DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ekonomide salgın sonrası dönemde ortaya çıkan kırılganlıkların 2025 yılında da tam olarak aşılamadığını, ABD ve Çin’in başı çektiği tarife savaşlarının ise belirsizlikleri daha da artırdığını söyledi. Olpak, 2026 yılına girerken küresel ölçekte politika belirsizliğinin devam ettiğine dikkat çekti.
2025 yılına girerken küresel ekonomide salgından bu yana süregelen sorunların devam etmesinin beklendiğini ifade eden Olpak, nisan ayında ABD ve Çin arasında başlayan ve yüzde 100’ü aşan oranlara ulaşan tarife artışlarının küresel ekonomide yeni bir risk alanı oluşturduğunu vurguladı. Karşılıklı müzakereler sonucunda yaz aylarında daha makul oranlarla kısmi bir uzlaşmaya varıldığını belirten Olpak, buna rağmen tarife savaşlarının yarattığı politika belirsizliğinin hâlâ sıcaklığını koruduğunu söyledi.
Bu gelişmelerin küresel büyüme ve ticaret üzerinde baskı yarattığını dile getiren Olpak, “Avrupa’da imalat sanayindeki yapısal sorunlar ve Çin’in kendi dinamikleri açısından düşük kabul edilen yüzde 5’in altındaki büyüme performansı, küresel büyüme açısından risk oluşturmaya devam ediyor” dedi. Artan korumacılık önlemlerinin küresel yatırımları olumsuz etkilediğini kaydeden Olpak, buna karşın yeşil ekonomiye geçiş ve yapay zekâ başta olmak üzere dijital dönüşüm yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Bu süreçte ikiz dönüşümün gerektirdiği kritik minerallerin önem kazandığını da vurguladı.
2026 yılına girerken küresel ölçekte politika belirsizliğinin sürdüğünü belirten Olpak, küresel büyüme ve ticaretin 2025 yılına benzer bir eğilim izlemesini beklediklerini söyledi. Jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık önlemleri, tarife savaşları ve ticari bloklaşmaların DEİK ve Türk iş dünyası açısından 2026’da da yakından izlenecek risk unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Türkiye ekonomisinin görünümüne de değinen Olpak, küresel ekonomideki zayıf seyir ile birlikte içeride uygulanan dezenflasyon programının büyüme üzerinde belirleyici olduğunu söyledi. Finansmana erişimde yaşanan zorluklar, iç tüketimdeki yavaşlama ve artan işgücü maliyetlerinin büyümeyi potansiyelin altında bıraktığını belirten Olpak, “Ekonomimiz yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü. Yılın tamamını da benzer bir büyüme oranıyla kapatmayı bekliyoruz” dedi.
Üçüncü çeyrekte ihracatın büyümeye katkısının negatife dönmesine dikkat çeken Olpak, ihracata dayalı büyüme modeli uygulayan Türkiye açısından bu gelişmenin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Enflasyonla mücadelenin devam eden bir süreç olduğunun altını çizen Olpak, 2025 Kasım ayında enflasyonun yüzde 31 seviyesine gerilediğini hatırlattı. Yıl sonu itibarıyla psikolojik eşik olarak görülen yüzde 30’un altına inilmesini ümit ettiklerini belirten Olpak, eğitim ve konut gibi hizmet sektörlerindeki fiyat katılıkları ile iklim koşullarının olumsuz etkilediği gıda fiyatlarının dezenflasyon sürecini zaman zaman yavaşlattığını söyledi.
Buna rağmen programın disiplinli bir şekilde sürdüğünü vurgulayan Olpak, “2026 yılında enflasyonun gerileyerek yüzde 20 bandına gelmesi kuvvetle muhtemel. Beklentilerin doğru yönetilmesi ve fiyat katılığı olan sektörlerde yapısal adımlar atılması süreci hızlandıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Dış talep tarafında ihracat performansını da değerlendiren Olpak, 2024 yılında 262 milyar dolar olan ihracatın, 2025 Kasım sonu itibarıyla yıllık 270 milyar doları aştığını söyledi. 2026 yılında da benzer bir artış trendinin devam edebileceğini ifade eden Olpak, daha güçlü sıçramalar için hizmet ihracatı, transit ticaret ve e-ihracat gibi alternatif kanalların daha etkin kullanılması gerektiğini vurguladı.
Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin de önemli bir dış kaynak temin aracı olduğunu belirten Olpak, 2025 yılında eylül sonu itibarıyla 9,2 milyar dolarlık proje üstlenimi gerçekleştiğini aktardı. Bu rakamın önceki yıllara kıyasla düşük kaldığını ifade eden Olpak, önümüzdeki dönemde Körfez başta olmak üzere yeni fırsatların doğacağını söyledi.
2025 yılında sevindirici gelişmelerden birinin de uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu vurgulayan Olpak, “10 yıl aradan sonra ilk kez ülkemize gelen doğrudan yatırım tutarı 15 milyar doların üzerine çıktı. Bu son derece önemli bir kazanım” dedi.
DEİK olarak 2026 yılında da küresel gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceklerini belirten Nail Olpak, amaçlarının Türkiye’nin küresel ticaretteki marka değerini yükseltmek olduğunu söyledi. Olpak, “Kuruluş mottomuz olan ‘daha fazla ticaret’ doğrultusunda ticari diplomasi faaliyetlerimizi daha etkin kullanacağız” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
Az önceGÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önce