DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Uzun kullanım sıfır baskı: Rahat bir oyuncu kulaklığı…
250 liralık fındığı 170 liraya kim alıyor? Ferrero dahil büyük firmalar mercek altında

250 liralık fındığı 170 liraya kim alıyor? Ferrero dahil büyük firmalar mercek altında

TMO'nun fındığa 250 lira alım fiyatı açıklamasına rağmen serbest piyasada 170-180 liraya kadar düşen fiyatlar, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu'nu harekete geçirdi. Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, incelemenin üreticiden değil doğrudan Ferrero gibi büyük ihracatçılardan başlatılması gerektiğini söyledi.

19/09/2026 07:22
250 liralık fındığı 170 liraya kim alıyor? Ferrero dahil büyük firmalar mercek altında

Ali Osman Polat

Fındıkta Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile serbest piyasa arasındaki fiyat farkı, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu’nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi. Üretici temsilcileri ve bölge siyasilerinin çağrıları sonrasında Bakanlık ve Rekabet Kurumu müfettişleri sahada inceleme başlattı.

Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındıkta serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı alım fiyatının oldukça altında kalmasına daha önce tepki gösterdiklerini ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’nu göreve çağırdıklarını hatırlattı. Akça, müfettişlerin sahada inceleme yaptığını, Ziraat Odası’ndan da rapor hazırlanmasının istendiğini belirterek, hazırladıkları raporu çözüm önerileriyle birlikte müfettişlere gönderdiklerini söyledi.

TABAN FİYATIN YÜZDE 30-40 ALTINDA PİYASA OLUŞTU

Serbest piyasadaki incelemenin fiyatlar üzerinde etkisinin olup olmayacağı konusunda değerlendirmede bulunan Akça, TMO’nun 250 liralık alım fiyatının altında oluşan piyasa fiyatlarının sorgulanması gerektiğini söyledi:

“Hükümet 250 lira Levant kalite için fiyat açıklıyor. Bu taban fiyat, yani en düşük olması gereken fiyat. Ancak taban fiyat olarak açıklanan fiyatın bile neredeyse yüzde 30-40 altında bir fiyat oluşuyor. Dolayısıyla burada olaya müdahale edilmesi ve bunun nedeninin sorulması lazım.”

“İNCELEME TÜCCARDAN DEĞİL, İHRACAT RAKAMLARINDAN BAŞLAMALI”

İncelemenin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulunan Akça, araştırmanın üretici satış fiyatlarından değil, ihracat rakamlarından başlatılması gerektiğini savundu:

“Ben bu inceleme yapılacaksa önce ihracat rakamlarından başlanarak aşağı doğru gelmesini temenni ederim. Yurt dışına ne kadar, kaç liradan satıldı? Hangi firma sattı, nereden aldı? Aşağı doğru gelerek incelenirse sıkıntının çok daha net ortaya çıkması sağlanır.”

İhracat fiyatlarının resmi kayıtlardan takip edilebileceğini belirten Akça, ihracatçıların yurt dışına gerçekleştirdiği satışlara ilişkin verilere ihracatçı birlikleri, borsalar ve kamu kayıtları üzerinden ulaşılabileceğini söyledi:

“İhracatçının yurt dışına fındığı kaç liraya ihraç ettiğini biliyorsunuz. Bunlar devletin resmi kayıtlarında var. Dolayısıyla buradan başlanarak inceleme yapılmasının çok daha doğru olduğunu düşünüyorum.”

FERRERO VE İLK 100 İHRACATÇI MERCEK ALTINA ALINMALI

İncelemenin öncelikle yüksek miktarda fındık ihracatı gerçekleştiren firmalar üzerinden yürütülmesinin daha hızlı sonuç verebileceğini belirten Akça, özellikle Ferrero ve Türkiye’nin önde gelen ihracatçı firmalarının incelenmesini önererek şunları söyledi:

“Ferrero’nun veya ilk 100’de, ilk 500’de yer alan ihracatçı firmaların denetime alınması halinde diğer sonuçlara ulaşmak çok daha kolay olacaktır. Türkiye’de en fazla 10-12 firmanın çok detaylı incelenmesiyle problemin nereden kaynaklandığı analiz edilebilir.”

Yaş sebze ve meyve piyasasında yürütülen son soruşturmada ortaya çıkan fatura zincirine dikkat çeken Akça, benzer bir durumun fındıkta yaşanmaması için incelemenin doğru noktadan başlatılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Sebze ve meyvede üreticiden alınan ürünün birinci, ikinci ve üçüncü aracı üzerinden faturalandırıldığı, maliyetlerin satışa kadar yüksek gösterildiği bir yapı gördük. Fındıkta da aynı sıkıntının yaşanabileceğini düşünüyorum. Fındığın doğrudan tüccarda veya manavda incelenmesinden başlanmamalı. İhracat rakamlarından başlanmalı, aşağıya doğru inilerek inceleme yapılmalı.”

DEPOLARDAKİ FİZİKİ STOKLAR DA KONTROL EDİLMELİ

İncelemenin yalnızca ticari defterlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Akça, tüccar, sanayici ve diğer işletmelerin depolarındaki fiziki stokların da kontrol edilmesini istedi:

“Kağıt üzerinde inceleme yapılırsa sonuçlara ulaşmak zorlaşır. Depolarda ne kadar stok var, hangi firmanın deposunda ne kadar fındık bulunuyor, farklı bir yerde deposu var mı? Bunların tamamının incelenmesi gerekiyor.”

Akça, incelemenin yalnızca işletmelerin ticari faaliyet gösterdiği adreslerde yapılmasının yeterli olmayacağını, firmaların farklı lokasyonlardaki depolarının da kapsamlı biçimde kontrol edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

ÜRETİCİLER TMO’YA AKIN ETTİ: 200 BİN TONU AŞKIN RANDEVU

Serbest piyasada fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle üreticinin ürününü zararına satmak durumunda kaldığını savunan Akça, üreticilerin TMO’ya yöneldiğini belirterek şunları söyledi:

“Üretici bir hamle yaptı. Şu ana kadar 200 bin tonu aşkın randevu alarak ürününü TMO’ya teslim etme yolunu deniyor.”

TMO’nun fındık alımlarına ilişkin bilgi veren Akça, yaklaşık 210 bin tonluk randevu alındığını, 80-100 bin civarında üreticinin randevu oluşturduğunu ve TMO depolarına yaklaşık 60 bin ton fındık girdiğini söyledi. Alımların başlamasının üzerinden yaklaşık 20-24 gün geçtiğini belirten Akça, TMO’nun günlük ortalama 1.500 ton civarında fındık alımı gerçekleştirdiğini ifade etti.

Yoğun talep nedeniyle TMO’dan ek depo ve ekip oluşturulmasını talep ettiklerini belirten Akça, TMO’nun ekip sayısını 80’e çıkardığını ve talebin devam etmesi halinde bu sayının 100’e kadar yükseltileceğinin kendilerine iletildiğini söyledi.

BAZI İLÇELERDE KOTA YÜZDE 30 ARTIRILDI

TMO’nun alım kotalarının resmi rekolte rakamları üzerinden belirlendiğini anlatan Akça, bazı ilçelerde üreticilerden gelen talepler üzerine kota artışına gidildiğini söyledi. Akça, Altınordu’da daha önce 76 kilogram olarak belirlenen kotanın 100 kilograma, Ulubey’de ise 102 kilogramdan 123 kilograma çıkarıldığını belirtti.

Verimi yüksek ilçelerde kotaların yetersiz kaldığı yönündeki taleplerin ardından, rekolte tespitinde 100 kilogramın üzerinde verim belirlenen ilçelerde kotanın yüzde 30 artırıldığını kaydeden Akça şunları söyledi:

“100 kiloya 130 kilo verme imkanı getirildi. Bu da iyi bir gelişme.”

FİSKOBİRLİK’E YENİDEN YAPILANMA ÇAĞRISI

Akça, FİSKOBİRLİK’in üretici lehine daha etkin bir piyasa aktörü haline gelmesi gerektiğini savunarak kurumun yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Kurumun üretici kooperatifi niteliğine rağmen serbest piyasa koşullarında faaliyet gösterdiğini ve mevcut yapısının üreticiye yeterli katkıyı sağlayamadığını belirten Akça şunları kaydetti:

“FİSKOBİRLİK artık işlevini yitirmiş. Yeniden düzenlenip üreticiye hizmet edecek bir kurum haline dönüştürülmesi elzem olmuştur. TMO sadece fındık alımıyla ilgili hamle yapan ve üreticinin yanında garanti olarak duran bir kuruluş. FİSKOBİRLİK ise hem marka değeri hem üreticinin birliği olması açısından yeniden yapılandırılmalı.”

#fındık #tmo #rekabetkurumu #ferrero

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.