COP31 sürecini uzun süredir gündeminde tutan Türkiye’de İş Dünyası dergisi, her ay düzenlediği geleneksel “Mahkeme Sohbetleri” buluşmalarında 24 Mart Salı günü iklim diplomasisinin en önemli platformlarından biri olan COP31’i ele alacak. İş dünyası temsilcileri ve uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşecek toplantıda Türkiye’nin iklim politikaları, şirketlerin yeşil dönüşüm sürecindeki rolü, sürdürülebilir üretim, karbon düzenlemeleri ve yeni dönemin getirdiği fırsat ve sorumluluklar değerlendirilecek.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, enerji güvenliği ile iklim hedeflerinin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu vurguladı. Birol ise Türkiye’nin başkanlığının dünya için bir fırsat olduğunu belirtti ve Sıfır Atık projesinin küresel ölçekte devrim yaratabileceğine dikkat çekti.

BM’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli organizasyonlarından biri olan COP31 Zirvesi öncesinde İstanbul’da basın toplantısı düzenleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim krizinin dünyadaki etkilerine dikkat çekti. Kurum, kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyetinin 307 milyar dolara ulaştığını, yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşadığını söyledi.

Kurum, COP31’e ilişkin vizyonlarını şu sözlerle anlattı:
“Biz COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin konuşulduğu bir platform olarak değil; sözlerin uygulamaya dönüştüğü, güven üreten ve somut ilerleme sağlayan bir süreç olarak görüyoruz. Buna uygulama odaklı COP yaklaşımı diyoruz. Yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanıyor: diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Diyalog ile güveni güçlendiren kapsayıcı bir platform kuracağız. Uzlaşı ile ortak sorumluluk duygusunu büyüteceğiz. Aksiyon ile de alınan kararların sahada ölçülebilir uygulamalara dönüşmesini sağlayacağız.”
Enerji güvenliği ile iklim hedeflerinin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurgulayan Kurum, “Bir yandan yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını ve enerji verimliliğini desteklerken diğer yandan ülkelerin ulusal koşullarını dikkate alan adil ve uygulanabilir geçiş yollarını savunacağız” dedi.

Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31 eylem gündeminde enerji alanında öne çıkacak başlıkları da paylaştı. Buna göre temiz enerji dönüşümü, sıfır atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, iklim eylemi uygulama mekanizmaları ve yeşil sanayileşme zirvenin temel başlıkları olacak.
Kurum, küresel hedeflerle uygulama arasındaki farkın kapatılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün maalesef küresel hedeflerle planlar arasında derin bir uygulama boşluğu var. Sürekli konuşuyor, kararlar alıyoruz ama sahaya baktığınızda uygulama açığı çok fazla. Alınan kararlarla uygulama arasında bir uçurum var. Dolayısıyla asıl önemli olan karar almak değil, o kararları uygulamaya geçirmektir. İşte bu yüzden ‘Uygulama COP’u’ diyoruz. COP31’in geleceğin COP’u olmasını ve alınan kararların artık sahada radikal şekilde uygulanmasını istiyoruz.”

Sıfır Atık Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Kurum, geri dönüştürülemeyen plastik ürünlerin kullanımını sınırlamaya yönelik düzenleme hazırlığında olduklarını söyledi.
“Bugün atıkların yaklaşık yüzde 40’ını geri dönüştürebiliyoruz. Hedefimiz bu oranı daha da artırmak. Özellikle geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastik tabak, çatal ve benzeri ürünlerin geri dönüştürülebilen ya da biyobozunur alternatiflerle değiştirilmesi için bir yönetmelik hazırlıyoruz. Amacımız ağustos–eylül aylarında uygulamaya geçirmek.”
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da Türkiye’nin COP31 başkanlığının küresel iklim politikaları açısından önemli olduğunu vurguladı.
“COP31’e ev sahipliği etmek ülkemiz için büyük bir fırsat. Bu sadece Türkiye için değil dünya için de bir şans. Çünkü iklim değişikliği konusu son dönemde uluslararası gündemde biraz geri plana düşüyor. Bu konuyu tekrar hak ettiği yere taşımak gerekiyor. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan güçlü bir ülkenin COP başkanlığı yapması dünya için önemli bir fırsattır.”
Birol, Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmede de iklim konusunun devletin en üst düzeyinde gündemde olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.
Birol, Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin küresel ölçekte çok büyük bir katkı sağlayabileceğini söyledi.
“Sıfır Atık bu COP toplantılarında ilk defa güçlü şekilde gündeme geliyor. Ajans olarak yaptığımız modellemelere göre dünya çapında ciddi bir uygulama olursa yılda en az 1,5 gigaton emisyon azaltımı mümkün olabilir. Bu rakam Japonya ve Almanya’nın yıllık emisyonlarının toplamına eşit. Türkiye bunu dünyaya kabul ettirirse muazzam bir katkı sağlayabilir.”

Birol, ajansın COP31 sürecinde Türkiye’ye her türlü desteği vereceğini de vurguladı.
“Ajansımızda dünyanın en önde gelen yaklaşık 500 enerji ve iklim uzmanı çalışıyor. Antalya’daki COP31’in başarılı olması için elimizden gelen her türlü desteği Türkiye’ye vermeyi taahhüt ediyoruz.”
Toplantıda nükleer enerji konusuna da değinen Birol, enerji dönüşümünde hem yenilenebilir hem de nükleer enerjinin kritik rol oynayacağını ifade etti.
“Yenilenebilir enerji çok önemli ama doğası gereği hava koşullarına bağlı. Rüzgar varsa var, güneş varsa var. Nükleer enerji ise 7 gün 24 saat elektrik sağlayabiliyor. Bugün dünyada yaklaşık 70 gigavat nükleer santral inşa ediliyor. Bu son 40 yılın en yüksek seviyesi. Yenilenebilir ve nükleer enerjinin temiz enerji dönüşümünün iki temel bel kemiği olacağını düşünüyorum.”
GÜNDEM KORİDORU
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Mart 2026KARİYER
13 Mart 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Mart 2026EKONOMİ
13 Mart 2026