki insani tabloya ilişkin sert ifadeler kullanan Erdoğan, hastanelerdeki enerji sıkıntısı, çocukların durumu ve devam eden ölümler üzerinden uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşasına başlanması gerektiğini belirterek, uluslararası toplumu İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısının reforme edilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin kararlarına bağlı olmasının adil olmadığını savunarak, Güvenlik Konseyi’nin “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı doğrultusunda yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi’nde veto imtiyazının kaldırılması gerektiğine ilişkin görüşünü de daha sonra New York’taki temasları kapsamında yineledi.
Erdoğan, daha adil bir uluslararası sistem için uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması, bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi, açık diplomasi ve iş birliğinin artırılması, gelir adaletsizliklerinin azaltılması ve insan merkezli teknoloji anlayışının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Teknolojiye erişimde yeni ayrımlar oluşmaması gerektiğini belirten Erdoğan, “tekno-kutuplaşma” ve “dijital hegemonya” risklerine dikkat çekti.

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona ermesini istediklerini söyledi.
Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği ve gıda güvenliğinin korunması amacıyla taraflarla temasların devam ettiğini belirten Erdoğan, ticari gemilere yönelik saldırıları da kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Erdoğan, Suriye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma yönünde ilerlediğini belirterek Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmayı sürdüreceğini söyledi.
Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesini desteklediklerini ifade eden Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere ulaştırma ve enerji projelerinde iş birliğini sürdürdüklerini belirtti.
Libya’da ise istikrarın korunmasını öncelik olarak gördüklerini kaydeden Erdoğan, uzlaşı sürecinin Libyalıların liderliğinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan konuşmasının iklim bölümünde Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlattı.
Gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çeken Erdoğan, COP31’de iklim adaletini öne çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Erdoğan, “Avustralya’yla geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31’i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir ‘Uygulama COP’u’ haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Türkiye’nin COP31 hazırlıkları New York’ta da çeşitli etkinlik ve tanıtım programlarıyla uluslararası kamuoyuna sunuluyor.
Erdoğan, Emine Erdoğan’ın 2017’de başlattığı Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir farkındalık çalışmasına dönüştüğünü belirtti.
İklim kriziyle mücadelede sıfır atığın önemli bir araç olduğunu söyleyen Erdoğan, tüketim ve israf kültürünün de iklim değişikliği kadar ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.
Konuşmasında yapay zekaya da değinen Erdoğan, teknolojinin giderek daha zor kontrol edilen riskler ortaya çıkardığını söyledi.
Erdoğan, yapay zeka konusunda uluslararası ortak bir hukuki çerçevenin oluşturulması gerektiğini belirterek, Birleşmiş Milletler çatısı altında uluslararası bir yapay zeka sözleşmesi hazırlanmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulundu.
Erdoğan konuşmasının sonunda Türkiye’nin uluslararası meselelerde kendi yaklaşımını sürdürmeye devam edeceğini belirterek, “Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceEKONOMİ
20 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
20 gün önceEKONOMİ
20 gün önceSPOR
20 gün önceEKONOMİ
20 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.