Dünya ekonomisinin ikinci büyük gücü olan Çin, uzun yıllardır uyguladığı “üret ve dünyaya ihraç et” modelinin sınırlarına dayandı. IMF İcra Direktörleri Kurulu tarafından tamamlanan son inceleme raporunda, Çin ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğu kabul edilse de, iç talebin zayıflığına ve kapıdaki deflasyon tehlikesine dikkat çekildi. Geçen yıl yüzde 5 büyüyerek hedefini tutturan Çin’de, bu büyümenin motoru halkın harcamaları değil, devlet teşvikleri ve ihracat oldu. IMF ise net bir uyarıda bulunuyor: “Dışarıya mal satarak büyüme devri kapanıyor, refahı halkın cebine indirip tüketimi canlandırmazsanız büyüme yüzde 4,5’e, hatta daha altına gerileyecek.”

IMF raporuna göre Çin, düşük enflasyon sayesinde parası değer kaybettikçe dış dünyaya daha fazla mal satıyor ve bu durum cari fazlayı GSYH’nin yüzde 3,3’üne kadar çıkardı. Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça karanlık. Çin halkı harcama yapmaktan kaçınıyor, iç talep yerinde sayıyor ve bu da fiyatların artmadığı (manşet enflasyonun yüzde 0 olduğu) bir durgunluk sarmalına yol açıyor. IMF yetkilileri, Pekin’in hazırladığı 15. Beş Yıllık Plan’da tüketimi artırma niyetini olumlu karşılasa da, bunun sadece kağıt üzerinde kalmaması ve yapısal reformlarla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel ticaret savaşları ve yeni gümrük tarifelerinin etkisiyle Çin’in büyüme hızının 2026 yılında yüzde 4,5 seviyelerine kadar inmesi bekleniyor. İş gücünün azalması ve yatırımların eskisi kadar getiri sağlamaması, orta vadede bu yavaşlamanın kalıcı olabileceğini gösteriyor. IMF’ye göre, Çin’in önündeki en büyük iki risk; gayrimenkul sektöründeki devasa çöküşün derinleşmesi ve küresel ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanması. Eğer konut krizi çözülemezse, halkın servetinin büyük kısmının gayrimenkulde olması nedeniyle iç tüketimin canlanması imkansız hale gelebilir.
IMF, Pekin yönetimini özellikle gayrimenkul sektöründeki daralmaya karşı uyardı. Ülkedeki yüksek borç seviyeleri, konut fiyatlarındaki düşüşle birleştiğinde ortaya kalıcı bir durgunluk çıkabilir. Bu durum Çin’i, tıpkı Japonya’nın bir dönem yaşadığı gibi, yıllarca sürecek bir “düşük büyüme-düşük enflasyon” sarmalına sokabilir. Fon direktörleri, ticaret ortaklarıyla yaşanan gerilimlerin iş birliğiyle çözülmesinin ve halkın sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilerek harcama yapmaya teşvik edilmesinin “tek çıkış yolu” olduğunun altını çiziyor.
#ÇinEkonomisi #IMF #KüreselEkonomi #Pekin
GÜNDEM KORİDORU
23 saat önceGÜNDEM KORİDORU
8 gün önceKARİYER
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceEKONOMİ
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
19 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önce