Çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıklarının etkileri yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. ABD’de gerçekleştirilen uzun süreli bir araştırma, çocukluk ve ergenlik döneminde sık tüketilen şekerli içecekler ile yetişkinlikte yüksek tansiyon gelişme riski arasında ilişki bulunduğunu ortaya koydu.
Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ve Toronto Üniversitesi araştırmacılarının çalışması, Amerikan Kalp Derneğinin bilimsel dergisi Circulation’da yayımlandı.
Araştırmada gazlı içecekler ve diğer şekerli içeceklerin yanı sıra meyve suyu tüketimi de incelendi. Sonuçlar, tüketim miktarı arttıkça yetişkinlik dönemindeki hipertansiyon riskinin de yükseldiğine işaret etti.

Araştırmacılar, ABD’deki “Growing Up Today Study” kapsamında 9-16 yaşlarındayken çalışmaya dahil edilen 25 binden fazla kişinin verilerini değerlendirdi.
Yaklaşık 25 yıl süren takip boyunca katılımcıların beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzları ve sağlık durumlarına ilişkin bilgiler belirli aralıklarla toplandı.
Analizlerde çocukluk ve ergenlik döneminde günde iki veya daha fazla porsiyon şekerli içecek tüketenlerin, haftada üç porsiyondan daha az tüketenlerle karşılaştırıldığında yetişkinlikte yüksek tansiyon geliştirme riskinin yüzde 52 daha yüksek olduğu görüldü.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri meyve suyu tüketimine ilişkin oldu. Günde 1,5 porsiyon veya daha fazla meyve suyu tüketimi, yetişkinlik döneminde yüzde 35 daha yüksek hipertansiyon riskiyle ilişkilendirildi.
Ancak araştırmacılar bütün meyvelerde bulunan doğal şeker için aynı ilişkiyi tespit etmedi.
Bu farklılığın olası nedenlerinden biri olarak meyvelerin lif içeriği gösteriliyor. Bütün meyvelerde bulunan lif, şekerin daha yavaş emilmesine yardımcı olurken meyve suyunda lif miktarının önemli ölçüde azalması daha hızlı şeker alımına neden olabiliyor.
Araştırmanın sonuçları, alınan toplam fruktoz miktarının yanı sıra şekerin hangi gıdadan geldiğinin de önemli olabileceğine işaret etti.

Araştırmacılar farklı tüketim tercihlerinin uzun vadeli etkilerini de modelledi. Buna göre günlük bir porsiyon şekerli içeceğin yerine su veya süt tüketilmesi ya da bütün meyve yenmesi, ilerleyen yıllarda daha düşük yüksek tansiyon riskiyle ilişkilendirildi.
Benzer şekilde meyve suyunun yerine doğrudan meyvenin tercih edilmesinin de daha düşük riskle bağlantılı olabileceği belirtildi.

Araştırmacılar, sonuçların çocukların zaman zaman meyve suyu veya şekerli içecek tüketmesinin doğrudan hipertansiyona neden olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekti.
Çalışmanın gözlemsel olması nedeniyle şekerli içecek tüketiminin yüksek tansiyona doğrudan neden olduğunu kanıtlamak mümkün değil. Beslenme verilerinin katılımcıların kendi beyanlarına dayanması ve araştırma grubunun demografik yapısı da çalışmanın sınırlılıkları arasında gösterildi.
Buna karşın 25 yılı bulan takip süresi ve 25 binden fazla katılımcının verilerinin değerlendirilmesi, çocukluk dönemindeki içecek tercihlerinin yetişkinlikteki kalp ve damar sağlığıyla ilişkisini inceleyen çalışmaya geniş bir veri seti sağladı.
GÜNDEM KORİDORU
17 gün önceEKONOMİ
16 Ağustos 2026EKONOMİ
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
16 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.