Türkiye’deki ticari ekosistem, son yılların en dikkat çekici dönüşümünü yaşıyor. Resmi kayıtlara yansıyan rakamlar, yabancı sermayeli şirket kuruluşlarında Suriyeli girişimcilerin açık ara liderliğe oturduğunu kanıtladı. Sadece bir aylık zaman diliminde kurulan 818 yabancı ortaklı şirketin tam 400’ü Suriyeli sermayesiyle hayata geçti. Bu durum, Türkiye’nin artık sadece bir sığınma noktası değil, aynı zamanda Orta Doğu kökenli ticaretin ana üssü haline geldiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Kurulan şirketlerin ortaklık yapısı incelendiğinde ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcı. Alman, İngiliz veya Amerikalı yatırımcıların payı devede kulak kalırken; Suriyeli ortaklar, yabancı sermayeli kuruluşların %50’sini tek başlarına domine etti. Bu şirketlerin büyük çoğunluğunun “limited şirket” modelini seçmesi ve sermayelerinin %83’ten fazlasının doğrudan yabancı payı olması, dışarıdan gelen paranın doğrudan Türkiye pazarına enjekte edildiğini gösteriyor.
Peki bu kadar şirket hangi alanlarda faaliyet gösteriyor? Özel haberimizde ulaştığımız detaylara göre; Suriyeli girişimciler özellikle “uzmanlaşmamış toptan ticaret” ve “bina inşaatı” sektörlerinde yoğunlaşıyor. Bölgedeki ticari bağlantılarını Türkiye üzerinden yürüten bu yeni girişimci sınıfı, hem ihracat hem de iç piyasa tedarik zincirinde önemli bir halka haline gelmiş durumda. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropoller, bu yeni ticari dalganın ana merkezleri olarak öne çıkıyor.
Şirketlerin yönetim katındaki yaş dağılımı da dikkat çekici bir başka detay. Yeni kurulan limited şirketlerin büyük çoğunluğu 25-34 yaş arasındaki genç isimler tarafından yönetiliyor. Bu genç girişimci profili, Türkiye’deki iş yapma biçimlerine hızlı uyum sağlarken, dijitalleşen ekonomiyle de barışık bir görüntü sergiliyor. Kadın girişimcilerin özellikle kooperatifler üzerinden ticarete dahil olması ise piyasadaki çeşitliliğin bir diğer önemli göstergesi oldu.
Toplam şirket kuruluşu sayısında aylık bazda küçük bir gerileme yaşansa da, kapanan şirketlerin %78 gibi rekor bir oranda azalması piyasanın direncini gösteriyor. Suriyeli ortaklı şirketlerin bu kadar baskın bir şekilde piyasaya girmesi, bir yandan yeni istihdam ve sıcak para girişi anlamına gelirken, diğer yandan yerli esnafın rekabet koşullarını nasıl etkileyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor. TOBB’un bu verileri, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda çok daha kozmopolit bir ticari yapıya bürüneceğinin habercisi olarak kayıtlara geçti.
#ÖzelHaber #SuriyeliŞirketler #TürkiyeEkonomisi #GirişimcilikHaberleri
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceKARİYER
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceEKONOMİ
23 gün önce