International AI Safety Report 2026’ya göre haftalık 700 milyondan fazla kişi gelişmiş yapay zeka sistemlerini kullanıyor. Ancak bu hızlı yaygınlaşmaya rağmen kurumsal ölçekte elde edilen iş sonuçları sınırlı kalıyor. MIT araştırmasına göre kurumsal yapay zeka pilot projelerinin yüzde 95’i ölçülebilir bir kar-zarar etkisi yaratamazken, Gartner verilerine göre şirketlerin yalnızca yüzde 6’sı yapay zekayı pilot aşamasının ötesine taşıyabiliyor. S&P Global’e göre ise şirketlerin yüzde 42’si 2025 yılında yapay zeka girişimlerinin büyük bölümünü durdurdu; bir yıl önce bu oran yüzde 17 seviyesindeydi.
Küresel ekonomik belirsizliklerin kalıcı hale geldiği yeni dönemde rekabet avantajı, kurumların hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. OBASE, yapay zekanın kurumlar için yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, ölçülebilir iş değeri üreten stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğine dikkat çekiyor.
OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki farkın kapatılmasının mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Deloitte araştırmasına göre yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük yapay zeka kurumsal yazılım devlerinin ücretli kullanıcı penetrasyonu dahi yüzde 3 seviyesinde kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. OBASE AIR, mevcut sistemlerle bütünleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuçlar üreten bir karar zekası platformu olarak bu soruna çözüm sunuyor.”
Dal, hayata geçirilen projeler sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet optimizasyonu, iş gücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik bir projede operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde iyileşme sağlandığını ifade etti.

OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal
Yapay zeka olgunluğu açısından küresel tablo dikkat çekici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını belirtirken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçleri ve karar mekanizmalarına yeterince entegre edilememesi.
Teknoloji dünyasında ise önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor. Yazılım lisanslarının satıldığı geleneksel modelden, ölçülebilir iş sonuçlarının taahhüt edildiği yeni iş modellerine doğru hızlı bir dönüşüm gerçekleşiyor. Artık teknoloji yatırımları, sistemin kurulup kurulmadığıyla değil, ortaya çıkan somut iş değeriyle ölçülüyor.

OBASE AIR platformunun temelinde yer alan Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün merkezinde bulunuyor. RaaS modeli artan satış oranları, optimize edilen operasyonel maliyetler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir çıktılara odaklanırken; DaaS yaklaşımı yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ederek karar süreçlerini otomatik ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi kritik kararlar bu sayede veri odaklı biçimde üretilebiliyor.
Dr. Bülent Dal, yapay zekanın ekonomik potansiyeline dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“McKinsey araştırmasına göre yapay zeka ve analitik, sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıyor. Bu potansiyeli gerçekleştirebilmenin yolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. OBASE AIR ile veriyi aksiyona, kararı ise rekabet avantajına dönüştüren projeler geliştiriyoruz.”
GÜNDEM KORİDORU
11 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
25 gün önceKARİYER
08 Mart 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Mart 2026EKONOMİ
08 Mart 2026