Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope verilerine göre, yılın ilk yarısında kıta genelinde 8,8 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi santrali devreye alındı. Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope tarafından yayımlanan ve yılın ilk yarısına ilişkin detaylı verileri içeren rapora göre, kıta genelinde 8,8 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alındı. Bu kapasitenin 7 gigavatlık bölümü doğrudan Avrupa Birliği üyesi 27 ülkeden geldi. Rüzgar enerjisi santrallerinin büyüme ivmesini koruduğu bu dönemde, yeni kurulumların büyük çoğunluğunu karasal projeler oluşturdu. Avrupa genelinde kurulan yeni kapasitenin yüzde 74’lük kısmını karasal rüzgar enerjisi santralleri oluşturdu. Ülke bazlı bakıldığında, Almanya 3,4 gigavatlık yeni kurulumla Avrupa’da ilk sırada yer aldı. Almanya’yı 789 megavat ile Birleşik Krallık ve 612 megavatlık kapasite artışıyla İspanya takip etti. Böylelikle rüzgar enerjisi alanındaki yatırımlar kıtanın önde gelen ekonomilerinde yoğunlaşmayı sürdürdü.
Son eklemelerle birlikte Avrupa’nın toplam rüzgar enerjisi kurulu gücü 311 gigavat sınırını aştı. Toplam kapasitenin 270,5 gigavatlık bölümü karasal, 40,9 gigavatlık bölümü ise denizüstü rüzgar enerjisi santrallerinden meydana geldi. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin toplam rüzgar enerjisi kapasitesi ise 251 gigavatın üzerine çıktı. Birlik genelinde karasal kapasite 228,4 gigavat, denizüstü rüzgar kapasitesi ise 23,2 gigavat olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar temiz enerji dönüşümünün kararlılıkla devam ettiğini gösterirken, yeşil mutabakat hedeflerine ulaşma yolunda rüzgar enerjisi santrallerinin ne kadar kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtladı. Kıta genelinde artan enerji ihtiyacının karşılanmasında yenilenebilir kaynakların payı her geçen gün genişliyor.

Avrupa’da yılın ilk yarısında yeni rüzgar santrallerine yönelik yaklaşık 9 milyar avro tutarında nihai yatırım kararı alındı. Yatırım faaliyetleri ağırlıklı olarak karasal rüzgar projelerinde yoğunlaştı. Bu alanda 4,5 gigavatlık kapasitenin finansmanı için 7 milyar avroluk yatırım kararı kesinleşti. Denizüstü rüzgar tarafında ise finansal süreçleri tamamlanan tek proje Nordlicht II oldu. Toplam 630 megavat kapasiteli bu proje için 1,9 milyar avro yatırım taahhüdünde bulunuldu. Bütün bunlara ek olarak, rüzgar enerjisi türbini siparişlerinde yıllık bazda hafif bir gerileme yaşandı. Yılın ilk yarısında verilen 10,6 gigavatlık türbin siparişi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 düşüş gösterdi. Verilen siparişlerin 7,8 gigavatını karasal türbinler, 2,8 gigavatını ise denizüstü türbinler oluşturdu.
Kamu ihaleleri tarafında ise oldukça hareketli bir dönem geride kaldı. Avrupa genelinde düzenlenen ihalelerde toplam 17,2 gigavatlık rüzgar enerjisi kapasitesi tahsis edildi. Bu kapasitenin 8,8 gigavatı karasal, 8,4 gigavatı denizüstü rüzgar projelerine ayrıldı. Temmuz ve ağustos aylarında Danimarka ile Moldova’nın gerçekleştirdiği ek ihalelerle birlikte 2 gigavatlık ek kapasite daha tahsis edildi. Bunun 1,8 gigavatı denizüstü, 170 megavatı ise karasal rüzgar enerjisinden oluştu. Yılın ikinci yarısında ise Avrupa’daki bazı ülkelerde 24 gigavatın üzerinde yeni rüzgar enerjisi kapasitesi için ihale düzenlenmesi planlanıyor. Bu ihalelerin başarıyla sonuçlanması durumunda sektördeki yatırım trafiğinin daha da hızlanması ve pazarın genişlemesi bekleniyor.

WindEurope raporunda, rüzgar enerjisi sektörünün karşı karşıya olduğu bürokratik ve altyapısal engellere geniş bir şekilde dikkat çekildi. Almanya haricindeki birçok ülkede karasal projelere verilen izinlerde düşüş yaşandığı belirtildi. Onaylanan kapasitelerin geçen yıla kıyasla gerilemesi, yeni kurulumların beklentilerin altında kalmasına sebep oldu. Yıl sonuna kadar toplam kurulumların 24,1 gigavata ulaşması öngörülüyor. Her ne kadar bu hedef önceki öngörülerin altında kalsa da gerçekleşmesi durumunda Avrupa için yeni bir rekor anlamına gelecek. Avrupa Birliği genelinde 2026-2030 döneminde yıllık ortalama 22 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi ekleme hedefi geçerliliğini koruyor.
Ancak şebeke darboğazları, uzayan izin süreçleri, elektrifikasyondaki yavaşlama ve iyi tasarlanmamış ihaleler büyüme hızını kesiyor. Denizüstü rüzgar enerjisinde ise altyapı yetersizlikleri, uygun gemi bulunabilirliğinin azlığı ve liman kapasiteleri temel engeller olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcileri, hedeflere ulaşılabilmesi için altyapı yatırımlarının artırılması ve bürokratik süreçlerin basitleştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Rüzgar enerjisi projelerinin hızlanması adına tüm üye ülkelerde eş zamanlı reformların hayata geçirilmesi bekleniyor. Aksi takdirde mevcut altyapı kısıtlarının orta vadeli enerji hedeflerini riske atabileceği belirtiliyor.
EKONOMİ
22 saat önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
22 saat önceEKONOMİ
22 saat önceSPOR
22 saat önceEKONOMİ
23 saat önceEMLAK
23 saat önceEKONOMİ
23 saat önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.