Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, inşaat üretim endeksi Aralık 2025’te geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7,5 yükseldi. Takvim etkilerinden arındırılmamış verilerde endeks 151,2 puanla tarihi zirvesine çıkarken, takvim etkilerinden arındırılmış endeks 150,4 puan olarak kaydedildi. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış veri ise 129,1 puan oldu.

150,4 puanlık seviye, endeksin hesaplanmaya başlandığı Ocak 2022’den bu yana ulaşılan en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.
Endeksin alt kalemlerine bakıldığında yükselişin genele yayıldığı görüldü.
Tüm alt başlıklarda aynı dönemde zirve seviyelerin görülmesi dikkat çekti.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Ali Hepşen, inşaat üretiminin uzun süredir dalgalı bir seyir izlediğini, 2024’te finansman tarafındaki sıkışmanın sektörü baskıladığını belirtti.
Aralık itibarıyla 150,4 puanla tarihi zirvenin görüldüğünü ifade eden Hepşen, 2025’in ikinci yarısından itibaren şantiyelerdeki hızlanmanın sahada hissedildiğini, açıklanan verilerin de bunu doğruladığını söyledi.
Bina inşaatındaki yüzde 8,4’lük artışın konutun hâlâ sektörün lokomotifi olduğunu gösterdiğini kaydeden Hepşen, bina dışı yapılardaki artışın kamu yatırımlarının etkisine işaret ettiğini, özel inşaat faaliyetlerindeki yükselişin ise tedarik zincirindeki işleyişin sürdüğünü ortaya koyduğunu dile getirdi.
Hepşen, söz konusu artışı “yeni bir sıçrama”dan ziyade “normalleşme” olarak değerlendirdi. 2024’te yavaşlayan üretimin 2025’te telafi edildiğini vurgulayan Hepşen, üretim artışının tek başına talep sağlığı ya da kârlılık anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Hepşen’e göre 2025’teki yüksek ivmenin sürmesi yeni proje başlangıçlarına ve finansman koşullarına bağlı. Deprem bölgesi yatırımları, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu harcamalarının sektörü desteklemeye devam edeceğini belirten Hepşen, 2026’da üretim artışının sürebileceğini ancak daha sınırlı ve dengeli bir büyümenin öne çıkacağını ifade etti.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de verilerin sektörün ekonomideki lokomotif rolünü yeniden güçlendirdiğini söyledi. Özellikle bina inşaatındaki yüzde 8,4’lük artışın konut talebinin canlılığını koruduğunu ve ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını gösterdiğini belirtti.
Ekiz, 2026’da da üretim tarafında hareketliliğin süreceğini ancak büyümenin daha dengeli bir patikada ilerlemesinin beklendiğini kaydetti. Finansmana erişim, arsa maliyetleri ve kredi koşullarının sektörün hızını belirleyen temel unsurlar olacağını vurgulayan Ekiz, sürdürülebilir büyüme için planlı üretim ve doğru finansman modellerinin önemine dikkat çekti.
GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceKARİYER
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceEKONOMİ
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önce